Türkiye’de Başarının Başarısızlaştırılması Meselesi ve Ego Savaşları

Ünlü oyuncu Haluk Bilginer, 47. Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Şahsiyet dizisindeki performansıyla en iyi erkek oyuncu seçildi. ABD’de düzenlenen bir törenle Haluk Bilginer ödülünü aldı. Sahneye çıktığında bir dönem İngiltere’de yaşamış olmasının da verdiği katkıyla iyi bir İngilizce ile konuştu. “İçinde yaşadığımız toplumun bellek kaybı yaşamadığından emin olun” diyerek şık bir incelikle ödülü kızına ithaf eden Haluk Bilginer, Emmy kazanan ilk Türk oldu.

Türkiye’de pek çok kişi gurur ve mutluluk dolu cümleler yağdırdı Haluk Bilginer’e. Sosyal medya adeta yıkıldı. Pek çok ünlü oyuncu da Haluk Bilginer’i kutladı. Haluk Bilginer önceki gün ABD dönüşü havalimanında çiçekler ve kameramanlarla karşılandı. En çok dikkat çeken şey Haluk Bilginer’in mütevazı haliydi. Nazik bir şekilde kısa cümleler kurarak bu ödülü kendisinden çok Türk halkı adına aldığını ve ülkesini böyle bir platformda temsil ettiği için onur duyduğunu belirtti.

haluk bilginer türkiye'nin en yakışılık emmyli oyuncusu

Yılların tiyatro sanatçısı olan, üzerinden zaman geçse bile oynadığı dizi ve filmlerin damakta bıraktığı hoş tatla hatırlanan Haluk Bilginer dünyanın en önemli oyunculuk ödüllerinden birini aldığında o kadar mütevazıydı ki aklıma yakın zamanda yaptığı egoist açıklamayla çok konuşulan Can Yaman geldi. İster istemez ikisini kıyaslarken buldum kendimi. Tabii ki Can Yaman ile Haluk Bilginer’i kıyaslamak biraz yanlış bir tutum. Çünkü ikisinin hayat görüşleri yaptıkları işler bambaşka. Can Yaman’ın adının başında “oyuncu” unvanı olsa da yaptığı diziler ve açıklamalarıyla derdinin gerçekten oyunculuk, sanat olduğunu söyleyemeyiz. Ben buna da saygı duyuyorum.

Günümüzde bu tarz popülerlikle para kazanan insanlar var. Ancak beni en çok rahatsız eden şey şu ego meselesi. Yakışıklılıksa yakışıklılık, karizmaysa karizma kabul. Haluk  Bilginer bir dönem BBC’nin yapımı olan ve İngiltere’nin en çok izlenen dizilerinden olan EastEnders’da oynadı. O dönem The Sun dergisinin kapağına “seksi Türk” başlığı ile çıkmıştı. Uzun yıllar Türkiye’nin en yakışıklı oyuncuları listesinde yer alan Haluk Bilginer şu an 65 yaşında olmasına rağmen hala en karizmatik oyuncular arasında yer alıyor. Kıyaslama ise kıyaslama! Ama hiçbir zaman Can Yaman gibi ego dolu açıklamalarda bulunmadı. Geçtiğimiz günlerde İspanya’da ilgiyle karşılaşan Can Yaman’a aynı tarihlerde Kıvanç Tatlıtuğ’un da İspanya’da olduğu ancak onun öyle bir ilgiyle karşılaşmadığı hatırlatılmıştı.

Bunun üzerine Can Yaman şöyle demişti: “Evet arkadaşlar öyle ne yapalım yapacak bir şey yok.  Benim dizilerim İspanya’ya satıldı. Bilmiyorum Kıvanç Bey’in dizileri İspanya’ya satıldı mı? Bir bakmak lazım. Satıldıysa o da öyle olur. Eğer satılmadıysa yapacak bir şey yok. Benim dizilerim orada çok izleniyor.” Bu söylemi o kadar egoist bir tavırla söyledi ki resmen şöhret zehirlenmesi geçirmiş gibi görünüyor. Türkiye’nin en yakışıklı ve iyi oyuncularından olan Kıvanç Tatlıtuğ’yu ses tonu ve mimiklerle ezme durumu söz konusuydu.  

Haluk Bilginer ise 20 yıl önceki bir röportajında “20 yıl sonraki Haluk Bilginer’i çok kıskanıyorum kim bilir neler öğrenmiş olacak” diyen hayata ve insanlara bakış açısı çok farklı olan bir sanatçı. İster istemez kıyaslıyor insan. Ne üzücü bu tarz egoya sahip kişileri televizyonda daha fazla görmeye başladık. Hem de aynı tip dizilerde, benzer senaryolarda, benzer karakterde! En tuhaf olan ise izleyici de her seferinde diziyi izliyor. Çünkü dizinin kalitesinden, senaryonun özgünlüğünden çok başrol oyuncusunun yakışıklılığı reyting yapıyor. Her ne kadar eleştirsek de bu gerçek değişmeyecek maalesef ki. Kalitesiz dizileri izlenir kılan aslında bu “oyuncular”.

Haluk Bilginer’in başarısına dönersek. Sosyal medyada tebrik mesajlarının yanında Türk halkının mutluluğunun “yersiz ve abartılı” olduğunu düşünenler de oldu. Aslında önemli olanın primetime Emmy olduğu, Haluk Bilginer’in kazandığı International Emmy’nin ise önemsiz olduğunu düşünenler bile vardı. Yani onların deyimiyle “Bu kadar sevinmek anlamsız o Emmy uyduruk!”. Üzüntüleri, stresi bol bir ülkede kırk yılda bir güzel bir şey olmuşken keşke bıraksalar da ağzımızın tadıyla kutlama yapsak. International Emmy’nin diğer Emmy’den farkı sadece ABD yapımları için değil tüm dünyada yapılan işleri kapsamasıdır.

47 yıldır düzenlenen International Emmy’de ödüller dünyada medya sektörüne yön veren yapımcı, dağıtıcı şirketlerden insanlardan oluşan akademi tarafından belirlenir.  International Emmy’nin ödül törenine Game of Thrones’un yapımcıları bile katılmışken ödülün önemli olduğunu daha nasıl kanıtlayabiliriz ki? Ünlü bir gazeteci de köşe yazısında Emmy’nin ABD’nin dünyaya empoze etmek istediği kapitalist kültürün endüstriyelleşmesi sonucu ortaya çıktığını ve kültür endüstrisine hizmet ettiğini falan yazmış. Teşekkür ediyoruz kendisine toplumu “aydınlattığı” için ancak her şeye rağmen bu gerçek, Emmy’nin önemini azaltmıyor.

Haluk Bilginer’i sınırsız övmeyeceğiz tabii ama kalitesiz dizilerle oyuncular piyasadan dudak uçuklatan paralar vakumlarken bırakın da kaliteyi, inceliği, nezaketi, mütevazılığı, iyi senaryoyu, oyunculuğu alkışlayalım. Diyelim ki International Emmy sizin dediğiniz gibi “uyduruk”. Yahu, dünya çapındaki bir platformda Türkiye’den biri ödül kazanmış. Egonuzu, içinizdeki kötülüğü bir kenara bırakın ve başarıyı kutlayın ya da kutlamayın siz bilirsiniz ama tadımızı da kaçırmayın!

Rapor Et

kooplogger

Yazar: Pelin Aykın

26 Şubat 1996’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik mezunu. 2 yıl bir gazetede çalıştı. Yazmayı, okumayı, seyahat etmeyi ve farklı renkleri tanımayı sever. En önemli özelliği ise Rock’n Roll aşığı olması.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları