İnsanlar Değil, Çıkarlar Riyakar :)

İnsan ilişkileri en hassas teraziden bile daha hassastır. Zira en yakınlarınızın bile çıkarlarına cevap veremediğiniz noktada, arkadaş-dost kontenjan listesinin en sonuna düşüverirsiniz.

Aile ve akraba ilişkileri de çok farklı değil tabii. Orada da durum aynı. Yani iletişim dediğiniz şey, daha doğrusu iletişim-çıkar birlikteliğinin, insanlardaki yansıması bazen korkunç riyakarlıklar doğurabiliyor. İletişim-çıkar birlikteliği diyorum çünkü psikoloğumun bana öğrettiği en önemli şeylerden biri, çıkar yoksa iletişim kurulmaz ve ilişki doğmaz. Yani tam olarak bu cümleyle tarif etmedi tabii ama benim kısa özetim böyle.

Önemli olan çıkar olması değil. Çıkar, anne-çocuk ilişkisinde dahi olan bir olgu. Önemli olan bunu riyakarlık noktasına taşımamak. Yani en iyi arkadaşım dediğin insanların, çıkarlarına cevap vermediğin noktada listenin en altına düşüyorsan burada riyakarlık devreye girmiş demektir. Zamanında çokça yanında olduğun, karşılıklı dertleştiğin, her çıkarına karşılık verdiğin, hatta fazlasını verdiğin bir dostunun, bir takım değişimler sonrası sana karşı aldığı mesafe, yine riyakarlığın başka bir duruşu.

Geçenlerde çok garip bir örneğini yaşadım. Çok uzun süredir iletişim kurulmayan bir ilişkide, insanlardan “hayırsızlık” yaftası yedim. Tabii ki güldüm sadece. Çünkü insanlar garip. Hakkımda en ufak bir fikri dahi olmayan insanların “hiç arayıp sormuyorsun hayırsız” demesi bana riyakarlığın komik bir versiyonu gibi geldi. Evet bu komikti, ama bunun bir de acı versiyonunu yaşadım kısa bir süre sonra. Sohbet sırasında iyi olmadığımı hissettirdiğim cümlelere karşılık, sevgili dostumdan “neyin var, iyi misin” sorusunu bile duyamamak acı bir riyakarlıktı mesela.

Bence en yakın dostlarınıza kocaman bir teşekkür edin. Size hayatın bile sunamayacağı şahane tecrübeler kazandırdıkları için. Bir yandan da, bir sonraki ilişkiye sizi, kılıç kalkan ile hazırladıkları ve yara alma ihtimallerinizi azalttıkları için.

Gün sonunda, demem o ki, mesafe her zaman iyidir, hem sizin hem de karşı tarafın ilişkideki hareketlerini belirler. Hem siz yüksek bir beklentide olup karşılaşacağınız olumsuzluklarla hayal kırıklığına uğramazsınız, hem de karşı taraf size dan dun gelemez. Uygulaması zor ama bir o kadar da konforludur. İnsanların, sizin hayatınıza istediği gibi özgürce burnunu sokma lüksünü ortadan kaldırır. Örneğin sizi, yaptığınız tatilden bile suçlu hissettirenler, duvarlara çarpıp geri döneceklerdir mesafeli duruşunuzla. Evet evet durum o kadar korkunç yani:)

Zaman her şeyi değiştiriyor. Hep demez miyiz ah 80’ler, ah o 90’lar ne güzeldi, 70’lerde kıyafetler vs… Hep bir değişim var. Sadece kıyafet değil, insanların yaşam tarzı, görüşleri, düşünceleri, yaşama şekilleri, hayata bakışları, sahip oldukları ne varsa, her şey değişiyor. Teknoloji günden güne büyüyor. Henüz ışınlanamıyoruz belki ama, Meta verse ile büyük adımlar atıyoruz artık. Hayatlarımız bir gün öncekinden bile çok daha farklı akıyor. Tabii ki insanlar da bu değişimlerin içinde fark etmeden kendilerini kaybedebiliyorlar. Yani değişiyorlar. Kim diyebilir ki 5 yıl öncesinde sevdiğim bir kıyafeti hala çok seviyorum. Ya da 10 yıl önce düşündüğüm şeyin aynısını yine düşünüyorum. Tabii ki vardır ama çok nadir. Bir gün önceki “biz”den bile farklıyız artık. Dolayısıyla bunca değişimin içinde ruh halleri, görüşler, düşünceler ve tabii ki çıkarlar da değişiyor. Çıkarlar değiştikçe, listedeki sıralama değişiyor.

Çok insan çok sorundur, her durumda ve her koşulda. Kimse aksini ispat edemez. Çünkü herkesin çıkarına karşılık vermeniz mümkün değil. Gerçek dostluklar dilerim dicem ama dilemiyorum. Filmlerde, dizilerde olan o yıllarca süren mükemmel dostlukların altında bile illa ki bir riyakarlık yatıyor çünkü. İnancımı öldüren tüm dostlara bir teşekkür daha:)

O yüzden dileğim, az insan ve çok mesafe. Dilerim insanlarla aranıza o şahane korunaklı duvarları örebilir ve konforlu bir hayata sahip olabilirsiniz. Mesafeli günler dilerim efenim 😊

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.