Beş Günde Tiflis

Beş Günde Tiflis

Beş Günde Tiflis

Yurtdışına çıkmak artık çok kolay. Hele ki bazı ülkeler ne vize istiyor ne de pasaport. Gürcistan da bu ülkelerden birisi. Tatilimiz hem ekonomik olsun hem de doya doya bütün şehri gezelim diyorsanız öncelikle yapmanız gerekenler büyük havayolu firmalarını takibe almak.

Biz biletimizi seyehatimizden birkaç ay önce güzel bir kampanya ile almıştık. Önemli noktalardan birisi bu. Sonrası ise kalacak yer ayarlamak. Eğer gün boyu kalacağınız yerden çıkmayacaksanız otele binlerce lira vermek mantıklı olur fakat biz gittiğimiz yerlerde uzun yürüyüşler yapmayı, şehri turist gibi değil yerli gibi gezmeyi sevdiğimiz için toplamda bir günde 6-7 saat geçireceğimiz bir yer için çok paralar harcamadık. Bunun için küçük bir araştırma yaparsanız uygun fiyata şehir merkezinde butik mekanlar bulabilirsiniz, herkesin zevki farklıdır elbette.

Biz Tiflis ‘e Kasım ayında gittik ve hava buz gibiydi. Bir de Antalya gibi bir şehirde yaşıyorsanız ekstra üşümenizden doğal birşey olamaz. Kışın gidecekler kesinlikle kat kat giyinin. Türk lirası çarpan olarak Gürcü larisinden düşük olsa da fiyatlar bizdeki ile aynı veya daha düşüktü. Biz gittiğimizde 1 lari 1,91 liraya karşılık geliyordu. Havalimanına indiğinizde yanınızda tl olması yeterli. Yani döviz büroları lira da bozuyor. Kazıklanmak istemiyorsanız taksiye binmeyin. Yandex taksi uygulaması Tiflis’te çok işinize yarayacak. Çok fazla valiziniz yoksa otobüs kullanın derim. Havalimanı ile şehir merkezi otobüsle 1 saat sürüyor ve sadece 1 tl. Şehir içi bütün ulaşımlar da yine 1 tl. İlk şaşıracağınız durum bu olacak.

Şehir merkezine gelip otelimize yerleştik ve hemen kendimizi dışarı attık. Farklı tatlar denemeye bayıldığımız için karnımızı yöresel yemeklerle doyurmayı tercih ettik. Tiflis’te ne yenir diye bakınırken  Hinkali dedikleri dev mantılarla karşılaştık ki tadına gerçekten doyum olmuyor. Etlisi ayrı güzel patateslisi ayrı. Mantarlı, vişneli, peynirli çeşitleri de denemeye değer doğrusu.  Bir de haçapuri var, pek matah birşey değil bizdeki pidenin bir çeşidi ama gitmişken denemekten zarar gelmez. Her yemeğe kişniş atttıklarını bilin ve bizim damak tadımıza pek uymadığından sipariş öncesi belirtin. Yöresel tatlılarını deneyin. Gürcü baklavası çok güzel ve az şekerli. Alkolsüz içecek olarak Tarhun için. Alkol alacaksanız şarapları enfes. Yarı tatlı şarabını mutlaka deneyin. Türk kahvaltısı olmadan yaşayamam derseniz türk restoranları bulmakta zorlanmayacaksınız. Yemek yerken kazık yemeyeyim hem de çok lezzetli olsun, aynı zamanda kahve de olsun istiyorsanız Degusto isimli zincir restoran sizi mutlu edecektir.

Uzun uzun yürüyün, ara sokaklara girmekten korkmayın. Lokal mekanlar sizi mutlu edecek. Bit pazarını mutlaka ziyaret edin ve pazarlıksız hiçbir şey almayın. Gürcüce bilmiyorsanız bile herkes rusça bildiği için rusça bilmek işinize yarayacaktır, çünkü ingilizce bilen sayısı oldukça az. Gürcü Ana Heykeli, Old Town, Narikala, Sameba Katedrali, Mtatsminda Park, Barış Köprüsü, The Chronicle of Georgia, Vake Park, Royal Baths görmeniz gereken yerler arasında. Biz en çok The Chronicle of Georgia’ yı sevdik. Bu anıt mutlaka ama mutlaka görülmeli ki tabi tarihe taş parçası gözüyle bakmıyorsanız.

Unutmadan yolda size birileri yanaşıp birşeyler anlatmaya çalışıyorsa bilin ki dilencidir ve ne yazık ki çok fazlalar. Dikkatli olun 🙂 kumarhaneye gitmeyecekseniz 3-4 bin lira ile iki kişi rahatlıkla beş günü dolu dolu geçirebilirsiniz. Yeni keşiflerde buluşmak üzere :)) 

okur

Yazar: Ozgurflg

Sadece insan olmaya çalışan, hayatının ilk ve son gününü yaşayan bir varlık.

Blog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.