in

Gizlenmeye Çalışılan Asla Gizli Kalmaz: Streisand Etkisi Nedir?

Saklanan her şey bir gün açığa çıkmayı bekler. Bu sebeple her ne kadar bir şeyleri gizlemeye çalışırsanız çalışın bir şekilde bunlarla alakalı bilgilerin patlak verdiğini göreceksin ve bu bir küresel fenomen. Yani yalnızca size özgü bir durum değil aslında. Bu fenomen bizlerin de bildiği ve kabul ettiği birkaç ilkeden ileri geliyor.

Bunlardan ilki şu: Bir şeyi yasaklarsan onu daha cazip hale getirirsin. Yapma denilen şey yapılmaya mahkumdur. Çünkü bastırılmak öfke doğurur. Bir insanı veya topluluğu kasti bir biçimde engellemek ve ona yasaklar koymak savaş başlatmak anlamına gelir. Ve karşı taraf da elbette gücü yettiğince saldıracak yasakları delecek ve size karşı koyacaktır.

Bir diğer ilke ise şudur: Bir şeyi gizlemek istiyorsan onu göz önüne koy. Bir şey ne kadar açık ve sansürsüz olursa o kadar görünmezdir. Çünkü insanların veya grupların ilgisini çekecek cazibeye sahip değildir. Gizem, sır cazibe yaratır. Bu da insanları bu gizemi çözmeye sevk eder.

Gizlenmeye Çalışılan Asla Gizli Kalmaz: Streisand Etkisi Nedir?

Streisand Etkisi Nedir?

Streisand etkisi, insanların bir şeyleri gizlemeye, saklamaya, sansürlemeye çalıştığı zaman ortaya çıkan bir etkidir daha önce de söylediğimiz gibi gizlenmeye ve sansürlenmeye çalışılan şeylerin ortaya çıkmak gibi bir eğilimleri vardır. Bu sebeple insanların daha çok dikkatini çeker ve siz gizlemeyi başarmadan önce gizlemeye çalıştığınız şeyin daha çok yayılmasına sebep olurlar. Özellikle de içinde bulunduğunuz internet çağında online araçların sıklıkla kullanılması gizlenmeye çalışan şeylerin bir anda kitlelere yayılması için mükemmel bir fırsattır.

Bu terim aslında çok da eski bir terim değildir. Literatüre 2003 yılında kazandırılmıştır. 2003 yılında Kaliforniya kıyılarının nasıl bir tahribata maruz kaldığını belgelemek amacıyla Kenneth Adelman isimli bir fotoğrafçı yaklaşık 12.000 tane fotoğraf çekmiş bu fotoğrafların neredeyse tamamını internet üzerinden insanlarla paylaşmış ve bir kampanya başlamasına vesile olmuştur. Ünlü bir şarkıcı ve oyuncu olan Barbra Streisand, fotoğrafların paylaşılmasının ardından paylaşılan fotoğraflar arasında kendi evinin fotoğraflarının da yer aldığını görmüş ve fotoğrafçıya dava açmıştır. Bu dava da özel hayatın gizliliği kavramının ihlali sebebiyle görülmeye başlanmıştır. Oyuncunun evinin yer aldığı fotoğraflar internet ortamından kaldırılmadan önce yalnızca altı defa indirilmiş ve bu indirmelerden ikisi avukatının savunma dosyası hazırlamak için indirdiği görseller olmuştur. Fakat oyuncunun fotoğrafları sansür uygulama arzusu ve bu konunun bir kamuoyu meselesi haline gelmesiyle fotoğraflar bir anda internette çığ gibi yayılmaya başlamış ve saklanmaya çalışılan bir şey bir anda herkes tarafından görülebilir olmuştur. Bu olayın yaşanmasıyla kavram bir anda literatüre girmiş ve oyuncunun adıyla anılmaya başlanmıştır.

Streisand Etkisine Ülkemizden Örnekler

Bu kavramın sıklıkla görüldüğü ülkeler genellikle sansürün ve engellemelerin çok yüksek oranda gerçekleştiği ülkelerdir. Ülkemizin de bu konuda ne kadar ünlü olduğu üzerinde çok fazla konuşmaya gerek yok. Haliyle sansürün ve yasakların bu kadar revaçta olduğu bir ülkede bu etkinin örneklerini kuvvetle görmekteyiz.

Basit bir örnek vermek gerekirse Vikipedi’nin ülke çapında yasaklanması ve erişimin engellenmesi ile normalde aldığı tıklama sayısının yüzlerce kat üstüne çıktığı görülmektedir. Site normalde varlığını bilen insanlar tarafından daha fazla ziyaret edilmekte ve varlığından haberdar olmayan insanların da öğrenmeye duydukları merak sebebiyle daha fazla ziyaretçi ağırlamaktadır. Aynı etki bir dönem Twitter’ın da başına gelmiştir. Bir takım bilgilerin yayılması engellensin diye kapatılan Twitter eskiden yalnızca bir eğlence aracı iken insanların bu kadar engellemenin bir ciddiyet doğurduğu düşüncesiyle Twitter’a katılmasıyla artık aktif bir haber aracı haline gelmiştir.

Dünyada ve Türkiye’de bu etkiye yüzlerce ve hatta binlerce örnek saymak mümkündür.

kooplogger

Yazar: İdil Ceren Yılmaz

Gezegendeki yolculuğunun 24'üncü yılında. Atmosferde başıboş gezen hikayeleri yakalayıp insanlara anlatmak en büyük tutkusu.

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.