COVID-19 Kitle İmha Silahı mı?

Bakın,eğer yaşam süresi uzarsa,   tam emekli maaşıyla 60 yaşındaemekli olma  projenize    kimse inanmıyor. Fransızların yaşamsüresinin uzamasına     bir an bile inanabileceğini sanmıyorum,  aksi takdirde   koronavirüs   salgınının 70 yaş üstündekilereulaşmasını umut etmek zorunda kalacağız. Dominiqueda Silva, 25.1.2020  (Macron’unLREM partisinden milletvekili)

 

Silva’nın “koronavirüs  salgınının 70 yaş üstündekilere ulaşmasını”  isteyenduası kabul gördü. Küresel kapitalizm hem emeklilerden, hem yaşlınüfustan, hem de satın alma gücü   düşük kitlelerden  COVID-19 salgınıyla kurtulma yolunda.   Salgın nedeniyle baştansona değişen insan yaşantısı dünyanın çok önemli gelişmeleregebe olduğunun  göstergesi. Sanki tüm yaşam ve dünya düzenibaştan sona  bir değişimin ürkütücü  kaosuna   sürüklenmişdurumda. Ve bu kaotik süreçte sanki sadece en güçlüler ayaktakalacak gibi gözüküyor.   Bu sefer Ebola, MERS, HIV ve SARS’tançok daha  tehlikeli bir salgınla karşı karşıyayız.  Peki   buvirüs nasıl ve neden ortaya çıktı, rastlantı mı, laboratuvardamı üretildi, işin içinde kimler var? 

 Öncelikleküresel  kapitalizmi mercek altına almamız gerekiyor.        Küresel  kapitalizm derken dünya  siyaseti ile devletleriniyönlendiren ve  başını Rockefeller ve Rothschild gibi   ailelerinçektiği  varlıklı sınıfların,   aristokratların, sanayici veişadamlarının oluşturduğu  elitist, üstünlükçü,    oligarkbir gruptan söz ediyorum. 19. yüzyıldan beri  bu grubun hedefi    oligark  bir yönetim altında yeni bir dünya düzeni, tek bir dünyahükümeti oluşturmaktı. Bu düzende   orta sınıf olmayacak,  düşük gelirliler, topluma yük oluşturan  emekliler ve işsizlerinyaşamasına izin verilmeyecek, sadece yöneticiler ve hizmetçiler olacaktı. Böyle bir dünya için en fazla bir milyar kadar bir    nüfus yeterliydi. 

Bu düzene ayak uyduranlar hayatta kalacak,        ayak uyduramayanlar ise ya aç  kalacak, yatehdit edilecek, ya da    bir şekilde  tasfiye edilecekti.    Bu  oligark grup Bilderberg, CFR, Trilateral Komisyon, Chatham House, ThePopulation Council gibi örgüt ve kuruluşlarla dünya siyaseti venüfusunu, finansman, medya, dünya dinleri ve entelektüel çevreyi hedefleri doğrultusunda yönlendirmektedir:

BİLDERBERG GRUBU:Hollanda Prensi Bernhardt  tarafından kuruldu.   Grubun toplantıları1954 yılında başladı. 120-150 üyeden oluşan seçkin işadamları,   medya  patronları, akademisyenlerin katıldığıtoplantılar basına kapalı yapılmaktadır.  Bilderberg     “DünyaDerin Devleti” olarak biliniyor.

CFR-DIŞ İLİŞKİLERKONSEYİ (The Council on Foreign  Relations):   Üst düzey politikacılar,   CIA yöneticileri, bankacılar,avukatlar, profesörler ve üst düzey medya  yönetmenlerindenoluşan 5000 üyesi vardır.   1921’de David Rockefeller tarafındankuruldu.   ABD’nin dış politikasına yön verir.

TRİLATERAL KOMİSYON:İş, bankacılık ve siyaset dünyasından seçkin 325 üyesi  var.1973’te David Rockefeller, Jimmy Carter ve Z. Brzezinski tarafındankuruldu. Başlangıçta Japonya ve Avrupa ile ilişkilerigeliştirmeyi öngören kuruluş şimdilerde yeni  dünya ekonomikdüzenini   dayatmak, dünya nüfusunu kontrol etmek, dünya ülkeleriadına kararlar almak, savaşları organize ve kontrol etmek gibimisyonlar üstlenmektedir. Noam Chomsky örgütü demokrasinin yerineelitizmi dayatmakla,   Senatör Barry Goldwater da Amerika’nınpolitik, parasal, entelektüel ve dinsel gücünü ele geçirmeklesuçlamıştır.  

CHATHAM HOUSE:İngiliz aristokratları, akademisyen, siyasetçi ve iş adamlarındanoluşan 3259 üyeli  örgüt   1920 yılında İngiltere Kraliçesinioluruyla kuruldu.   İngiliz krallığının   politikasına yönverir, siyasal çıkarlarını dünya çapında savunur.   

THE POPULATION COUNCIL(Nüfus Konseyi): 1952 yılında John D. Rockefeller III veRockefeller Kardeşler Vakfı 1  tarafından kuruldu. Nüfus Konseyi     biyotıp, sosyal bilimlerve halk sağlığı alanlarında araştırmalar yürütür,gelişmekte olan ülkelerde üreme, kısırlaştırma ve cinsiyetüzerine biyomedikal araştırmalar yapar.  Afrika, Asya ve LatinAmerika’da 18 ofisi vardır ve 60’tan fazla ülkede faaliyetgöstermektedir.   74 milyon dolarlık yıllık bütçesi ile      500’den fazla  bilim insanı çalıştırmaktadır.

PANAMA, PARADISE,FINCEN PAPERS

  Bu bağlamda salgın başlamadan önceki süreçte    ortaya çıkan bazı şaşırtıcıolguları  anımsatmak resme geniş açıdan  bakmamızısağlayacaktır:

PANAMA BELGELERİ 

3 Nisan 2016’da ICIJ(Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu) 2tarafından yayımlanan Panama Belgeleri   214.000 off-shore   şirkete ait 11,5 milyon gizli belgeyi ortayadöktü. Belgeler  off-shore  şirketlerin ortak ve yöneticisi olançok sayıda siyasetçi, üst düzey  bürokrat, iş adamının  yolsuzluk, rüşvet, komisyon gelirleri ve vergiden kaçırdıklarıparalarla   kamuoyundan gizli  yasadışı   banka hesaplarıaçtıklarını, hisse senedi, tahvil alım satımı yaptıklarını,    lüks  gayrimenkullere ve milyonlarca dolara sahip olduklarını,tüm bu varlıkları eş, çocuk,  aile ve akrabalarıylapaylaştıklarını kanıtladı. 

PARADISE PAPERS

  5 Kasım 2017’de yineICIJ aracılığıyla    dünya kamuoyuna  sızdırılan    “ParadisePapers” (Cennet Kağıtları) ise          off-shore  hesaplarıyla ilgili 13,4 milyon adet    dijital belgeyideşifre etti. Bu gizli   belgelerde   10 trilyon dolarlık işlemyapıldığı görülüyor. Belgelerde 120.000 politikacı, bürokrat,teknokrat, iş adamı ve şirket ile Kraliçe II. Elizabeth, PrensCharles, Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan   Santos, ABD Ticaret BakanıWilbur Ross’un adı  geçiyor.  

FINCEN BELGELERİ 

En son 21.9.2020’de2.100 gizli belgeden oluşan FinCEN belgeleri,    ICIJ ve   BuzzFeed News 3tarafından  açıklandı. Belgeler   2000-2017 arasında en az 2trilyon doların terörizmin finansmanı, kara para aklama ve şüpheli bankacılık işlemlerinde kullanıldığını   açığa çıkardı.  Bu işlem miktarının 1,3 trilyon   dolarlık kısmı   DeutscheBank, 514 milyar dolarlık kısmı JPMorgan, geri kalanı   HSBC,Standard Chartered Bank, Bank of New York  tarafından gerçekleştirildi.   

İyi de ne oluyor birader,tüm bunlar neyi gösteriyor   ? derseniz, işte tüm bunlar   YeniDünya Düzenine gidiş ile   birlikte COVID-19’un  eş zamanlı    olarak “just-in-time”  örtüştüğünü, çakıştığınıgösteriyor. Bu çakışmanın   rastlantı olması çok uzak birolasılık. Ve bunu tam da yeni bir yılın başlangıcına,insanların yeni beklentiler ve umutlar içine girdikleri 2020yılının başına denk getirdiler:  İnsanları yıldırmak,umutsuzluğa sürüklemek için. 

