Zihnimde sürekli dönen yapılacaklar listeleri, yarım kalan işler ve içimde büyüyen “verimli olmalıyım” baskısı… Ama günün sonunda tek yaptığım şey, yorgun bir iç çekişle tamamlanamayan işlere boş boş bakmak oluyordu. Bu süreç beni epey yıprattı. Konuyla ilgili birçok araştırma yaptım, sayısız yazı okudum, saatlerce YouTube’da insanların bu döngüyü nasıl kırdığını izledim.
İşin sonunda gerçekten “plan yapmanın” ne demek olduğunu anladım ve bu konuda adım atmaya karar verdim.
Siz de bir an önce adım atın.
🌱 Başlangıçta Her Şey Karmakarışıktı
Plan yapma fikri, aslında hayatım boyunca kulağa hep mantıklı gelmişti. Hatta zaman zaman bunu ajandalarla denemeye çalıştım. Renkli defterler, listeler, sticker’lar… Hatta motivasyonum artsın diye pahalı kalemler bile aldım.
Her yıl yeni bir ajanda alır, ilk sayfalarını büyük bir heyecanla doldururdum. Sonra ne mi olurdu? Defter bir kenarda kalırdı. Ben de günü yine olduğu gibi yaşar, içten içe “Keşke daha organize olsam.” diye düşünürdüm.
Ama itiraf etmeliyim ki:
Sadece ajanda almak, plan yapmaya yetmiyor.

Neyi Fark Ettim?
Bir gün YouTube’da verimlilikle ilgili bir video ararken karşıma “My Second Brain in Notion” adlı bir video çıktı. (“İkinci Beynim Notion” hakkında ayrıca bir yazı da paylaşacağım.)
Videoyu izlerken ilk düşüncem şu oldu:
“Bu uygulama çok karışık…”
Ardından:
“Ben teknik işlerden anlamam.”
Ama sonra düşündüm:
“Zaten anlamadığım için bu kadar dağınığım. Belki de bir şans vermeliyim.”
İşte o “şans”, bana sadece dijital bir planlama aracı değil, kendimi tanıma fırsatı da sundu.

Kendi Günlük Planlayıcımı Oluştururken Neler Değişti?
İlk sayfayı açtım. Boştu. Ama YouTube’dan birkaç rehber video izledim ve bana uygun sade birkaç şablon oluşturdum. Notion’u telefonuma da indirince her gün o sayfalarda “kaybolmaya” başladım.
Ama bu bir kayboluş değil, özgürlük hissiydi.
Planlayıcımı tamamen kendi ihtiyaçlarıma göre şekillendirdim. İşte bazı bölümleri:
- Bugünün Odağı: Tek bir şeye odaklanmak
- Görevler: Sabah – Öğle – Akşam
- Ruh Hali Takibi: Emojilerle günün hissi
- Küçük Notlar: “Ne iyi gitti? Ne hissettim?”
Ve en güzeli:
Artık plan yapmak bir zorunluluk değil, beni anlatan bir alışkanlığa dönüştü.
Yarım kalan işler yerine, tamamlanan adımlarımı görüp kendimle gurur duymayı öğrendim.
Plan Yapmak = Kendini Anlamak
Plan yaparken sadece görevlerimi değil, duygularımı da izlemeye başladım. Bazı psikolojik durumlarıma karşı o gün neyi nasıl yaptım ve ne hissettiğim gibi analizler, bazı noktalarda çöküşün eşiğinde olan psikolojimi kendi takibimle iyileştirmemde yardımcı oldu.
- Neye karşı isteksizim,
- Neyi yapınca enerjim artıyor,
- Hangi saatlerde daha üretkenim…
Başta önemsiz gibi görünen bu küçük gözlemler, beni daha yakından tanımamı sağladı.
Ve asıl hedefim olan “kendim için verimli olmak” fikrini güçlendirdi.
Bu yazıyı yazmamın sebebi, mükemmel bir planlayıcıya sahip olduğumu göstermek değil. Aksine, mükemmellik yerine içtenliği ve sadeliği paylaşmak istiyorum.
Eğer sen de günlerini daha anlamlı hâle getirmek, kendini tanımak ve belki biraz daha düzenli hissetmek istiyorsan, dijital bir planlayıcı sana da yardımcı olabilir.
Kullandığınız her şablonu kendi ihtiyaçlarınıza göre şekillendirmeyi, renklendirmeyi ve içerisindeki dünyanın sizin olduğunu unutmayın…
Ne yapmak istiyorsanız, onu yapın, yapabilirsiniz! Ne olmak istiyorsanız, o olun, olabilirsiniz!, İsteklerinize ulaşmak için, isteyin, inanın, hayal edin, tasarlayın, planlayın ve mutlaka eyleme geçin!
Beni Takip Etmeyi ve Dilediğinizde Ulaşmayı Unutmayınız!!!
Medium: https://medium.com/@furkanates
Kooplog: https://www.kooplog.com/uyeler/atesfurkan16/posts/
Mail: atesfurkan16@gmail.com
