Yaşayan Ölülerden misin?

  The walking dead dizisini bilir misin? Kısaca dünyaya bir virüsün yayılmasıyla insanlar zombi dediğimiz korkunç yaratıklara dönüyor ve sonrasında bu durum dünyanın sonunu getiriyor diyebiliriz.Kalan bir avuç insan da kendi yaşam mücadelesinde hayatta kalmaya çalışıyor.Şimdi buradan çıkarak bir tür metafor oluşturacağım.

Dünyamıza gelen korona virüsü tek başına gelmedi.Yanında hediyesi olarak zombi virüsünü de bulaştırdı bizlere. Şu an birçoğumuz yürüyen ölüleriz ama haberimiz yok.Çünkü bir yaşayan ölüyseniz hissetmezsiniz ve ne olup bittiğini anlamazsınız.Tek bir derdiniz vardır o da : açlığınızı gidermek.

İnanmıyor musunuz ? Bir etrafınıza bakmayı denesenize.Her tarafta sizi yemek istercesine somurtkan suratlar, terk edilmiş restoranlar, bir tane daha fazla ekmek için birbirlerini boğanlar ve hiçbir şey hissetmeyen bizler…Alın size modern çağımızın yaşayan ölüleri. Özellikle şu günlerde mutasyona uğramış koronadan bile hızlı yayılıyor.

Peki ne oldu da bize böyle olduk? Ya da bunun bir çaresi yok mu doktor? Bir reçetesi falan da yok mudur?Günde birkaç kez almamız gereken ilaçlar var tabi.

Ne olduya gelirsek.Bence modernlik oldu.O kadar modern ve çağdaş olmaya çalıştık ki kalplerimiz de taştan yapılara döndü.İnsanlarla aramıza modern duvarlar diktik. Ve koronanın da gelmesiyle yine arada sırada dışından çıktığımız o duvarlar üzerimize gelmeye başladı.Sevdiklerimizin değerini bilmeliymişiz diye hayıflanmaya başladık.Yani kendi ellerimizle ördüğümüz modernlik duvarımıza korona da gelip baharatını tuzunu ekledi.Kaldık öyle çorba gibi.Soğumaya bırakılmış halde.

Çaresi olmaz mı diye endişelendiysek, neyin çaresi yok ki şu dünyada. Her ne kadar dünyanın diğer adı çaresizlik ve adaletsizlik batağı da olsa bir umut hep vardır.Bu da biz insanoğlunun sihirli yeteneği işte.Çaresizliğe battıkça yanan bir ışık sistemimiz var.Bizim sistem bozuksa da bir başkasının ışığıyla aydınlanabiliyoruz.Işığa uçuşan ateş böcekleri misali ne kadar hissetmeyen yaşayan ölülere dönsek de ışığa yöneliyoruz.Işığı bulmak iç güdüsü olduğu sürece çare hep vardır.

Son olarak reçetesine gelirsek.Reçetesi de yine biziz.İnsanlar, sevgi ve aydınlık. Korona her ne kadar ilaçlarımızı kaçırıp saklayan bir baş belası da olsa yapacak bir şey yok.Aldığımız doz kafidir.

Unutma,yalnız değilsin.Yaşan ölüler diyarına herkes mutlaka hayatının bir kısmında girer.Önemli olan geri dönüş biletini en kısa sürede alabilmek.Çünkü dünyanın ışığa ihtiyacı var.Dünyanın bize ihtiyacı var.Yaşayan ölüler olmayan halimize…

okur

Yazar: Masal Aslan

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.