HİÇ VAKTİM YOK (DEMEYİN)

Birileri size şu iki soruyu sorduğunda sizde “vaktim yok” diyenlerdenseniz bu yazı size göre.

Spor yapıyor musunuz? (Her gün egzersiz yapar mısınız? şeklinde de sorulabilir.)

Kitap okur musunuz?  (Diğer sanat dallarını takip etmenin maddi imkân ve ilgi meselesi olduğunu düşünerek, sinema ya da tiyatroya gider misiniz? demiyorum.)

Cevabınız “Vaktim yok.”

Oldu mu? Eğer sizde bu iki uğraş için vaktiniz olmadığını söylüyorsanız –kusura bakmayın ama- siz bahane arıyorsunuz. Bu ikisi için de vakitsizlik mazeretini kabul etmiyorum. İnsan istedikten sonra neler yapılabilir.

 

Bir düşünün, gün içinde ne kadar zamanınızı gereksiz şeyler için harcıyorsunuz?

— Birkaç ay sonra sonunu hatırlamayacağınız sinema ya da diziyi izlemek için kaç saatiniz oturduğunuz yerde tükeniyor?

—Sırf bir şeyler izlemiş olmak için yemekten sonra TV. karşısındaki koltuğumuzdan kalkmamak adına kaç dakikamızı elimizde kumanda aleti ile kanalları gezip dolaşmak ve aslında takip etmediğimiz programları izlemekle harcıyoruz?

—‘canım sıkılıyor’ deriz de nedense o zamanlar aylak aylak dolaşmak, yatıp uyumak gibi çok da gerekli olmayan işlerle zaman öldürürüz de aklımıza kitap okumak düşüncesi gelmez.

—Yemeğe olması gerekenden çok vakit ayırıp yemek sırasında yeme işi dışında çok işle uğraşırız da, bir an önce masadan kalkıp, hareket etmeye, işleri bitirip kitap okumaya zaman ayıramayız. ‘

— Gereksiz misafirlik, arkadaş görüşmeleri, kapı sohbetleri  ve ziyaretlere zamanlar ayrılır da spor için zaman bulunamaz.

—Otobüslerde minibüslerde uyuklanır, sohbet edilir, her gün gördüğümüz sahneler yeniden izlenir, kös kös zaman öldürülür de, kitap okumak –pek fazla-düşünülemez.

Aklıma şu anda gelmeyen bir sürü yerde, olmadık işlere zaman harcayıp, PC başında oyun oynayarak ya da film izleyerek bile zaman öldürdüğümüz halde hareket etmeyi, kitap okumayı, erken yatıp erken kalkarak spora da zaman ayırabilmeyi düşünmeyiz.

Şimdilerde internette bir sohbet var. Facebook’da grubunu bile kurmuşlar. Tuvalette kitap okuyanlar diye. Yani! Ne demeliyim bilmiyorum. Artık “vaktim yok” demeyin. Aynı anda başka iş yaparken kitap da okunabiliyormuş. Üye sayısı da azımsanamayacak kadar çok olan bu gruptaki yazışmaları görmenizi isterdim. Tuvalete kitaplık yaptıranlardan tutun da gazetelik koyup da okunacak her şeyi tuvalete dolduranlara kadar çeşitli düşünce ve çözümler üreten üyeler vardı.

Kitap okumamak için bahane kalmadı bence. Yeter ki siz isteyin. Hem şimdi tatil dönemlerini yaşıyoruz. Yazın yanınıza alacağınız kitapları yolculuk sırasında otobüste veya kumsalda okuma imkânınız olacak. Dilerim yolculuğunuzda ya da sahilde, gittiğiniz her yerde size eşlik edecek satırlar arasında benim kitaplarımın ve gazete yazılarımın da kelimeleri yer alır. Tatilinizde de, yolculuklarınızda da birlikte olabilmek dileklerimle…

           

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.