Bu gizli belgelerin sızdırılması, açığa çıkması dünya kamuoyu ve sessizkalabalıklara karşı oligark-elitist grubun açıkça   gözüpekbir    meydan okumasıdır. Ve zaten büyük olasılıkla bu gizlibelgeler  elitlerin  oluru ile  medyaya sızdırılmıştır. Zira,bundan amaç ekmek parası peşinde koşturan emekçilerin   ve kitlelerin ne kadar aptal, zavallı ve değersiz olduklarınıgöstermek, onları aşağılamak ve onların yeni dünyada aslayerlerinin olmadığını kanıtlamaktır. Ve bunda başarılıoldular.   Ve bu uluslararası finansal yolsuzluklara hiç kimseçıtını çıkarmadı, ne sol partiler, ne anlı şanlısendikalar, ne de komünistler. 

Hele Türkiye gibi içinekapanık, iç siyasal çekişmelere aşırı şekilde odaklanmış,yabancı medyayı izlemekten aciz ve halkı yaşam savaşı verenülkeler bu konularla ilgilenmedi bile.   Söz konusu yasa dışıişlemleri (hukukta bunun adı “nitelikli dolandırıcılık”tır) yapan seçkinlerden   kimse yargılanmadı, ceza almadı. Veher şey rüzgar gibi geçti, belleklerden silindi, unutuldu.

Bu olgulardan hareketleTrump, Macron, Netanyahu, Da Silva gibi bazı    siyasetçilerinneden halkı ve aydınları hiç umursamadıklarını, protestogösterilerini  acımasızca engellemek, özgürlükleri kısıtlamak,halka gözdağı vermek amacıyla polis ve güvenlik güçlerine  inanılmaz   yetkiler tanıdıklarını, ırkçılığı ve polisşiddetini  neden görmezden geldiklerini,   kirli işlere hiçkorkmadan, utanmadan, çekinmeden bulaştıklarını, oğullarını,kızlarını, akrabalarını   önemli görevlere getirdiklerini,servetlerine servet kattıklarını,   bunları yapmaktan neden birtürlü vazgeçmediklerini, yapılan eleştiri ve itirazlara dalgageçer gibi neden  gülünç  yanıtlar  verdiklerini belkianlayabiliriz.  

Bir çok ülkede salgınakarşı önlemlerin neden sadece göstermelik, günü kurtarmayayönelik olduğunu ve bunun beceriksizlikten değil, ancak bilinçliolarak kasten yapıldığını, çünkü  insanların yaşamasınıdeğil aslında  yok olmasının istendiğinin belki ayırdınavarabiliriz.  

Zira bu yaklaşanfelaketin sırrı onların kulaklarına Bilderberg, Davos ve benzerikaranlık toplantılarda fısıldanmıştı. Ancak, bu felaket onlariçin yeni bir dünyanın müjdecisiydi. Adeta darülharp inancınabenzer bir şekilde yağmalanan eski dünyanın  zenginlikleri vekaynakları üzerinde yeni bir   tarihsel başlangıç ve  bambaşkabir dünya onları bekliyordu. Ve onlar eski dünyanın  yasaları,mahkemeleri, yargıçları ve savcıları tarafından,  kamuoyu vehalk tarafından, yolsuzluk yapmak, kara para aklamak ya da vatanaihanet gibi suçlarla asla yargılanmayacaklarından son derecedeeminler.   

  Bu   oligark grubun öndegelen isimlerinden Bill Gates, 2010’da şöyle demişti: “Dünyanınnüfusu bugün 6,8 milyar ve 2030’da 9 milyar civarınaulaşacaktır. Eğer yeni aşılar üretir, sağlık hizmetleriniyeniden kurgularsak bu nüfusu %10-15 azaltabiliriz.”

NÜFUS AZALTMA PROJESİ…

  A priori, 200.000kişiden oluştuğunu varsayabileceğimiz bu elit   grubun  önderlikettiği Yeni Dünya Düzeni     projesi Londra Tavistock İnsanİlişkileri Enstitüsü baş teorisyeni   Edward Bernays tarafındanhazırlandı.     Amaç       toplumsal mühendislik çalışmalarıyla(virüsler, aşılar, GDOlar, yapay et ve yiyecekler, vs) dünyanüfusunun bir milyarın altına çekilmesi, dünya enerji kaynaklarıve doğal zenginliklerin   oligarkların kullanımına bırakılmasıplanıydı. 

 20. yüzyılınbaşlangıcında Rockefeller, Rothschild, Carnegie ve Ford vakıfları hayırseverlik    kamuflajı altında   bu çalışmaları finanse  ettiler. 21.ci yüzyılda Mac Arthur Vakfı ile Bill & MelindaGates Vakfı da bu gruba katıldı.     

  Nüfus azaltmaprojesi   1960’tan itibaren   Bilderberg    sözcüsü   HenryKissinger tarafından dile getirilmeye başlandı.    Nüfus Konseyi, BM Kalkınma Programı, Rockefeller, Rothschild ve  Ford Vakıfları,Dünya Bankası, Aşı Geliştiren Eczacılar Birliği (GAVI)   ileDünya Sağlık Örgütü (WHO)           insan türünükısırlaştırıcı   aşılar üzerinde çalıştılar. 1970’lerdensonra   insan üzerinde   aşılarla çeşitli deneyler yapıldı.  

  Amaç sadece parakazanmak değil, dünyayı kimin yöneteceğine, kimlerinyaşayacağına, kimlerin  yok edileceğine   karar vermekti. Zatenbirçok hükümet, siyasetçi, milletvekili,   işadamı, siyasalpartiler,  kurumlar, dernekler, tarikatlar ve medya  bu elit grubunüyesi, hizmetkarı ya da esiri.4

 BİLİM İNSANLARININ UYARILARI

 Salgın hakkında Haziran2020’de Prof. Dr. RobertoPetrella 5 Youtube’da bir video yayımlayarak Covid-19’un bir kitle imhasilahı olduğunu  iddia etti.      1 Aralık 2020’de Youtube buvideoyu yasakladı.     Dr. Petrella   özetle şu uyarılardabulunuyor:

Covid, yapay zeka ile oluşturulan aşılama kimlik  sertifikası anlamına gelir,  19 ise üretildiği yılı gösterir. Covid-19virüsün adı olmayıp   uluslararası nüfus  denetim veazaltılması planıdır. Bu yıllardan beri programlanmaktadır ve2020 yılında başlatıldı. Nüfusun %80’ini yok etmeyi planlayanhayatı doğrudan cehenneme çevirecek bir durum söz konusudur.  

Vücudunuzda virüsolması hasta olduğunuz  anlamına gelmez. Ancak,  test yapılıncapozitif  çıkar.  Onların hedefledikleri tek bir şey var. O dapozitif sonuç çıkartıp sizi hasta olduğunuza inandırmak.  Testireddetmeniz aşıdan kurtulmanın tek yoludur. Bu aşı yapıldıktansonra hepimiz hasta olacağız. Zayıflatılmış bir vücutla ölümegideceğiz 

   Covid-19 birkitle imha silahıdır ve bundan kurtulmanın tek yolu bu testiyaptırmamaktır. Televizyonlardaki p.çler bunları size söylemez.Politikacılar da bu düzenin piyonlarıdır.   Aşı olmayanın seyahat etmesi, sinemaya gitmesi, hatta evdençıkması bile mümkün olmayacak.”

T24   sitesinde 05 Aralık2020 de yayımlanan söyleşide Prof. Dr.Ahmet Saltık “Olumlu Evre 3” raporlarıyayınlanmadan hiçbir aşının uygulanmaması gerektiğinibelirtti. 

Principia ScientificInternational (Uluslararası Bilimselİlkeler) internet sitesinden Robert F. Kennedy Jr. 19.11.2020tarihli yazısıyla herkesi virüs ve aşılar konusunda birsoru-yanıt çizelgesi yayımlayarak uyardı. Kennedy  virüsünlaboratuvarlarda üretildiğine ve aynı laboratuvarlarda virüsekarşı aşı üretenlerin aşısına güven duyulamayacağına vurguyaptı. 

SONUÇ

 Dünya Sağlık Örgütü  12 Mart 2020 tarihinde COVID-19’un pandemik   hastalık olduğunu       ilan etti.    Kararı veren  Dünya Sağlık Örgütü idi ancak    talimatı yukarıdan        elit gruptan almıştı. Çünküonlar bunun salgına dönüşeceğini önceden   biliyorlardı.  Ocak 2020 Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda, kapalı kapılarardında        bu karar şekillendirildi.  Amaç  doğumdan itibarentüm hastalık ve aşıların kaydedildiği biyometrik bir ağ ile ID2020 dijital kimlik  fişleme programını uygulamaktı.      

Biyolojik, kimyasal vekitle imha silahları uçaklar,      İHA’lar, spreyler ve  güdümlüfüzelerle de yayılabilir.      COVID-19 nükleer radyasyon gibiyavaş yavaş her yere, en ıssız noktalara kadar yayılıyor.Yaklaşık bir seneden beri kuşatma ve çember hızla daralıyor vene yaparsak yapalım sanki sıranın sonunda herkese gelebileceğiolasılığına inanmaya zorluyor insanı. Ne olursa olsun bizim busalgına karşı tüm önlemleri alarak direnmemiz gerekiyor.  

Şurası bir gerçek kiCOVID-19 ile içinde bulunduğumuz durum bir “savaş  durumu”dir. Savaşımız ve direnişimiz,     insan hayatına zerre kadardeğer vermeyen,   yardımseverlik ve insanlığa hizmet maskesiylekendilerini gizleyen oligarklara, insanlık katillerine ve halkdüşmanlarına karşıdır.      Hitler ve Naziler de tüm  uluslarıdenetimlerini altına almak, ırkçı ve üstünlükçü bir dünyakurmak istiyorlardı. Ama sonları korkunç oldu. Onların hayaletinidiriltenleri, bu karanlık plana katkıda bulunanları  da aynısonun beklediğini söyleyebiliriz    ve yaptıklarının bedelini enağır şekilde ödeyecekler. O nedenle, birlikte  dayanışma içindeolmalı ve diğer insanlara bilgi vererek uyarmalıyız.  .

(  NOT: Söz konusuaraştırma Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararasıİlişkiler İngilizce Bölümü  Öğretim Üyesi   Prof. Dr. SaitYılmaz’ın  “Covid senaryosu nasıl hazırlandı”  başlıklı3 Nisan 2020 tarihli  makalesinden, Prof. Dr. Roberto Petrella’nın konuşması, ICIJ, BuzzFeed News, Principia ScientificInternational, Wikipedia  ve çeşitli medya kaynaklarındanderlenmiş ve alıntılanmıştır.)

DİPNOTLAR

1Rockefeller Brothers Vakfı 1940’ta kuruldu.

2Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu  (International Consortium of Investigative Journalists, kısacaICIJ),  bağımsız bir uluslararası ağdır. 1997’de Center forPublic Integrity tarafından başlatılan ve Şubat 2017’de tamamenbağımsız bir kuruluş haline getirilen ICIJ, “sınır ötesisuç, yolsuzluk ve gücün hesap verebilirliği” gibi konulardabirlikte çalışan 70’ten fazla ülkede 200’ün üzerindearaştırmacı gazeteciden oluşmaktadır.

32011’de kurulan BuzzFeed News     Trump-Rusya ilişkileriniirdeleyen Steele dosyası   ve FinCEN   dahil olmak üzere bir diziyüksek profilli  haberi kamuoyuna sızdırdı.   George Polk Ödülü,Sydney Ödülü, Ulusal Dergi Ödülü ve Ulusal Basın Vakfıödülünü kazanmasının yanı sıra Pulitzer Ödülleri içinfinalist oldu.

4  Bill Gates, 18 Ekim 2015’te Vancouver’da yaptığı konuşmada,  Afrika’da ortaya çıkan Ebolanın 10 binden fazla kişinincanını aldığını, bir sonrakinin daha kötü olacağını   10milyon kişiyi öldürebileceğini söylemişti.  2017’de yapılanDavos Dünya Ekonomik Forumu esnasında Gates,  salgın hastalıklarakarşı hazırlık amacıyla  bir  girişim (CEPI) başlattı.Salgın hastalıklar konusunda on yıldır kimse   “Bill &Melinda Gates Vakfı” kadar aktif olmadı.  Neden acaba ? 

5  Dr. Petrella, Papilloma virüsü aşısı olan HPV’ye karşı çıktığı  için 2019 yılında İtalya Teramo Tıp Derneği’ndenihraç edilmiştir.

okur

Yazar: Erdağ Duru

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.