Yarını kurtarmak

Hayatta bazı kötü şeyler yaşamış olabiliriz. Herkesin zor anları, zor günleri olmuştur. Ben yakınımızın, çok sevdiğimiz insanların vefat haberini almadığımız sürece her şeyin aşılabileceğine inanıyorum. Çünkü birinin yokluğuna alışmak çok zor gelebilir insan bünyesine ama geriye kalan her şey geçer ve yerine pozitif duygular gelebilir.

Öncelikle yepyeni bir çevreye, yepyeni hayallere, yepyeni duygulara sahip olmalıyız. Neden yepyeni kelimesinin bu kadar üstünde durduğumuzu sorarsanız da bunu şöyle açıklayabilirim; sokrates ‘Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendinden başlamalıdır’ demiş. Ben bu kendinden kelimesinin yetersiz algılandığını düşünüyorum. Kendinden başla diyince neden sadece biz olarak algılayalım? Bence burada ailemizden, düşüncelerimizden, arkadaşlarımızdan, önyargılarımızdan, duygularımızdan ve en son olarak da dış görünüşümüzden bahsediyor.Yani bizim biz olmamızı etkileyen-engelleyen her şeyden. Eğer gerekliyse veya biz memnun değilsek kendimize gelmek için bunlardan ayrılmamız gerekebilir. Değişiklik her zaman insana en iyi gelen ilaçtır.

Geçmiş de ‘yarını kurtarmak’ mentalitesinde büyük bir yere sahiptir. Tabi ki burada geçmişi unutmalıyız diyemem. Sizin canınızı yakan insanları affedin, yaptıklarını unutun da demiyorum. Ben sadece geçmişinizi affedin diyorum. Çünkü o anı yaşamalıydınız. Yaşamasaydınız şuan burada olmazdınız. Belki çok zor geçti, belki çok canınızı acıttı ama belki de hiçbir öğretmenin size öğretemeyeceğini öğretti. Geçmişinizi bağışlayın ve ondan ders çıkarın. Emin olun böyle bakınca her şey değişiyor ve dünyanız yavaş yavaş renkleniyor.

Diğer bir maddeyse öz motivasyon ve gelişim. Öz motivasyon içimizden gelen yada dışardan tetiklenerek bizi harekete geçiren güçtür. Bu güç eğer dışarıdan geliyorsa birden çok şey ile sağlayabiliriz. Annemizin hayat hikayesinden, bir şiirden, bir şarkı sözünden, hayalimizdeki bir detaydan… Herkesi harkete geçirecek, herkese motivasyon sağlayacak bir şey illaki vardır. Onu bulmak ise kişiye kalır. Gelişim konusuna gelince ise bununla ilgili klasik şeyler söylemek istemiyorum kitap okuyun, podcast dinleyin gibi. Ben sadece ülkemiz, geleceğimiz ve en önemlisi kendimiz için en iyisini ne olarak görüyorsak onu yapmamızı öneriyorum. Trendleri, dünyayı yakalamak daha da önemlisi o trendleri ülkemizin oluşturması çok çok önemli bir konudur. Açıkçası ben her gencin bu şekilde düşünmesi ve bu doğrultuda hareket etmesini isterdim.

Ve son olarak yarınımızı kurtarmak için bugünümüzü çok iyi değerlendirmeliyiz. Yarın için, bugün bize verilen en büyük armağandır. Yapamayacağımız hiçbir şey yok. Düzenli, planlı ve biraz da gözü kara bir kişiliğe sahip olursak bence her şeyi yapabiliriz. Bunun için çok çalışmamız, onu çok fazla istememiz ve düzenli olarak üstüne katarak ilerlememiz yeterli olacaktır. Gayet basit.

İşte yarınımızı kurtarmak konusunda bahsedeceğim şeyler bunlar. Bu yazıya veda etmek için ise şu sözleri seçtim :

Yarını iyileştirmenin tek yolu, bugün neyi yanlış yaptığını bilmektir. ROBİN SHARMA

yazar

Yazar: APİC

Çabalayan biri.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.