Mucizeyi Başarmak

Bütün fırtınalarım, çelişkilerim, kendimle ve çevremle çatışmalarımı bitirdim. Son beş yıl benim için yaşamın yeni bir başlangıcı. İnsan olarak çok saf biriyim. Saflığım aptallık anlamında değil tabi. Şu ana kadar öz yüreğimi, doğallığımı, basit yaşam felsefemi, sevgimi, dürüstlüğümü, içimdeki yaşama sevincini ve hayalimdeki aşkı ve sevgiyi hiç bozmadım. Bunun için hep mücadele ettim. Artık bir kişiye hak ettiği kadar değer vermem gerektiğini fark ettim. İnsanlara olduğundan fazla değer verildiği zaman aslında kendi değerinden bir şeylerin gittiğini net bir şekilde anlıyor. İnsanlar kendi iç çelişkisini kabul etme ve mücadele etme cesaretini gösterememektedir. Sürü psikolojisi. 

gün batımında kollarını açıp sevinen insan

Toplumsal çevrenin düşünce tarzıyla aynı. Kendi yaşamları için sürünün dışında olma cesaretini göstermeye korkuyorlar. Yani birey olma özelliklerine sahip değiller. Hal böyle olunca birey olana, kendileri dışında kişilik yapılarına farkında olmadan düşmanlar ve saldırıyorlar. Nedeni ise altbenlerindeki olmak isteyip de olamadıkları kişilik yapılarına karşı savaşarak yada değersizleştirerek egolarını tatmin etmek. Aslında yunusun dendiği gibi “Her neyi arıyorsan kendinde ara” sözü insanın derinliğini anlatıyor.

Ne kadar yaşamın içerisinde zorluklarla karşılaşmış ve bu zorluklara karşı pes etmeden direnmişsen, kendi eksiğini kabul edip geliştirmeye çalışmışsan aslında o kadar pişmiş ve olgunlaşmışsın demektir. İnsanın mücadele edip etmeme özelliğini ise çocukluğundan itibaren ebeveynlerinden aldığı sevgi ile doğru orantılı olarak ilerliyor. Bu sevgi güçlü ise koşul ne olursa olsun kişi mutlaka mücadele ederek kişilik yapısında ve dış dünyaya karşı dirençli oluyor.     Düştüğüm bütün ruhsal ve çevresel sıkıntılarının her birini aşmak için bunu mutlaka üretkenliğe dönüştürmelisin. Örneğin, lise yıllarımda yaşam koşullarından dolayı kahvede babama yardım etmek zorundaydım.

Bu koşullar bir yandan öz güveni geliştirirken, bir yandan da iç dünyamda çöküntülere sebep oldu.  Düşünün ki 9.sınıftan itibaren hafta içi okula gideceksin. Okuldan geldikten sonra kahveye girip müşteriye hizmet edeceksin. Her gün sigara dumanının altında, okey taşlarının çıkardığı gürültü ortamında çalışacaksın. Evlerinde itibar görmeyen insanların kahvede veli nimet olmaları sebebiyle nasıl ego yaptıklarını anlayacaksın. İnsanların ruhsal durumunu öğrenmek için kahveler vs. çok iyi bir laboratuvar ortamı. Bu ortamda insanların evlerinde mutlu mu , öz güveni var mı, öz değeri yerinde mi, paylaşımcı mı vs. Hep olumsuz muydu bu durum? Tabi ki hayır.

Bu esnada para kazanabilmenin öz güvenini kazandım. Sabırlı olmayı öğrendim. Yaşımın üzerinde olgunlaştım. Tabi ki bunlar duygusal gelişimi yerli yerine oturtan ortamlar değildi. Sonuç olarak.    Ben mucizeyi temsil ediyorum. Neden mi? Bu koşullarda milyonlarca çocuk yaşta çalışan veya çalışmak zorunda olanlar var. Bağlamayı ve müziği çok seviyordum. Bir gün bir arkadaşımdan bir parça öğrendim. Bu öğrendiğim parça çok basitti ama beni bu günlere getiren bir araç oldu. İlk parçayı öğrendikten sonra, bu benim için çok değerli ve beni o anda mutlu eden araç oldu. Ve o andan itibaren müziği ve enstrüman çalmayı kendime hedef olarak belirledim.

Müzik eğitimi almam gerekiyordu. Bu da ancak üniversite sınavını kazanıp Ankara gitmem gerekiyordu. Amacıma ulaşmak  için çok çalıştım ve Hacettepe matematik bölümünü kazandım. İlk işim bağlama kursuna yazılmak oldu. Kursa başladım bir yılda çok şey öğrendim. Amacıma ulaşmanın mutluluğunu yaşadım. Bu süreç benim için birçok şeyi başarabileceğim duygusunu, mücadele, üretkenlik duygusunu geliştirdi. Basit bir türküyü bağlamayla çalmasını öğrenmem benim bütün hayatımı değiştirdi. Hayallerimi kişiliğimi, sosyalliğimi değiştirdi. Saz sayesinde üniversiteli oldum. Üniversite sayesinde sosyal aktivitelerle kendimi yüz seksen derece değiştirdim. Ve sonunda şu anda 26 yıllık matematik öğretmeniyim.

Sonuç aslında hiç ummadığımız bir zamanda basit karar olarak düşündüğümüz  o kararımızın peşinde koştuğumuz zaman, sonucunu bizimde tahmin edemediğimiz güzelliklere evriliyor.      Aldığımız kararlar ne olursa olsun mutlaka yılmadan uygulayalım. Artık yaşamdaki bütün amaçlarım elimin altındaydı.Hayalimizdeki hangi amaca ulaşmak istiyorsak buna önce kendimiz inanmalıyız. İnandığımızda bilinsin ki sabır ve mücadele bizlere başarıyı mutlaka tattıracaktır. Sevgi yoldaşınız olsun…

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları