Sosyal Medyanın Algılarımızla Olan Oyunu

Hemen hemen hepimiz aktif sosyal medya kullanıcılarıyız. Her gün saatlerce vakit geçirdiğimiz sosyal medya ortamı hiç fark etmeyeceğimiz bir şekilde algılarımızla oynuyor.

Bu konuda örnekler üzerinden gitmek istiyorum. En basit olan güzellik algısı mesela. Eminim ki karşınıza hiçbir şey yapmadan sadece şarkıya eşlik eden insanların videoları çıkmıştır. Daha çok TikTok’ta ya da Reels’de görüyoruz videoları. Bu videoların ortak özellikleri yakışıklı / güzel birinin kamera karşısında geçip gerçekten hiçbir şey yapmadan şarkıya uyumlu dudak oynatmaları. Ne dans ediyorlar ne de bir yetenek sergiliyorlar. Sanki iyi bir yüze sahip olmak kendi mağrifetleriymiş gibi bunu bize gösteriyorlar.

Ve bu videolarla binlerce beğeni ve güzel yorum alıyorlar. Tamam buraya kadar bir sorun yok diyelim. İsteyen istediği videoyu çekip yayınlar. Ama insanlar bu tarz videoları görünce dönüp aynada kendine bakıyor ve sorguluyor. Neden çirkinim? Kiloluyum, sivilceliyim, dişlerim sarı, burnum büyük, dudaklarım ince, saçlarım kabarık veya sönük.

Gerçekten bunlar tamamiyle normal. Dişinizin sarılığı bile bir yere kadar doğal. Anormal olan siz değilsiniz onlar. Tonlarca bakım ürünü, makyaj malzemesi ve pahalı kıyafetler sayesinde o hale geliyorlar. En doğal olanlar bile kamerada göründüğü kadar harika değiller. Sadece fotojenik bu insanlar.

Keşke bunun biraz daha farkında olabilsek. Keşke küçükken bize mütevazı olmayı öğrettikleri kadar kendimizi sevmeyi de öğretselerdi.

Başka bir örnek verecek olursak Vlog’lar. Siz ne tarz vlog seyredersiniz bilmiyorum ama özellikle ders çalışma üzerine olanlar sanki video sahibinin saatlerce ders çalışdığı, sürekli bir şeyler yaptığı ve yüzde yüz verimli bir gün geçiriyormuş gibi gösteriyor. Ama özellikle de TikTok Vlog’larını düşünecek olursak bunlar birkaç saniyelik videolar sadece.

Bu harika zannettiğimiz insanlar aslında fazla bir şey yapmıyorlar. Aralarında bunu dile getirenler de var tabii. Gene de ben bu tarz videoları izleyince kendimi çok değersiz ve faydasız hissediyorum açıkçası.

Bir diğer algı konusu da tabii ki siyasetçiler ve ünlüler. Siyaset konusunda pek girmek istemiyorum ama açık bir şekilde sosyal medya siyasi düşüncelerimize çok büyük etki ediyor. Ünlüler de aynı şekilde. Biri popüler oluyor bir anda. Herkes onun fanı oluveriyor. Sırf şarkı popüler oldu ben geri kalmamalıyım, ben de dinlemeliyim diyenler bile var.

Bir sayfa bir şeyi kötülerse size de kötü geliyor o şey. O kişinin ve topluluğun düşünceleri altına giriyoruz istemeden. Hayattan haberi olmayan Influencer’ın teki geliyor öğüt veriyor. Bir işbirlikçi sayfa bir ürünü öve öve göklere çıkartıyor. Sanki o ürün olmadan yaşayamayacakmışız gibi geliyor.

Yani istesek de istemesek de yavaş yavaş popüler kültür kölesi olmaya başlıyoruz. Zihinmizi kendi düşüncemize sahip çıkamamaya başlıyor. Umarım sosyal medyanın yüzde yüz etkisi altına girmeden yaşayabiliriz.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.