Yeni Umutlara…

 

Yeni Umutlara...

  Şimdi bir mağaradayım. Yavaş yavaş ilerliyorum. Sonu meçhul, bitebilir her şey yada girdiğim bu karanlıktan daha umutla bakan nefesimi ısıtan bir güneş ışığı bulurum belki. Aydınlığı arıyorum. Bütün kurallar tersini haykırıyor. Bütün aydınlıklar seni sevmiyoruz diye haykırıyor. Yanlışsın diyorlar. Farklısın diyorlar. Herkes gibi olmak zorundasın yoksa hiç olursun diyorlar. 

 

Yeni Umutlara...

  Bir dipteyim. Dibe batmış durumdayım. Her zaman bütün mükemmellikler dibe batışlardan çıkar ya öyleyim. Ümidimi kaybediyorum. Sanki çamurlu bir bataklığa yavaş yavaş çekiliyorum. Sanki o çamur boğazıma yavaş yavaş nüksediyor. Sanki bir boşluktayım. Kocaman bir yerde imkansızlık kuralları içinde imkan arıyorum. Elimi yakalayan bir düzlük, nefes alıyorum. Bütün nefes alışlarıma inat hala yaşıyorum. Çünkü yaşamayı devasızlıklarımla en çok ben seviyorum. 

  Evet, dertlerimle, hastalıklarımla, hüzünlerimle, aptallıklarımla ve gözyaşlarımla en çok yaşamayı ben seviyorum. En çok yaşamın değerini ben biliyorum. En çok gülmeyi ben hak ediyorum. Nefes almanın, su içmenin, koşmanın, düşünmenin, hayal kurup yapabilmenin değerini en çok ben biliyorum. 

 

Yeni Umutlara...

  Ben Ali. hayatım boyunca okumak istedim . Ama babam ölünce evin yükü bana kaldı. Yıllarca hayvan gibi çalıştım. Sonra evlendim. Hayatım boyunca hep olması gerekeni yaptım. Kendi hayallerimden vazgeçtim. Çocuklarda büyüyünce emekliye ayrıldım. Şimdi tekrar üniversite sınavına hazırlanıyorum. Çünkü okula gidebilmenin, bilginin önemini en çok ben biliyorum. 

  Ben Selin. Birkaç yıldır kanser tedavisi görüyorum. Bir ayağımı kaybettim. Beni, bedenimi ve ruhumu çok kötü etkileyen tedaviler aldım. Sonunda başardım. Ama sağlığın değerini en çok ben biliyorum. Hayatın ne kadar kısa ve herkesin ne kadar sahte olduğunu en çok ben anlıyorum.

Yeni Umutlara...

  Ben Hüseyin. Doğduğumdan beri ailemin kim olduğunu bilmiyorum. Bulamadım. Onlara o kadar kızgınım ki beni bıraktıkları için. Ama bir o kadar da seviyorum ve unutamıyorum. Ne kadar rahat bir ortamda yaşasam da aile kavramına dair hiçbir şeyim yok. Şimdi kendi ailemi kurdum. Ve aile sıcaklığının, huzurun anlamını en çok ben biliyorum.

  Ben Merve.  Hayatım boyunca maddi sıkıntılar yaşadım. Her şeyin en kötüsüne bile sahip olamadım. Küçüklüğümden beri bana yapılan psikolojik baskı yüzünden hep sessiz ve ezik oldum. İnsanlar hep ne kadar saf ve aptal olduğumu yüzüme vurdu. Herkes büyük bir baskıyla büyüyen kızın çok özgüvenli olmasını bekledi canice. Şimdi onlardan kurtulma vaktine geldim. Onların kavgalarıyla kurulmuş dünyamı yıktığımda mutluluğun değerini en çok ben bileceğim.

  Şimdi bir nefes alıyorum. Bütün yaşanmışlara ve yaşanacaklara, bütün ümitsizliklere, kötülüklere, zorluklara rağmen yeni umutlara…

Yeni Umutlara...

 

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları