Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

       İnsanoğlunun binlerce yıllık macerasında neredeyse her alanı- felsefe, din, tasavvuf, bilim…-son zamanlarda bilinçaltı denen gizemli mahzeni anlamaya çalışmıştır. Ancak, insanlık hâlâ bilinçaltı gerçeğini tam olarak anlayabilmiş değil. Hepimizin kendimizi tanımaya çalıştığı bir dönem olmuştur. Bilinçaltı, benim de son zamanlarda kendimi anlamak adına sıkça karşıma çıkan bir alan oldu. Fakültede aldığım eğitimlere ek olarak bilinç altıma daha derinden bakmaya karar verdim.  Freud’un “Topografik Zihin Modeli”nde olan o “iceberg”in görünmeyen kısmının hayatımızı ne kadar etkilediği sizin için de büyük bir bilinmez değil mi? Kendi zihnimizi, beynimizi tanıyormuşuz gibi yanlış bir algı var. Her gün hayatımızın pek çok yerinde en basit işleri bile yaparken aklımızdan pek çok düşünce geçmiyor mu? Hangimiz, sabah uyandığı andan itibaren, öğleye kadar geçen sürede, düşündüğü her şeyi bir kâğıda yazıp başkasına okuması için verecek cesarete sahip?

       Ben de tüm bu sorularımın cevabını almaya karar verdim. Son zamanlarda yaygınlaşan pek çok eğitimden birine katılıp gizem dünyamı anlamaya çalıştım. Bilinçaltımda olduğunu bildiğim ve beni etkileyen şeyleri keşfetmek adına bir programa katılmaya kara verdim. Yaklaşık on saat süren eğitimin ardından bilinçaltımı değiştirmek adına edindiğim deneyimlerimi sırasıyla size anlatmaya çalışacağım.

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Bilinçaltı Temizlenir mi?

       Her şey bilinçaltının edindiği tüm bilgiyi istisnasız kaydetmesiyle oluşuyor. Biz televizyon izlerken sadece izlediğimiz programa odaklandığımızı sansak da bilinçaltımı sokaktan geçenlerin ayak seslerini ya da bir otomobilin klakson sesini dahi kaydediyor. Geçmişte ailemizden gelen bir değersizlik duygusu varsa hayatımız boyunca hak ettiğimizi tam olarak hayattan alamayabiliyoruz. Sanki bu tüm hayatımız boyunca devam ediyor. İlişkimizde istediğimiz değeri göremiyoruz, iş yerinde beklediğimiz konuma erişemiyoruz… Örnekleri çoğaltabiliriz fakat hala kapasitesinin genişliği tam olarak bilenemeyen bir alanın kirlenmesi mümkün mü?

       Bilinçaltı temizliği yaptırmak istediğini söyleyen birçok kişi işte bu bilgiye sahip olmadığından pek çok umut tüccarının eline düşüyor. Şunu belirtmekte fayda var ki öyle bayram temizliği yapar gibi bilinçaltı temizliği yapmak, diye bir şey yok.  Böyle spesifik bir uygulama tekniği henüz mevcut değil. Bunun yerine “bilinçaltını yeniden düzenleme” kavramından bahsetmek daha doğru olur. “Şöyle gidip köşe bucak bir bilinçaltı temizliği yaptırayım.” derseniz, bu gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Ama edindiğim bilgiler ışığında bilinçaltında bir temizlik yapmak istiyorsanız neyi neden temizlemek istediğinizi önce bulmalısınız. Aslında buna yüzleşmek deniyor.

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Kendinle Yüzleş

       Kendimizle veya hayatımızla yüzleşemediğimiz, hata yaptığımızı kabul edemediğimiz için bilinçaltımızın kirlendiğini düşünüyoruz bir yerde. Değiştirmek istediğiniz şeye net olarak karar vermemiz gerekiyor ki o konuda bir bilinçaltı değişim çalışması yapabilesiniz. Siz net olursanız, temizlenmesi gereken şeyler zaten temizlenir. Böylece bilinçaltındaki herhangi bir kayıttan kaynaklanan “otomatik tepkiler, olumsuz hisler ve olumsuz davranışların” değişmesi mümkün olabilir.

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Nefes Alıyor Musun?

       Açıkça nefes alış şeklimizin hayatımı bu kadar etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim. Nefes alış şeklimin bilinçaltımı etkilediği gerçeği de yüzüme tokat gibi çarptı. Eski çağlarda ne sakinleştirici haplar ne de psikologlar vardı. Peki insanların psikosomatik rahatsızlıkları ortaya çıktığında ne yaptıklarını hiç düşündünüz mü?

       İnsanoğlu binlerce yıldır fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengeyi sağlamak ve korumak için nefes tekniklerini kullanıyordu. Bunlar günümüzde yeni uygulanmaya başlanmış olan bazı nefes terapi teknikleri değil, bunlar “Kadim Nefes Teknikleri”dir. Şimdilerde bunula ilgili klinik araştırmalar yapılmaya başlamış. Dünyaca ünlü bazı doktorlar ve klinikler tarafından tedavi süreçlerine dahil edilmeye başlanan bu egzersizler, özellikle ruhsal ve psikolojik rahatsızlıkların ve stres yüklü, depresif ve endişeli bir zihnin şifa bulmasında ciddi rol alıyor. Stres yönetimi, metabolizmayı hızlandırma, depresyon ve anksiyete gibi daha pek çok sıkıntıya karşı panzehir oluşturuyor.  Günümüzde pek çok otoritenin de hem fikir olduğu gerçek, hastalıkların büyük bir yüzdesinin psikolojik sorunlardan kaynaklanmasıdır. Edindiğim bu bilgiler ışığında burun nefeslerini ve diyafram nefesini hiç kullanmadığımı fark ederek dehşete düştüğümü söylemeliyim.

       Ayrıca bilinçaltı değişiminiz kadar iletişim becerilerinde de karşı tarafı ikna etme ya da bir konuda herhangi bir kişiyi kendinize inandırmakta da nefesin ne kadar güçlü bir illüzyon olduğunu biliyor muydunuz? Evet, ben de sizin gibi bunları bilmiyordum. Fakat aldığım bu eğitimle tüm bu gerçekleri öğrenmiş olduğumu söyleyebilirim.

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Çapalardan Kurtul!

       Katıldığım eğitimlerde en çok etkilendiğim “çapalar” konusu oldu. Hepimiz farkında olmadığımız kara kutulara sahibiz. Bu kayıtlar, birkaç kuşak önce yaşamış atalarımızdan bize DNA yoluyla geçmiş kayıtlar da olabilir, anne karnındaki 9 aylık sürede yaşanmış travmalar da. Annemizin yaşamış olduğu tüm travmaların da bizi etkilediği bir gerçek. Hayatımızın belli dönemlerinde bizi bloke edebilecek derecede travmalar da yaşıyoruz. Doğum esnasında yaşanan travmalarımız bile var. Dokuz yaşına gelene kadar aile ve çevre ortamında yaşadığımız her şey birer çapa olarak bilinçaltımızda sabitleniyor. Hoşlanmadığımız birinin kullandığı bir kokuyu yıllar sonra sokakta yürürken tekrar hissettiğimizde ya da bizde iz bırakan bir sözcüğü bir mimiği sevdiğimiz birinden duyduğumuzda ne kadar da etkileniyoruz? Peki, nasıl kurtulacağız zihnimize demirlemiş bu çapalardan?

       Çapaların ne zaman hangi koşullarda oluştuğunu bulmalıyız. Bize ne hissettirdiğini dürüstçe ifade etmemiz çok önemli. Bu hislerin hayatımızdaki diğer insanlara da genellememesi gerektiğinin farkına varmalıyız. En önemlisi kendimizi affetmeliyiz.

Bilincin Altı mı, Üstü mü?

Hipnoz İşe Yarar mı?

       Hipnozun işe yarayıp yaramadığında önce toplum olarak hipnozun ne olduğunu bilmiyoruz. Neredeyse pek çok insan hipnozu sadece izlediği filmlerden ve kulaktan duyma bilgilerden öğrendi. Tüm bu araştırmalarımın nihayetinde en son olarak hipnoz deneyimi de edindim. Aldığım eğitimin sonunda bilinçaltıma ulaşmak adına edindiğim bu deneyimde aslında hipnozla ilgili tüm sorularımın da yanıtını buldum diyebilirim.

Hipnoz Uyku Mudur?

      Öncelikle hipnoz kesinlikle bir uyku hâli değildir. Bu yanlış gözlemi yapan İskoç Doktor James Braid 1840 yılında bu trans hâline, Eski Yunan’daki uyku tanrısı Hypnosis’ten esinlenerek hipnoz adını vermiş. Kısa bir süre sonra da yine kendisi bu trans hâlinin uyku olmadığını fark etmiş ve hipnoz adının uygun olmadığını açıklamış olmasına karşın hipnoz kelimesi kullanımı devam edegelmiştir.

Hipnozdan Uyanamamak Mümkün mü?

      Hipnoz bir uyku olmadığı için, uyanamamak söz konusu değil. Hipnozdaki kişinin bilinçli kontrolü ortadan kalkmadığı için istemediği sürece hiçbir sırrını söylemez. Belki kişinin kendi hayatındaki bazı bilinçdışına bastırılmış rahatsızlık verici hatıraları ortaya çıkarmakta kullanılabilirse de, bu çok özel ve kesinlikle uzmanlarca uygulanabilecek bir teknik.

Hipnozla Önceki Hayatıma Gidebilir Miyim?

       Önceki hayatlara ve hele geleceğe gitmek mümkün olsaydı sanırım herkes şans oyunları ile tüm hayatlarını hatta zamanın akışını değiştirirdi.

İnsanlar İstekleri Dışında Hipnoz Olabilir mi?

      Hayır! Bu mümkün değildir. Hipnoz kişinin gönüllü isteği ve katılımıyla gerçekleştirilen bir trans hâlidir.

     Aklımızı kurcalayan bu soruları cevapladıktan sonra benim tecrübe ettiğim hipnoz seansı açıkçası bende bir fark yarattı diyebilirim. Seans öncesi bedeninizi olabildiğince rahatlatmanız telkin veren rehberinize tamamen güvenmeniz şart. Aksi halde amacınıza ulaşamayacağınızı söylemek isterim. Seans süresince nerelerde saklı kalmış , kendimin hatırlayabildiğine dahi şaşırdığım bazı görseller ve duygularla karşılaşmam beni oldukça şaşırttı. Bana ait çok fazla farklı yönümün  olduğunu öğrenmekle birlikte seans sonunda bazı yüklerimden kurtuldum diyebilirim. Sizin şu an bana ” Ne gibi şeyler?”sorusunu yönelttiğinizi duyuyor gibiyim. Takdir edersiniz ki bunları açıklamayacağım.

      Yaşamış olduğum bilinçaltı tanıma serüvenimde tüm bunların yanında harika çalışmaları barındıran kitaplara da ulaştım. Bu konuda hazırlanmış birçok kitap var. Boş zamanlarınız da okuyarak daha çok bilgi edinebilirsiniz. Bu alanda uzmanlaşmak istiyorsanız pek klinik psikoloğun hazırladığı eğitimlere de katılabilirsiniz. Kendinizi tanımaktan vazgeçmemeniz ve hayatınıza istediğiniz gibi şekil vermeyi öğrenmeniz ümidiyle.

YAZAR: Şeyda EROĞLU

okur

Yazar: BOZKIR

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.