Atletizm, Bisiklet, Triatlon & Yelken: Engel Tanımayan Bir Paralimpik Sporcu Burak Abacıoğlu ile Özel Röportaj

Bu röportaj Burak Abacıoğlu ile kooplog Editörleri tarafından kooplog Akademi'ye özel olarak hazırlanmıştır.

Burak Abacıoğlu kimdir?

1987 Gaziantep doğumluyum.  8 yıl ampute futbol kaleciliği yaptıktan sonra, amatör bir ruhla koşan, farklı branşlarda başarılara ulaşmayı hedefleyen bir sporcuyum.

Ne iş yapıyorsun?

18 yaşından bu yana iş hayatının içindeyim, hayata erken atılanlardanım. MediaMarkt İnsan Kaynakları’nda işe alım ekibinde çalışıyorum. Çalışma vaktim; hem mağazalara hem genel müdürlüğe yapılan işe alımlar için mülakatlarla geçiyor.



8 yıl Ampute Futbol Kaleciliği… Son 2 yılda ise Atletizm, Triatlon ve Yelken… Bireysel branşlara dönüşünün sebebi ne?

Takım sporu bana çok şey kattı. Ancak bireysel olarak sınırlarımı zorladığı branşların içinde çok başarılı olmayı hedef edindim. Sadece içinde olmanın da yetmeyeceğini biliyorum. Bir yarışa katılmak için katılınmaz. En iyisi olmak için katılınır. Bu misyonla Atletizm, Triatlon ve Yelken’de ilerliyorum.

İki profesyonel süreç? İstanbul şartları? Zor değil mi?

Zor değil, sadece tüm vaktim spor ile geçsin isterdim. İki işi yapmak bir anlamda avantaj olabilirken, bir yandan da büyük dezavantaj. Yurtdışında sporculara ciddi bir önem veriliyor, rakiplerimiz haftada 40 saatten fazla antrenman yapıyorlar. Çünkü işleri bu. Ancak Türkiye’de çalışmak ve geçimimi sağlayacak parayı kazanmak zorundayım. Vaktimi sadece spora harcayan birisi olsaydım elbette çok daha farklı olurdu.

Eve iş götürüyor musun?

İki profesyonel süreç aynı anda devam ediyor. MediaMarkt işe alım ekibinin bir parçasıyım. Aynı zamanda lisanslı birkaç branşın sporcusuyum. Benim hayatım spor. Mesai saatlerinin dışına işe alım görüşmesi yapılamadığı için diğer işi, eve götürdüğüm söylenemez.

Atletizm, Bisiklet, Triatlon & Yelken: Engel Tanımayan Bir Paralimpik Sporcu Burak Abacıoğlu ile Özel Röportaj

Antrenmanda en sevdiğin şey ne?

Kesinlikle son dakikalar. Ciddi bir efor sarfetmem gerektiğinin bilinci ile çalışıyorum ve sınırlarımı zorlayabildiğim kadar zorluyorum. Bu gelişim göstermem için anahtar niteliğinde. Performans sporunda kolay kazanılan bir başarı henüz olmadı. Zorluk hayatımın her anında vardı, kolay bir şekilde ulaşmadım bugüne. Bundan sonrasının da zor olması beni korkutmuyor.

Hedeflediğin başarı ne?

Avrupa-Dünya şampiyonalarında ülkemi temsil eden başarılı bir sporcu olmak. Kim istemez ki?

Seni en çok zorlayan antrenman hangisi?

200 antrenmanları, 150 antrenmanları. Koşarak uzaklaşasım geliyor.

Atletizm, Bisiklet, Triatlon & Yelken: Engel Tanımayan Bir Paralimpik Sporcu Burak Abacıoğlu ile Özel Röportaj

Spor hayatının kırılma noktası ne?

Elbette sakatlık bir kırılma noktası. Spordan uzak kalmaktan nefret ediyorum.

Seni en çok motive eden cümle ne?

“Başaracaksın.” Ve “Yaparsın.” Bu iki cümle beni çok etkiliyor, çabuk gaza getiriyor.

