Sosyal Medya Psikolojisi

Sosyal Medya Psikolojisi

Dijitalleşmenin doğal bir sonucu olarak vuku bulan sosyal medya, günümüzde korona salgınıyla birlikte iş hayatından tüketim alışkanlıklarına, iletişimden eğitime yaşamımızın her alanın nüfuz eden, insan hayatını adeta işgal eden bir unsur haline gelmiştir.  Instagram, facebook, twitter… gibi uygulamaları ile tanıdığımız bu mecra en basit akıllı cihazların bile ulaşım sağlayabildiği genel manada ismine ‘’sosyal medya araçları’’ olarak nitelendirdiğimiz teknoloji platformudur.

Günlük hayatta kullandığımız araçlarla kıyaslandığında büyük bir fark gözlemlenmektedir. Örnek vermek gerekirse çoğunlukla çocukluk çağının son bulmasıyla veda ettiğimiz bisikletlerimizi düşünebiliriz. Eğer yaşamınızın bir kesitinde bisiklet sahibi olduysanız bu aracın siz herhangi bir kuvvet uygulamadıkça olduğu yerde kaldığını ve siz direksiyon başına geçmedikçe ilişki kuramayacağınızı bilirsiniz. Peki aynı durumu Instagram kullanıcıları adına irdelersek neler gözlemleriz? Her adımınızı takip eden, özellikle ilgilendiğiniz içeriklerle ekranlarınızı besleyen, sizi olağanca meşgul eden, beğeni-mesaj gibi aldığınız bildirimlerle sistemden uzaklaşmanıza fırsat vermeyen bir mecradan bahsediyorum. Bu yalın karşılaştırma ile sosyal medyayı ‘’araç’’ olarak ifade etmenin temel bir hata olduğunu kabul etmelisiniz. Şayet bir şey araçsa olduğu yerde kalır ve sizi sabırla bekler.

Teknoloji Endüstrisi Nedir?

            Her yıl milyarlarca dolar harcanan bir sistemi hayal edin. Bu endüstri içerisinde her bilim dalından binlerce insanı tek çatı altında çalışmakta ve hepsinin yegâne amacı kullanıcılarının dikkatini çekmek ve daha fazla süre harcatmaktır. Teknoloji endüstrisi gibi büyük bir sistem karşısında insan bir nokta kadar yer kaplamaktadır.

Sosyal Medyanın İnsan Psikolojisine Etkileri Nedir?

Sosyal medya, insan psikolojisini oldukça farklı yollarla etkilemektedir. Yapılan paylaşımlarla, aldığımız beğeni ve yorumlarla ve bize haz kaynağı olacak her adımda beyindeki ödül mekanizmalarını özellikle dopamin reseptörünü doğrudan aktive etmektedir. Dopamin, beyinde zevk ve arzu duygularını düzenleyen kimyasaldır. Bu hormonun bizlere kattığı şey basitçe eylemlerimizden zevk almamızı sağlamak ve bizlere ‘’bunu sevdim tekrar yap’’ gibi bir emirle uyarmasıdır. Bağımlılık konusunun araştırılmasında temel alınan hormonlardan biridir. Sosyal medya, doğru kullanımda bizlere fayda sağlayabileceği birçok alan(iletişim,gelir,eğitim…,) gibi bilinçsiz kullanıcı tarafında zararları(depresyon,anksiyete,dikkat bozukluğu…) da oldukça fazladır.

Kullanıcı Terimi Nedir?

Toplum içerisinde uyuşturucu satıcıları ve yazılım sektörlerinin geneli müşterilerini ”kullanıcı’‘ olarak adlandırırlar. Bu kullanıcılar ürünlere ücret ödemezler sanal bir özgürlük hâli ile sistem içerisinde dilediğince aktif olma hakkına sahiptirler. Sosyal medyayı bir çarşı olarak düşünürsek bu çarşıda satılan ürünlerin insanlar olduğunu bilmeliyiz. Kullanıcı olarak bizleri sık karşılaştığımız bir söz düşündürüyor, ‘’bir ürüne ücret ödemiyorsanız ürün sizsiniz.’’

Sözün Özü

            Tüm bu gerçeklerle barıştıktan sonra neler yapabiliriz?

  • 1.Sosyal medya mecrasının büyük bir sistem olduğunu  ve küçük bir parçadan ibaret olduğumuzu bilmeliyiz.
  • 2***.Bu makalenin de kaynağı olan The Social Dilemma(Sosyal İkilem) belgeselini aile üyeleriyle birlikte izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
  • 3..Basit bir testle kendimize ve çevremize şu soruyu yöneltmeliyiz: Sence ne kadar kullanıyorsun? Aldığınız skorlar ne kadar tutarsızsa yanlış kullanıma ve bağımlılığa bir o kadar yakınsınız.
  • 4.Her yeni güne uyandığınızda beden ve beyin işlevleri bakımından en zayıf olduğunuz andır. Uyanır uyanmaz aradığınız ilk şey bağımlılığa en yakın olduğunuz şeydir. En azından uyandıktan sonra 15 dakika kadar ihtiyaç değilse dijital emziklerden uzak durmalısınız.
  • 5.Eğer sosyal medyanın size faydadan çok zarar getirdiğine kanaat getirirseniz sosyal medya detoksu uygulayabilirsiniz. (internet üzerinde uygulama bilgisi alabilirsiniz)
  • 6.Sosyal medya dünyası işlevselliğinize(iş,aile,yaşam) zarar veriyorsa bu konuda bir uzmandan destek almalısınız.
  • 7.Bu konuda ben zaten zararlarını biliyorum, bana zarar veremez gibi bir düşüncedeyseniz(ben dahil) bu makaleyi baştan okumalısınız.
  • 8.Sosyal medya mecralarını kullanmak tamamıyla zarar göreceğiniz anlamına gelmez teraziyi doğru tuttuğunuz sürece oldukça yarar sağlayabilirsiniz. Üretici değilseniz tüketici konumunda olduğunuz bir gerçek.
  • 9.Aile içerisinde düzenleyeceğiniz takvime göre bir saatlik teknoloji ürünlerinden uzak aktiviteler(sohbet, oyun, kitaplar) başlarda zor gelmekle beraber alışkanlığa döndükçe faydalarını hissedeceksiniz. (En değerli olanı bir kitabı yedi parçaya bölüp her gün bir parça okumak
  •  Klinik Psikolog Ferhat BEKE
  • Soru ve iletişim için:psikologferhatbeke@gmail.com

okur

Yazar: Ferhat-Beke

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum