Ben işe yaramaz bir koalayım

Selam, nasılsın.Umarım iyicesindir. Öncelikle bu yazıyı okuyorsan tebrikler.Demek hala hayattasın. Bir sonraki zombi salgınından da başarıyla çıkacağından kuşkum yok. Sen hepsini atlatırsın bu saatten sonra.

Şimdi ki yazım yine karman çorman olacak. Benim en büyük tembelliğim bir planımın olmaması. Bir A ya da B planım yok yazarken. O an ne istiyorsam onlar dökülüyor düşlerimden.

Dwight D. Eisenhower bir keresinde şöyle demişti: “Karamsarlık daha hiçbir savaşta galip gelmemiştir.

Bu söz bana birilerini hatırlattı. Aradan 10 yıl geçti ve hala aynı yere aynı düşünceyle bakan birini. Böyle bir şey mümkün olabilir miydi? Halbu ki her şey değişir demiştik. Hani her gün uyanıyoruz bir şeyler yapıyoruz gün içinde. Aynı şeyleri yapsak bile aslında yaptığımız şeyler tamamen aynı değil. Bu da her günümüzü bir öncekinden farklı kıllıyor. Ama insanı karamsırlağa da sürükleyebilir. 

“Ben işe yaramaz bir koalayım!”  

Hayır,hayır. Öyle değilsin. Sen amaç taşıyan bir ışık işçisisin. Hepimiz bir ya da birkaç nedenle buradayız. Ve onları keşfetmeliyiz. Keşfetmenin sırrı da bence hareket etmek. Evet. Hareket etmek. Sabit durmak ve hareket etmek pek çok şeyi değiştirir. Yeteneklerimiz var ve bunları sadece bir şeylere dokunarak anlayabiliyoruz. Yani sen işe yaramaz biri asla olmayacaksın bu teoride. Zamanın bir yerinde bir görevin olduğuna inanıyorum. İşte o anlarda ama fark ederiz ama etmeyiz seçimlerimiz devreye girecek. Umarım mucizemizi kucaklamak için bir şansımız olur.

Endişelerimiz,korkularımız,heyecanlarımız,tereddütlerimiz bütün bu duygular ve benzerleri geçicidir. Bu duyguyu çocukluk zamanlarında da yaşadın şimdiler de de yaşıyorsun muhtemelen. Benzer ya da daha önce denk gelmediğin bir durum olabilir. Ama şunu hatırlamalısın. Bunların ortak özellikleri daima geride kalırlar. En büyük acılarında, bu asla bitmeyecek dediklerinde. Bitti.Bitecek. Her zaman iyi düşün. O kadar kafana takmana gerek olmadıklarını hatırla. Gezegene sayısız ışık yılı uzaktan baksaydık buranın bir nokta gibi görüneceğini düşün hatta belki kayboluruz.

“Kazanmakta olduğunuz bir oyunu hiç bir zaman değiştirmeyin,kaybetmekte olduğunuzu değiştirin.”- VİNCE LOMBARDI

Sana bir genç olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hayat hiç bir an planlanıldığı şekilde gitmeyecek.Her zaman başka oyuncular olacak. İyisiyle kötüsüyle o oyunculara ihtiyacımız var. Maçı tek başımıza sürdüremeyiz. Hiç bir an iş işten geçmeyecek. Her yaşta alabileceğimiz güzellikler ve yenilikler olacak, kayıplarımız olacağı gibi. Bu kayıp kazanç dengesinde biri üstte biri altta olacak. İşte onun belirleyicisi genelde biziz. Her adımın en iyisi olmalı. 

Babam hep şunu der “Ne yapıyorsan yap. En iyisini yap. Ne yapıyorsan yap. En iyisini yap.

Mükemmel bir iş çıkartmak isteyip “Bu iş galiba benlik değil” dediğin olmuştur. O anlar da izin ver düşlerin devreye girsin. Burada yasaklar yok gerçek dünyada ki gibi özgürlükler kısıtlanmaz. Eski zamanlar da yaşayan insanların bıraktığı mirasları günümüzde dünyanın harikaları olarak tanıyoruz da şimdi daha da gelişmiş bir toplum da neden daha iyilerini yapamıyoruz? Bu herkesin yapacağı işler değil mi? Hayal etmekte bir yetenektir. Ne konuşacağını kafanda canlandırıp binlerce kişiye sunum yapmak. Robotik bir cihazın her detayını düşünerek kodlama yapmak, grafik harikası bir film için tasarımı harekete geçirip yeni bir dünya tasarlamak. Evet bunlar yapıldı. Biz de kendi alanımız da harikalar yaratabiliriz.

Eğer kendimize inanmıyorsak, kendi düşüncelerimize güvenmiyorsak bir başkası neden bize inanıp güvensin.

Volkan KARTAL

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum