Kulüp

Netflix Türkiye Top 10 listesinin 2. sırasında yer alan ve sizi adeta İstanbul’un 1950 senelerine ışınlayan Kulüp yazımızdan herkese merhabalaar!!

    Dizi bir o kadar dokunaklı ama bir o kadar da eğlenceli. Özellikle  Selim Songür sahneleri..

“> 

Dizi de Mathilda’nın karanlık geçmişi ve kızıyla yaşayamadığı anne kız ilişkisi işlenmiş. Özellikle Sefarad Yahudi toplumunu yakından tanımamızı sağladıkları için de teşekkürler. Konuşulmayan gerçeklere yer vermeleri dizinin kalitesini daha da arttırmış bence. Benimde dahil olduğum ve çoğu kişinin de bilmediğini düşündüğüm Ladino dilini, Gayrimüslümlerine uygulanan Varlık vergisini ve eski İstanbul da yaşamış olan Yahudileri bize gerçeklikleriyle göstermişler. Yahudileri aslında merak edip araştıran birisiydim. Fakat ben İsrail ve özellikle New York Yahudilerini biliyordum. Meğersem yanı başımızda da Yahudiler bulunmaktaymış.

  Din ayrımına da ayriyetten dikkat çekmeleri güzel olmuş. Ve empati duygumuzun belki de gelişmesine tekrar olanak sağlarız ha, ne dersiniz ? Kim doğduğu şehri, ülkeyi, annesini, babasını ya da dinini seçebiliyor ki? Seçemediklerimiz üzerinden yargılanmamız veya yargılamamız sizce de çok saçma değil mi ? 

Klasik her yazı da olduğu gibi detay konuların üzerinden de geçtiğime göre gelelim diziye…

Gökçe Bahadır’ın oyunculuğu, o yaşanmışlıkları gerçekten yaşamış gibi canlandırması. O surat ifadesi, psikolojisini bize yansıtması çok başarılıydı. Zaten ekibin oyunculuklarına diyecek bir şey yok elbette.

   Amaa benim favorim İlk ve Son’daki performansıyla da hayran kaldığım Salih Bademci’den yana. Her karakterinin bu kadar farklı kişilikler olup hepsini bu kadar güzel oynaması, rollerini adeta yaşaması ve bize de yaşatması cidden takdire şâyan bence.

 Çelebi karakterine de ayrı bir uyuz oldum. Özellikle seks sahnelerinde. İzleyin ne dediğimi anlarsınız. 

(Hafiften Spoiler içerir! Aman dikkat !)

     Ah Rachel ah. Kırılgan kalbi olup bir o kadar da güçlü görünmeye çalışan tatlı kızımız. Ve aile travması olan, aşığı İsmet. Tek taraflı gibi gelmişti başta ama adam da seviyor demek ki dedim bu süre sonra. Ama İsmet senden de bir şey olmaz yani. (Kinlenmişim ona da hafif sjdksdjk Belli olduğu üzere. )

Dizi sayesinde Ladino diline de merak sardım. Bir iki müziklerini de dinledim. Kulağa hoş geliyor cidden. Hatta o kadar konu hakkında araştırma yaptım ki, kendimi Şalom Gazetesinde buldum. Oradan da öğrendiğim bilgiye göre Ladino dilini konuşan 76 kişi dizide yer almış. O kostümler, saç stilleri, evlerin dekorasyonu da aynı o  dönemi yansıtmış. Hatta İstanbul Yahudileri izlerken duygulandıklarını ifade etmişler. Ne hoş.  Teşekkürler Netflix ve yapım ekibi ve ve ve oyuncular. 

     İyi seyirleeer

 

yazar

Yazar: yaren-ozcam

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.