Karantinada Ne mi İzleyeceksin: Al Sana Evladiyelik Film Listesi

Türkiye’de 29 Nisan – 17 Mayıs 2021 tarihleri arası uygulanacak olan karantinada evde ben tek başıma ne izleyebilirim diye yana yana düşünen arkadaşlara özel, güzide film listemi sizlere sunuyorum. Baştan belirtiyorum ki bazı kült filmleri listeme eklemedim zaten daha önceden bildiğinizi ve izlemiş olduğunuzu varsayarak hareket ettim sonra “Vay efendim, bu film niye yok la!” gibi çıkışmalarınız olmasın. Hadi bakalım neler varmış;

Nightcrawler (2014)

– Affedersiniz, televizyonda yayınlanacak mı bu?
+ Sabah haberlerinde. Kan demek reyting demek.

Meet Joe Black (1998)

Siz insanları anlamak mümkün değil, sizi almak için geliyorum ama kalmak istiyorsunuz, kalmanıza izin veriyorum ve siz gitmek istiyorsunuz.

Loving Vincent (2017)

Dünyada ilk kez tüm kareleri resim çizilerek yapılmış olan bu film beni derinden etkilemişti. 60 fps ile çekilmiş bu film (her saniyede 60 resim WTF!) 4 yılda tamamlanmış olan şaheseri ölmeden önce izleyin!

Keşke onlardan biri olabilseydim.

Panzehir (2014)

İlk kez Panzehir’i izlediğimde aklıma takılan soru; abi bizim harika bir John Wick’imiz varmış, peki neden bu kadar az biliniyor olmuştu. İzleyin, izlettirin oyunculuklar ve hikaye MUHTEŞEM! Bu güzide filmin fragmanını hemen bırakıyorum.

… ama çocuk zeki.

 

The Hangover Serisi (2009-2011-2013)

Gülmek ihtiyacınızı kesinlikle giderecek, murphy kanunlarının sonuna kadar uygulandığı sayko bir güzide film serisi.

Çocuklar banyoda bir kaplan var!

Coco (2017)

Ölüm hayatın doğal bir sürecidir , asıl ölüm kişinin tamamen hatıralardan silinmesi ve unutulmasıyla gerçekleşir…

Zübük (1980)

Kemal Sunal’ın başrol oynadığı, şarap gibi değeri her geçen yıl artan güzide filmimiz.

Silver Linings Playbook (2012)

Benim deliliğimle uyuşabilmenin tek yolu, senin de delice bir şey yapmandı.

Braveheart (1995)

Özgür bir kalbin var. Onu takip edecek cesaretin olsun.

Amadeus (1984)

Mozart hiç de tahmin ettiğiniz gibi biri gibi değilmiş. 🙂

Bağışlayın majesteleri. Ben edepsiz bir adamım. Ama sizi temin ederim ki, müziğim değil.

G.O.R.A. (2004)

Her esprisi ayrı güzel olan bu filmi yoksa hala izlemedin mi?

Mavi donun var mı?

Hunger (2008)

Bir şey uğruna ölümü göze alabilir misin?

Requiem for a Dream (2000)

 – Seni seviyorum Harry, kendimi insan gibi hissettiriyorsun. Sanki ben, benim. Ve güzelim.

– Sen hayalimsin.

The Usual Suspects (1995)

Şeytanın en büyük başarısı, bizi var olmadığına inandırmasıdır.

Intouchables (2011)

İyiymiş gibi davranıyorum ve herkes gerçekten iyi olduğumu zannediyor. Ya insanlar çok aptal ya da ben iyi bir oyuncuyum.

The Tourist (2010)

Estetik için 20 milyon dolar harcadın ve bu yüzü mü seçtin ?
Beğenmedin mi ?
Biraz.

The Shawshank Redemption (1994)

Unutma Red umut iyi bir şeydir. Belki de en iyisi ve iyi şeyler asla ölmez.

Goodfellas (1990)

Bize göre başka türlü yaşamak salaklıktı. Bize göre boktan işlerde çalışıp maaşa talim eden, metroya binip faturalar için endişelenen örnek vatandaşlar yaşamıyorlardı…Onlar salaktı, korkaklardı. Bir şey istediğimizde, gidip alırdık.

American History X (1998)

Nefret Yüktür !

The Pianist(2002)

Sanki çok ömrümüz varmış gibi beklemeyi öğretiyor bize hayat.

The Godfather (1972)

Düşmanlarından nefret etme. Bu, senin yargılama yetini etkiler.

Cast Away  (2000)

Asla umudumu kaybetmek ve hayata küsmek gibi bir durumum olmadı. Çünkü ertesi gün güneşin yine doğacağını biliyordum.

Basic Instinct (1992)

Öldürmek, sigara içmeye benzemez. Onu bırakamazsın.

Se7en (1995)

İnsanların dikkatini çekmek için onların omuzlarına dokunmanız artık yeterli değil. onlara bir balyozla vurmanız gerekiyor.

The Prestige (2006)

Anlatman için peşinden koşarlar ama söylediğin anda gözlerinde bir hiç olursun, bir hiç. Sır hiç kimseyi etkilemez ama kullandığım hile her şeydir.

Dallas Buyers Club (2013)

Bazen hayat uğruna savaşmaktan, yaşamak için zamanım kalmamış hissediyorum.

Old boy (Oldeuboi ) (2003)

Gülersen herkes seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın.

Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998)

Aptallığın hayatını kurtaran bir lütuf olabilir.

The Curious Case of Benjamin Button (2008)

Hayatlarımızı bazen yakaladığımız fırsatlar belirler. Bazen de kaçırdığımız.

The Silence of the Lambs (1991)

Bazen karanlıkta uyanıp kuzuların çığlıklarını duyuyorsun. Ve zavallı Catherine’i kurtarırsan kuzuları susturabileceğini düşünüyorsun.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

3 Yorum