Diyetisyeninden ve antrenöründen gizli ne yiyorsun?

Tatlı. Çok seviyorum. Anne tarafı Gaziantep, baba tarafı Hatay’lı olunca kaçamak kaçınılmaz oluyor.

Koşarken seni ne mutlu ediyor?

Müzik dinlemekten büyük keyif alıyorum.

Bir çok yarışta birinciliklerin ve kürsülerin var, o an ne hissediyorsun?

Tabii ki gurur. Engelsiz 1000 sporcu varsa ben hep ilk 5’teyim. Engelsiz atletlerle yarışmak, zoru başarabildiğimi gösterebilmem için çok daha kıymetli.

Atletizm, Bisiklet, Triatlon & Yelken: Engel Tanımayan Bir Paralimpik Sporcu Burak Abacıoğlu ile Özel Röportaj

Yenildiğinde ne hissediyorsun?

Bir kere ben bir yarışta yenildiysem, rakibime geçildiysem bir yerde yanlış yapmışımdır. Demek ki beni geçen sporcular benden daha iyi çalışmış, daha çok emek vermiş ki, o yarışı kazanmış. Benim ilk yaptığım şey rakiplerimi kutlamak, sarılıp tebrik etmek. Sonrasında uzun geceler boyunca düşünür, o yaptığım yanlışı tespit etmeye ve düzeltmeye çalışırım.

Bununla ilgili bir hatıran var mı?

2018 Bedensel Engelliler Atletizm Türkiye Şampiyonası  400m yarışı. 1 saniye 35 salise ile avrupa barajını geçememiş olmak. Finişte yıkılmıştım. O hafta boyunca kendime gelemedim, çok üzülmüştüm. Bu daha çok çalışmam gerektiğini gösterdi bana.

Kaç koşmak istiyorsun 400m’yi?

İlk etapta 53-54 saniye koşmak istiyorum.

Engelsiz Engelli projesi var bir de. Nedir bu proje?

Türkiye’de ilk kez bir engelli kişinin, başka bir engelli arkadaşı için mücadele ettiği, onun için fedakarlık yaparak yarıştığı bir proje. Bu projede hedeflediğimiz, bir bilinç oluşturmak ve bizlerin neleri aşarak başarıya ulaşabildiğimizi anlatabilmek. Sesimizi duyurabilmek. Yarışmalarda olmayan kategorilerin açılabilmesini sağlamak. “Ben de varım!” diyebilmek…

Atletizm, Bisiklet, Triatlon & Yelken: Engel Tanımayan Bir Paralimpik Sporcu Burak Abacıoğlu ile Özel Röportaj

Bu proje kapsamında ilk yarışın 14 Nisan 2019, Paris Maratonu. Hiç maraton koştun mu? Hazırlıklar nasıl gidiyor?

Hayır hiç maraton koşmadım. Zor olan da bu sanırım. Hiç maraton koşmamış birisine, “Sen Enes Günel için maraton koş, bunu da 4 saatin altında bitir.” Dendiğinde korkuyor başta. Ben çok temkinli yaklaşıyorum hala. Ama Enes kardeşim için 4 saatin altında bitireceğime inanıyorum 42.195 metreyi.

Enes Günel için koşuyorsun. Kimdir Enes? Paris hazırlıkları sıkı şekilde devam ediyor yani…

Enes çok başarılı bir snowboard sporcusuyken, Kayseri Erciyes’te yapılan bir gösteride kar rampasından düştü ve boynu kırıldı. Yaklaşık 1 yıl yoğun bakımda kaldıktan sonra hayata tekrar tutundu ve handcyclist oldu. Özel bir bisikleti var ve o bisikleti ile maraton koşuyor. Bu proje kapsamında Enes için bir yardım kampanyası oluşturuldu. Ben de Enes Günel için Paris’te 42 kilometre koşacağım.

Kimle çalışıyorsun?

