İlk Görüşte Aşk: Nişantaşı’lı Nuran

Ben Nişantaşı’lı Nuran’a Aşık Oldum, Siz de Bir Gelin Görün Derim!

Siz hiç bir mekana aşık oldunuz mu? Evet evet doğru okudunuz, bir mekana aşık olmaktan bahsediyorum. Aşk dediğimiz illa bir kişiye duyduğumuz tutku olmamalı değil mi? Herhangi bir şeye duyulan sevginin en derin ve tutkulu hali aslında…Onu görmek/ona gitmek için bizi sürekli bir fırsat yaratma çabasına sokan, içimizi kıpır kıpır yapan hissiyatın ta kendisi. İşte o yüzden ben galiba Nuran’a aşık oldum! Evet Nuran’ı Karaköy’deki yerinde de çok severdim ve menüdeki her şeyi tatmak için heyecan duyardım. Ama bu sefer başka işte hissetiklerim, daha özel ve daha güzel. Karaköy’den bildiğimiz o Nuran artık Nişantaşı’na taşındı, yeni muhitinde Nuran Meyhane olarak hizmet vermeye başladı. Benim de Nuran’a duyduğum sevgi yeni yeri ve konseptiyle katlanarak arttı ve büyük bir aşka dönüştü. Veee mekanlar listemin meyhane kategorisinde top 3’e hakkıyla geldi oturdu.

Geçtiğimiz hafta Nuran’ı yeni yerinde görmek için bir fırsat yarattım kendime –hep böyle sempatik fırsatlar yaratırım kendi kendime, beni bilen çok iyi bilir – ve iyi ki daha fazla geciktirmeden gitmişim diye kendimi takdir etmeyi de ihmal etmedim tabiki; malum takdir önemli! 

Size biraz Nuran Meyhane’den bahsedeyim o zaman:

Şuraya gastronomi tutkunu bir anne ve oğlunu çiziyorum hemen. Bu tutkuyu kitlelere ulaştırmak ve paylaşmak için mutfağa sokalım şimdi de onları. Benzersiz bilgi ve deneyimlerini modern tarzda bir menü oluşturarak yemekseverlerin / meyhaneseverlerin beğenisine sunsunlar şimdi de. İşte Nuran Meyhane’nin kısa ve öz olarak çizebileceğim resmi bu şekilde sizlere. Mekana ismini veren Nuran Yorgancılar, 1982’den beri bu işe gönül vermiş. Kendisi gibi bu işe tutku duyan oğlu Anıl Yorgancılar ile tüm hünerlerini en mükemmel şekilde bizlere sunuyorlar. İşini aşkla yapmak bu olsa gerek; bir kaç mezeyi tattıktan sonra menüdeki her şeyin tadına bakmalıyım dedirtiyor size. Yaptıkları her şeye kendi imzalarını ve farklarını katan anne-oğula özenmemek elde değil.

Peki biz neler yedik acaba?

Mezelerden hardallı havuç ezme, tahinli karnabahar ezme, favalı enginar, vişneli kısır, isli yoğurtlu sıcak cibez, biberli peynir basma…Bitti mi sandınız? Hayır, sonradan bir de tatmadan olmaz deyip eklettiğimiz yeşil elmalı levrek marine var. Sevcan mezelerden birini elesen ve yemesen bu hangisi olurdu diye sorsanız, samimiyetle “hiçbirini eleyemem” derdim, o denli çok beğendim, ötesini siz tahmin edin artık. O kadar kendine özgü, o kadar farklı ve lezzetli tatlardı ki, hepsi gönlümü en derinden fethetti desem abartmış olmam.

Mezelerle karnımızı fazlasıyla doyurunca sıcaklara yer kaldı mı acaba diye düşündük ve yanıtımız: “tabiki evet” oldu! Sıcaklardan yaptığımız seçim sayısı mezelere göre daha mütevazi oldu. Ekşi mayalı istavrit ve içli köfte böreği – şuan yazarken bile nasıl canım çekti anlatamam, tarifi imkansız, yok böyle özgün lezzetler! Yemenin telaşına düşüp de hakkını vererek fotoğraflayamayışım da işte bu yüzden 🙂

Uzun lafın kısası, en kısa zamanda n’apıp edin ve yolunuzu Nuran’a düşürün derim. Bu samimi mekana bayılacağınızdan eminim, her türden çalan müzikleri de mekana can, keyfinize keyif katıyor

 

Menü ve detaylar için buyrun burdan alalım sizi, işte bu da açık adresi:

Teşvikiye Mahallesi Ferah Sokak No: 8/B Nişantaşı

Telefon: 0212 586 82 49


 

Keyiflendiren mekanlara…

Sevcan KAHRAMAN

Sevcan Kahraman
Resmi olarak pazarlamacı ancak ruhu doğuştan satışçı, iş bitirici, meraklı, araştırmacı, enerji küpü, sosyal magnet ve tabi ki mekan avcısı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir