600'den fazla erkeğin ölümüne yol açan kadın; Giulia Tofana

   Öncelikle merhabalar , bir suçluya hak vermek mümkün müdür? yoksa sadece bir canilik midir? peki ya ya haklı sebepleri var ise?       

        Bugün size 600’den fazla erkeğin ölümüne yol açan Giulia Tofana’nın hikayesinden biraz bahsedeceğim.       

       Doğum tarihi bilinmeyen Giulia Tofana , rönesans döneminde İtalya’da doğmuştur. 13 yaşında annesinin babasını zehirleyerek öldürmesiyle ,aslında acı ile ilk tanışmasını yaşamıştır.      O zamanların İtalyasında kadınlar değer görmezlerdi, ailelerin istedikleri kişilerle evlendirilir , erkeklerin egemenlikleri altına girer,, istemedikleri bir hayatın kapısını açmaya zorunda bırakılırlardı. Çünkü evlenmezseler sokaklara düşerlerdi. İşte bu yüzden onlara göre evlilikten kurtulmanın tek yolu kocalarının ölmesiydi. Kocalarını istemiyorlardı.  17. yy. Roma’sı suç yeraltına sahipti. O dönem birsürü simyacı, kimyacı ve eczacı yaşamakta ve denemelerini aktif olarak sürdürmektelerdi.

 

    Giulia kendisini toparlamayı başardı ve eczacılarla, simyacılarla vakit geçirmeye , onların yanında çalışmaya başladı. Daha sonra evlenen Giulia bir kız çocuğuna sahip oldu. Ancak kocasını kaybetmesiyle ve dul kalmasıyla beraber kızıyla birlikte Napoli’ye ve ordan Roma’ya geçtiler. Julia dikkat çeken , oldukça güzel bir kadındı. Daha önce eczacıların yanında kazandığı tecrübeleri kullanarak kendi işini açmaya karar verdi. Çok geçmeden kararını hayata geçirdi. Ancak kimsenin onun kurduğu zehir fabrikasından haberi yoktu. Ürettiği, içinde arsenik, kurşun ve beldananın bulunduğu düşünülen ‘Aqua Tofana’ adını koyduğu kokusuz, tatsız, renksiz bir zehirden kimsenin haberi henüz yoktu. Bu zehiri makyaj malzemelerinin içine saklıyordu ve bu yolla kimsenin ruhu orada zehir olduğunu duymuyordu.  

    Giulia , bu zehri kocalarından kurtulmak isteyenler kadınlar için yapmıştı ve uzun bir süre geçmeden satmaya başladı, kadınınlar arasında yayılan bu zehir kısa süre sonra oldukça ünlü olmuştu ve Giulia birçok müşteri kazanmıştı. Bir süre sonra Giulia ,Rahip Pederin de rızasıyla onu işe aldı ve artık beraber çalışıyorlardı, Peder, suç ağının genişlemesi konusunda epey yardımcı oluyordu Giulia’ya. Cilde iyi gelen , gençleştirdiği ve cildi yenilediği söylentisini yaydılar. Artık herkes Aqua Tofana’yı böyle tanıyordu. Ve Aqua Tofana’nın yavaş işleyen , hızlı öldüren özelliği sayesinde kısa süre içerisinde birsürü erkek , kadınları tarafından öldürülmüştü. Makyaj malzemesinin içine koyulduğu için kadınlar makyaj malzemesi satın alır gibi sokuyordu evlerinin içine Aqua Tofana’yı. Giulia , kadınlara kocaları öldükten sonra çok üzgün görünmeleri, ve otopsi istemeleri gerektiğini söylüyordu. Çünkü hiçbir şekilde bu zehir ne otopside ne de kanda bulunamıyordu,  herkes bu ölümlerin doğal sebeplerden olduğunu düşünüyordu, her ne kadar 17. yy polisinin dikkatini bu toplu ölümler epey bir çekse de , otopsiden ve kandan hiçbirşey çıkmadığı için kimseyi suçlayamıyorlardı.

.       

       Bu plan 20 yıl boyunca uygulanmaya devam etti, ve sonucunda 600 den fazla erkeğin ölümüne sebep olan Giulia, bir çorbadan dolayı yakalanacağını belki de hiç düşünmezdi. Bir kadının aldığı Aqua Tofana’yı kocasının çorbasına döktükten sonra kocası tam bu çorbadan bir kaşık alacakken kadının aniden pişman olup ona herşeyi anlatmasıyla Giulia’nın sırrı öğrenildi, ve polislere bildirildi.

     Bir kiliseye kaçan ve kilisenin onu kabul etmesiyle orda saklanmaya başlayan Giulia , durmamıştı, Aqua Tofana’nın üretimine bir süre de burada devam etti. Ancak bir gün bir dedikodu yayıldı, Giulia, sonunun yaklaştığının farkında değildi. Bu dedikoduya göre Giulia tüm şehrin suyuna bu zehri akıtacaktı ve herkesin ölümüne sebep olacaktı. Duyan herkes kümeler halinde kiliseyi bastı ve Giulia’yı polise teslim etti. 1633-1651 yılları arasında 600’den fazla erkeğin ölümüne sebep olan Giulia Tofana , 1659 yılında Roma’da idam edildi ve hayata gözlerini yumdu.

        Evet , Giulia Tofana’nın hikayesi böyleydi. Ölümünden sonra bile yüzyıllarca daha insanların korkmasına yol açan Giulia haklı olabilir miydi, yoksa fazla mı ileri gitmişti? Fakat o kadınların özgürlüğünü sağlaması göz ardı edilebilir miydi , bu bir haklılık payı katar mıydı Giulia’ya ? 

      Peki ya , sizin daha önce hiç bir suçluya hak verdiğiniz oldu mu?..                            

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.