Ercan Sunu hocam ile çalışıyorum. Diyetisyenim Dr. Melis Durası. İki ana sponsorumuz Prime Fitness ve Çapa Bilim Koleji bizlere sponsor olma inceliğini gösterdi ve Maksut Konyar’ın, Onur Ateş’in, Erkan Selışık’ın, Dilan Büyük’ün, Serdar Selışık’ın, Umut Başoğlu ve Doğan Tanyer’in çok büyük emekleri ve destekleri var. Engelsiz Engelli projesine katkıda bulunan, destek veren partner kuruluşlar da var. Under Armour tüm malzeme ihtiyacımızı karşılıyor. Tabi SASFit, Orbea, Garmin, İyi Lokanta, Skyland Wellness, Hardline Nutrition, Uzunetap, Nişantaşı Üniversitesi, PH7, CoffeNOCHE, Runners World TR partner kuruluşlar ayrıca destek oluyorlar ve bu çok özel bir imkan.

Atletizm, Bisiklet, Triatlon & Yelken: Engel Tanımayan Bir Paralimpik Sporcu Burak Abacıoğlu ile Özel Röportaj

Temponuz nasıl?

Çok sert. Zorlanıyorum ve bu inanılmaz haz veriyor bana. Çok heyecanlıyım. Bu projede, böyle bir sorumluluk almaktan ve engelli bir arkadaşım için taşın altına elimi atabilmiş olmaktan ötürü gururlu ve mutluyum. Tempomuzu daha da arttırıp daha iyi seviyelere çıkacağımıza da inanıyorum.

Sonraki durağınız neresi?

12 Mayıs 2019, Ocean Lava Montenegro triatlonu. Relay takım olarak yarışacağız. Benim oradaki görevim 21 kilometre koşmak. Türkiye’yi Karadağ’da çok iyi temsil edeceğimize inanıyorum. Sonrasında zaten Triatlon Federasyonu yarışları ve Türkiye’deki hedef yarışmalarım başlayacak. Orada da en iyi sürelerle geçerek, kendimi de geliştirerek ilerlemek istiyorum.

Burak, herhangi bir engele sahip olan ve olmayanlar için neler söylemek istersin?

Bizler dezavantajlı bireyleriz. Spor kısmını ayırıyorum, engele sahip olmayan bireylere göre, daha çok efor sarf ediyorum hayatın içinde. Daha çok koşturmam gerekiyor. Bu eşitsizlik bir de sporun içinde olunca, apayrı bir kuvvete sahip olmak ve hıza ulaşmak kaçınılmaz oluyor. Bunun için de bir engeli olmayan kişi 2 saat çalışıyorsa, ben 3 saat çalışmak zorundayım. Kolumda platin var, bunu taşıyorum. Hareket darlığı olduğu için koşu ritmimi de bozuyor. Ama başarılı olmak için bir engele sahip değilim. Hiç kimse bir engele sahip değil. Engelli arkadaşlarıma, büyüklerime, kardeşlerime rica ediyorum. Çıksınlar dışarıya ve hayatın tadını çıkartsınlar.  “Ben de varım!” desinler. Farklılık yaratabilecekleri o kadar çok alan var ki, bunu değerlendirip kendilerine bir şeyler katabilsinler. Zorluk hayatımızın her anında olabilir, olacak da. Başarıyı özel kılan da bu değil mi?

Engele sahip olmayan bireyler için sadece empati kurmalarını isteyebilirim. Bugün buradayız, yarın kimbilir nerede, ne şekilde olacağız? Kim bilebilir ki. Zorlaştırmak ve kolaylaştırmak onların elinde. Yardımlaşarak, bir bütün gibi davranarak her zorluğun üstesinden gelebiliriz.


Bu İçeriği Okuduğunuz için Önerdiğimiz İçerikler:

İlginizi Çekebilecek Faydalı Bağlantılar:


 

kooplog.com; blog içeriklerini takip edebileceğiniz, dilerseniz kendi blog içeriklerinizi oluşturabileceğiniz bir kooperatif blog içerik platformudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir