Leylak

Başlığımın anlamıyla başlamak istiyorum. Bugün uzun zamandır gördüğüm ama adını ısrarla araştırmadığım o güzel kokulu çiçeğin adını öğrendim. Leylak.

 Saat şu an on iki buçuk. Duyduklarımı bildiklerimi kimseyle paylaşamıyorum. Bunun ne demek olduğunu bilen biri var mıdır? Elbette vardır ama benimki çok farklı bir durum. 

Saat 22 gibi ablam babamı aradı ilk başta normal şekilde konuşurlarken babamın yüz ifadesinin değiştiğini fark ettim. Sonra telefonun öbür ucundan gelen hıçkırıkları…

 Sadece bizim yanımıza gelmek istiyordu. Çocuklarını ondan ayırmadan bizim yanımıza gelmeyi yaşadığı hayattan kurtulmayı. Çok çaresizdi. 

Benim ablam aslında çok güçlü asi biri olarak görünür. Aslında biraz öyledir de. Ama bu tarz insanlar genelde öfkesini, sinirini hat safhada yaşadığı gibi üzüntüsünde de hemen çöküverir ve içindeki o yumuşaklığı gösterirler. İşte benim ablamda böyleydi. Onu ancak kötü bir şey yaşadığında, ancak ve ancak gerçekten bir şey çok zoruna gittiğinde böyle güçsüz görebilirdiniz.

 Neyse hiçbir şey anlatmadı. Eşinden boşanmak istiyormuş. Söylediği tek şey buydu. Babamın telefonda konuştuğu sırada büyük ablamda bizim yanımızdaydı. Telefonu kapattıktan sonra o aradı. Açtı fakat ona da bir şey anlatmadı. 

Sonra ben evden çıktım onların yanında aramak istemedim. Aradığımda telefonu açtı. Ablamla benim değişik bir ilişkimiz vardı. Yarı zamanlı şakalaşma yarı zamanlı laf sokma ama tam zamanlı sevgi. 

Bu yüzden konuşmayı yine bir şakayla başlattık. Sonrasında neden bu durumda olduğunu sorduğumda ağlamaya başladı. 

Eşinden şiddet görüyormuş. 

Aklıma binlerce görüntü, televizyon haberleri, Instagram storyleri, insanların duyar kastığı belki de içinden gizlice oh! iyi olmuş dedikleri o haberler geldi. 

Bi an sessiz kaldım sonra daha düne kadar iyiydiniz ne oldu dedim. Uzun zamandır böyleymiş ve kısa süre önce eşinden aldığı hediyeyi anlattı bana. 

Bir kolye. 

Şiddet sonrası gönül almak için bir kolye. Gerçekten yeterli miydi? Ya da böyle bir şeyin özrü-gönül alması olabilir miydi? Ya da “insanlar” bunun yeterli olacağını düşünebilecek kadar aptal mıydı?

 Her neyse. Ablam yarın buraya gelmeye niyetli. Anlattıklarından sonra onun gibi bi insandan kurtulması kesinlikle en iyisi. Keşke yakın olsaydık da bunlar olmadan yanına koşabilseydik. Gerçekten çok üzgünüm. 

Hayatımın geri kalanında da umarım yazmaya devam edebilirim. Yazdıklarım maalesef ki tamamıyla doğru. Eksik veya hatalı yazım varsa kusura bakmayın. Gerçekten kafam inanılmaz dolu ve ben sadece içimi dökmek için buraya geldim. İyi geceler.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.