2021 Yılında En İyi Film Oscar’ını Alabilecek 5 Film

Daha önce, yaklaşık bir ay önce paylaştığım blogda Oscar’da aday olabilecek 5 filmi sıralamıştım. Bu yazımda da 5 başka filme yer vereceğim aday olabilecek. Her ne kadar 2020 filmler açısından biraz kötü bir sene olsa da fena işler çıkmadı diyebilirim.

1) News Of The World

BAFTA ödüllü başarılı yönetmen Paul Greengrass’ın yönettiği News of The World bu senenin en iddialı yapımlarından. Eleştirmenlerden tam oy alan bu film ödülü alabilecek kadar güçlü olmasa da adaylık alacağından emin olunan filmlerden. Film, Amerikan İç Savaşı’nın ardından kimsesiz kalan bir kızı, yaşayan son akrabalarının yanına götürmeye çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Kaptan Jefferson Kyle Kidd, üç savaş gören ve bunların ikisinde savaşan bir adamdır. Eşini kaybeden ve hayatta kimsesi olmayan Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaya başlar. Bu sırada Kidd’in, ebeveynlerinin ölümüne neden olan bir kabile tarafından kaçırılan küçük bir kızı akrabalarına ulaştırması gerekir. Kızı, hayatta kalan son akrabalarının yanına San Antonio’ya götürmek için yola koyulan Kidd, yolculuk sırasında hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı zorlu bir mücadeleye girişir.

2) Soul

Listenin ikinci sırasında bir animasyon var. Hepimizin çok sevdiği Pixar yapımı animasyonların yönetmeni Pete Docter’ın yönettiği bu film izleyen herkesi istisnasız ağlatan filmlerden. Bu sene eğer adaylıklara bir animasyon filmi almaya cüret ederlerse Soul bu kategori için en güçlü yapım şu anda. Filmin konusundan bahsetmek gerekirse orta okul müzik öğretmeni Joe Gardner, bir jazz grubu ile birlikte çalışan jazz piyanisti olmanın hayalini kuruyordur. Bunun ardından ilk müzisyenlik deneyimini edinir. New York sokaklarında gezinen adam, birden bire kendini kanalizasyona düşerken bulur. Ancak burası aslında farklı bir dünyaya açılıyordur. Şimdi ise Dünya’ya nasıl geri döneceğini bulması gerekmektedir.

3) Sound Of Metal

7 sene sonra yeniden film dünyasına geri dönen Darius Marder’in yeni filmi Sound Of Metal izleyenleri aşırı geren filmlerden. Apayrı bir deneyim yaşatan bu film bana göre senenin en özgün filmi. Umarım hak ettiği adaylıkları alır. Filmin konusu ise şöyle: Ruben ve kız arkadaşı Lou, karavanları ile dolaşan ve bu sırada gittikleri yerlerde konser veren iki müzisyendir. Lou mikrofonun başındayken Ruben bateri çalar. Ruben’in hayatı bir gün sadece boğuk bir vızıltı dıuymasıyla altüst olur. Doktor Ruben’e işitme kaybı yaşadığını ve kısa bir süre sonra sağır olacağını söyler. Sessiz geleceği ile yüzleşmek zorunda kalan Ruben, hayatını nasıl şekillendireceği konusunda karar vermek zorunda kalır.

4) First Cow

First Cow çoğu film listesinin 1 numarasını fetheden aşırı başarılı ve mükemmele yakın bir film. Başarılı kadın yönetmen Kelly Reichardt’ın yönettiği film gittiği çoğu ödül töreninden boş dönmeyenlerden. Bağımsız bir film olduğu için Oscar adaylığı zor gibi gözüküyor ama umarım bir mucize gerçekleşir. Film, girdikleri işte başarılı olmaları, değerli bir ineğe bağlı olan iki adamın hikayesini konu ediyor. Amerika’nın batısına giden Cookie Figowitz adındaki bir adam, burada Çinli bir göçmen olan King Lu ile tanışır. Cookie, King Lu ile kurduğu bağlantı sayesinde Oregon Bölgesi’ndeki kürkçülerin arasına katılır. Birlikte bir iş peşinde koşan Cookie ve King, başarılı olmak için ellerinden geleni yapar. Onların girdikleri işte başarılı olabilmesinin tek yolu ise zengin bir toprak sahibinin oldukça değerli olan ineğine bağlıdır.

5) Never Rarely Sometimes Always

Arkadaşlar benim için senenin en iyi filmi hiç kuşkusuz Never Rarely Sometimes Always. Eliza Hitmman’ın yönettiği bu filmi göz yaşları içerisinde izledim. Bağımsız film ödüllerinin gözdesi olan bu filme Oscar tarafından adaylık verilmesi dünyada gelmiş gelecek en mükemmel olay olabilir. İnşallah alır. Filmin konusu ise şöyle: Autumn ve Skylar, Pennsylvania’nın kırsal kesiminde yaşayan iki genç kızdır. Autumn’ın hayatı, hamile olduğunu öğrenmesi ile altüst olur. Genç kız, istenmeyen hamileliği karşısında ne yapacağını bilemez. Bu süreçte en büyük desteği kuzeni Skylar’dan görür. Autumn ve kuzeni Skylar, bu sorunu çözebilmek için New York’a gitmeye karar verir. Yola koyulan iki genç kız, arkadaşlık, cesaret ve sevgiyi keşfettikleri bir maceraya atılır.ttikleri bir maceraya atılır.

Yazımın sonuna geldik. Umarım beğenmişsinizdir. Okuduğunuz için çok teşekkür ederim:’)

yazar

Yazar: OBF

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum