Susma HAYKIR! Kadına Şiddete HAYIR!

Susma HAYKIR! Kadın Şiddete HAYIR!

Kadın nedir? Kadın olmak neyi gerektirir? Kadınlığın kuralları var mıdır? Kadın ne zaman gülmeli?

Kadın toplum içinde nasıl davranmalı? Kadın hizmet etmeli mi? Kadın çocuk doğurmak zorunda mı?

Kadın evinde beklemeli mi? Kadın sizce gezmemeli mi? Kadın sadece ev işleri mi yapmalı?

Kadın okumalı mı? Kadın her işi yapamaz mı her yerde çalışamaz mı?

Kadın akşam dışarı çıkıp yürüyemez mi? Kadın nasıl isterse öyle giyinemez mi?

KADIN NEYİ NASIL İSTERSE ÖYLE YAPMALI!

Kadın nedir ben söyleyim size birkaç kelimeyle. Kadın berekettir, kadın yeri geldiğinde sana yol yeri geldiğinde sana yoldaş olandır. Kadın şefkattir. Kadın candır, canandır. Kadın olmak yeryüzündeki en zor şeydir.

Okan Bayülgen’in bir sözü vardır, “Düşen sütyen askın yok. Canını acıtan ağda, cımbız yok. Duştan sonra saatlerce uğraşacağın saçın yok. Karnında taşıyacağın bebek yok. Sancısını çekeceğin reglin yok. Cinsel ilişkiye girsen kaybedeceğin hiçbir şey yok. Tek başına gece dışarı çıksan laf atacak kimse yok. Şort giysen bakacak insan yok.. Altı üstü bir adam olacaksın. Onu da olamıyorsan geber daha iyi.”

Kadın  olmanın kuralları var mıdır?

Hayır yoktur. “Kadın dediğin evinde durur eşine çocuğuna bakar öyle sağda solda gezmez.” diyen adamın sabah namus hakkında ahkam kesip akşam pavyona gitmesi değildir adamlık. Sen kendi egonu pavyon gibi sahte sözler ve sahte sevgi ilişkileriyle tatmin etmeye çalışırsın sadece. Çünkü gerçekte sana bunları söyleyecek insan olmaz. Adamlık bu değildir.

Bir elinizdeki beş parmağın izini kadının tenine geçirmek değildir adamlık, o beş parmağını tarak yapıp kadının saçını taramaktır adamlık.

Kadın ne zaman gülmeli, kadın peki her gülüşünde mutlu mu yoksa acılarını tebessümle mi örtmeye çalışıyor? Bu ancak bir muamma olabilir. Bunu sadece kadınlar bilir. Acının o tatlı maskeli tebessümü.

Kadın istediği her yerde güler kardeşim isterse kahkaha atarak güler. Bunu sorgulamak ne bir erkeğe ne de bir  kadına düşer.

Neymiş efendim kadın dediğin herkesin içinde kahkaha atmayacakmış. Bu söze çok büyük kahkaha attık.

Kadın hizmet etmek zorunda değildir. Bir kadın çocuk doğurmak zorunda da değildir. Bir kadın evlenmek zorunda da değildir ister 25’inde ister 55’inde evlenir. Fakat Türk toplumunda “Evde kalmış.” sözü ne yazık ki var. Kadın eğer 30’undan önce evlenemezse cahiller evde kalmış damgasını yapıştırıverirler üzerine. Evlenirsin çocuk istemezsin ama cahillerin buna da bir damgası vardır ne derler biliyor musunuz “Hasta yada kısır herhalde ondan olmuyor çocuğu.”

Kadın dediğin evde çocuk bakar okumak neyin nesiymiş!

Ahh o eski gözünü sevdiğimin kadınları okusa ne doktorlar ne mühendisler ne mimarlar ne öğretmenler vardı. Yobazlık her toplumda vardı ve var olmaya da devam edecek. Ama diğer kadınlar susmayacak bağıracak hem de bas bas bağıracağız. Her işi yapıp her yerde her sektörde olacağız.

Allah erkeği üstün kıldı fakat kadını dövmek için değil kadını korumak için.

Feminizm diye bir olay teoride var sadece. Feminizm her yerde yoktur. Kadın ve erkek hiçbir zaman eşit olmadı. Kadın erkekler tarafından hep güçsüz göründü. Zira bazı erkekler için güç kastan ibarettir. Bilmiyorlar ki kadının olduğu yerde huzur vardır.

 Güç sadece kastan, etten, kemikten ibaret değildir.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum

  1. İnsanların hafızalarında, akıllarında, özellikler hayatlarında yer edinmesi gereken şeyleri burada dile getirmeniz çok güzel. ‘Bu şekilde bunları yazarak hiçbir şeyi düzeltemezsiniz.’ lafına asla katılmıyorum ki zira etrafımızda da bu tür çok insan var. Bu adaletsizliği duyurabilmek için her mecrada elimizden gelebildiği kadar birlik olup bağırmamız gerektiğini düşünenlerdenim. Yazınız için tekrardan tebrik ederim. Daha adaletli günlerde yazma dileğiyle…