Kelebeğe Sarılı Yılan

Yaşadığımız her anı duygularla paylaşmak zorundayız evet ama şu soruyu hiç kendinize sorduğunuz oldu mu ? Paylaştığım duyguların benim hayatımda yeri ne veya ben duygularıma hayatımın ruhunu ne kadar teslim ediyorum.

Bana sorarsanız hayatımın ruhunu tamamen ele geçirmiş bir duyguya sahibim. Adı korku.

Aslında korku, iç veya dış dünyadan kaynaklanan bir tehlike olasılığı ya da birey tarafından tehlike olarak algılanıp yorumlanan herhangi bir durum karşısında yaşanan evrensel bir duygu. Tabii bu içimdeki kelebeğin bir açıklaması değil. 

Neden ruhuma dolanmış bu duygu inanın bilmiyorum. Güvenmeye çok korkuyorum, insanların hayatımdan çekip gitmesi umurumda olmasa bile bazen gerçekten çok korkuyorum, mutlu bir an yaşadığımda korku duygusunun bir anda girip her şeye hakim olacağını düşündüğümde çok korkuyorum, yeni insanlar görmek ve yeni bir ortamda hayatıma devam etmekten çok korkuyorum, sevmekten ve nefret etmekten çok korkuyorum, gözlerimin bir anda tüm duygusallığı ile ağlamasından çok korkuyorum… Sanki korku duygusunu yaşamak istediğimde bile başka korkular buna engel oluyor.

Korkusuzca her duyguyu yaşamak, korkmadan güvenmek, korkmadan sevmek, korkmadan ağlamak istiyorum. Korkmadan bağırmak özgür olduğumu söylemek istiyorum ama sanki bunları yapmak istesem de korktuğum tüm duygular üstüme gelmeye başlıyorlar. Tek bildiğim şey ben onlardan daha güçlü değilim. Kanatları kırılan bir kelebek misali.

Kanatları kırılan bir kelebeğin gücü yoktur, hayata küsmüş öleceği günü bekliyordur. Çocukluğumu hatırlamasam bile sokakta top oynarken düşüp dizimi yaraladığım her an bile içime korku duygusunu hapsetmeye başladığımı hatırlıyorum. 18 yıllık hayatımın her anı belki de bu yüzden korkuyla geçti. Korku duygusunu hep içime hapsettim ve beni bir yılan gibi sarmaya başladı. Bana muhtaç bir yılan, ölmemi göze almadan hareket edip ruhumu sardığı her an can çekişmeme sebep oluyor. yavaş yavaş ruhum kendini teslim etmek istese bile kabul etmek istemiyor, can çekişiyorum tüm duygularımı tek tek bırakarak ruhuma korku duygusu için yer açıyorum, içimdeki ruhu beraber öldürüyoruz tek bir şartı var bence kendine : beni öldürmeden… Bu bir döngü.

Kelebeklerin ruhuna seslenecek olsaydım diyeceğim tek cümle ruhunu korkuya kaptırma bırak özgür kalsın olurdu. Aslında hepimiz bir kelebek ruhuna sahibiz bir yılanın koynunda, bir korku duygusunun altında seslendiğim kelebek ruhları sizsiniz, kelebekler biziz, tek bir farkla : Benim kelebek ruhuma bir yılan sarılı.

Kelebeğini yaşat bırak korkusuzca özgür kalsın, özgür kal.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.