Konuşma özgürlüğünün sınırları olabilir mi?

Konuşma özgürlüğünün sınırları olabilir mi?

Bence bu mevzu bulunduğumuz coğrafi konum başta olmak üzere birçok faklı etkenlere göre değişiklik gösterir.Tabi bu etkenler yaş ,aile içerisindeki saygınlık,arkadaş ortamı vs vs sayılabilir.Ama bugün ben size konuşma özgürlüğünün coğrafi konumla ilişkisini yaşamış olduğum gerçek hayattan kesitler alarak anlatmak istiyorum.

Öncelikle biraz kendimden bahsedeyim size. Ben güneydoğuanadolu bölgesinin sınırlarındaki bir ilinde yaşayan arap kesiminden olan bir kız çocuğuyum. Yaşım 21.  Ve üniversite 3.sınıf hemşirelik bölümü öğrencisiyim..

Bu kısacık biyografimde aslında değinmek istediğim iki nokta vardı. Birincisi doğu tarafında yaşıyor olmam, ikincisi kız çocuğu olmamdı. Doğu tarafının  batı kesimine göre çok ama çok güçlü bir yanı mevcut ki benim o güçlü yanını kırmam uzun bir zaman  aldı. Evet bahsettiğim şey aslında doğu tarafında kız çocuğunun  özgürlüğünün ne vaziyette olduğuydu.

Ben istediğim gibi bir çocukluk geçiremedim. İstediğim gibi özgürlüğe doğru bir adım atamadım. Keza doğudaki çoğu kız çocuğu benimle aynı durumda. Tabi ben sadece konuşma konusunda değil her yönden sınırlandırıldım. Öyle olunca da  uzun bir zamandan sonra bu durumu fark edip bir şeylere dur demenin vaktinin geldiğini anladım. Fakat aynı zamanda beni birçok defa yıkacak engellerin karşıma çıkacağının da farkındaydım.

Her şeye rağmen ilk adımımı attım. Okula gidip okuyup meslek sahibi olmaya karar verdim. Çünkü bizim buralarda aile fertleri içerisinde kız çocuğunun hangi konuda olursa olsun hiçbir şekilde söz hakkı yoktur. Söz  hakkı baba, babaanne, amcaya falan aittir. Fakat okuyup meslek sahibi olunca kısmen de olsa bir şeyleri değiştirebileceğim umuduyla okumaya karar verdim. ilk adımı atmam dediğim gibi zor oldu. Ve bu zorluğu aşmamda annemin  ve ailemin cok büyük etkisi  oldu. ilk adımı attıktan sonra çok çabaladım .Günlerce çalıştım, yoruldum, sabahladım ama asla pes etmedim.

Çevremizdeki insanlardan bir çok şekilde olumsuz eleştiriler aldım. Babaannem tarafından bir çok defa olumsuz bildirimler işittim. Yakın akrabalarımız  tarafından birçok defa olumsuz eleştirilere maruz kaldım fakat hiçbirine itaat etmedim ve kendi çizdiğim rotamda emin adımlarla ilerleyeceğime dair kendime söz verdim. Ve sonunda başardım. Koskoca 16 yılın sonunda….

Şuan hemşirelik bölümü öğrencisi olarak kendimi kısıtlamadan her konuda geliştirmeye çabalıyorum.    Ben bu yolda yalnız değildim benimle beraber annem, ablalarım ve abim de vardı. Onların desteğiyle ben bu yolda ayakta durabildim. Bu anlattığım kurgulanmış bir hikaye değildi. Gerçekten bizzat yaşadığım kendi hayatımdı

Ve şuan ki durum ne biliyor musunuz? Oturduğumuz ortamda yüzümüze dahi bakmaya tenezzül edemeyen birtakım şahıslar şuan gelip önemli konularda fikrimizi soruyorlar.

Ben bu dünyadaki yıkılması en zor olan düşünceyi yıktım.Ve kendimle de ailemle de gurur duyuyorum.

Umarım benim de bizzat şahit olduğum bu durumdaki bayan arkadaşlarımın hayatlarına bir nebze dahi olsa dokunabilmisimdir.Onlar için de umut ışığı olmusumdur…

okur

Yazar: Fatma-Turus

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.