BİRİLERİ YAPAR, BAŞKALARI KAPAR

Hep birilerinden duyar, bir yerlerden okuruz. Birileri güzel bir şeyler yapmaya kalkışmış ve iyi işler ortaya çıkarmışsa, onun başlattıklarını gelir birileri kapar, kendileri yapıp, başarmış gibi meydana çıkar sonrada parayı, ilgiyi, başarıyı, övgüyü sahiplenirler.

Şimdi size sormak istiyorum. Böylesi durumlarda kim daha doğru davranmış, kim o fikri, o işi daha önce ortaya çıkarmış, ilk kim bu iyi atılımı, doğru işi insanların karşısına çıkarmıştır? Kim haklıdır? Kimin hakkı öncelikli olmalıdır?

Benim için de bu durum ilk kitabımla ortaya çıktı. Ben 2006 Ekim ayında ilk kitabım Bez Bebek’i yayınlattıktan 10 ay sonra bir tv kanalı, 2007 Temmuz ayında aynı isimde ama farklı konuda bir diziyi ekranlara çıkardı. Kitabımın o zaman youtube sitesinde yayınlanan görüntüleri çok ilgi görmüştü.  Epeyce tıklanmış, iyi de yorumlar almıştı. Sonra bir gün bir arkadaşım “Senin kitabını dizi yapmışlar duydun mu? Reklamını yapıyorlar televizyonda”. deyince tüylerim diken diken olmuştu. Nasıl olur da benden izinsiz kitabım dizi yapılabilirdi? Telifi alınarak yayınlanmış bir kitaptı o.

Sonradan anladım ki, konusu benim kitabımla hayli farklı olan bir çocuk dizisiymiş. Hayatın gerçeklerinden uzak, her şeyin sihirlerle olduğunu düşündüren, çocuklara hayatı kolay ve Nana sayesinde dünya savaşlarını bile yok edecek bir yaşam anlatıyorlarmış dizi Bez Bebek’te.

İlerleyen günlerde bu isim başıma çok sıkıntı açtı. Benim kitabımdaki hayatın acı gerçeklerine, engellilerin yaşam mücadelesinin anlatıldığı konuya inat, çocuk kitabı yazmışım da, Nana’yı anlatmışım, sihirler yaptırmışım gibi kitabım da diziye gösterilen ilgi oranında ciddiye alındı ve eleştirileri, yergileri bana ulaştı.

Maalesef ki yayıncım isim hakkı alma masrafından kaçarak, benim yaptığım benzetme ile bulduğum isim ve kumaş oyuncağı gündeme getirme fikrini başkalarına kaptırmama neden oldu. Zaten Türkiye’ye yeterince dağıtmadıkları kitabımı, tanıtma imkanımı kaybettim. Şimdi benim kitabım günün birinde dizi olacaksa kendi kitabımın adını kullanamayacak mıyım? Ama niye? Neden böyle olur ki?

Bugün ekranlarda görünen bir sunucunun da konudan esinlenerek bir engelliyi anlatan kitap yazdığını öğrendim. Harika!!! Benim yayıncım kitaplarımı ülkeye dağıtamasın, ben ekranlarda görünen bir yüz olmayayım. Ama benim kitabımın adı da, konusu da kapılsın!! Ne hoş! İşte “Biri yapar, Biri Kapar.” durumu.

İkinci kitabımın da benzerleri türedi. Hatta bir yazar kitabın konularından alıntı yaparak benimkine benzer bir kitap yazdı ve çok sattı. Sırada üçüncü kitap var. Allah’tan bu kez yayınevi değişiyor. Kimseler kapmadan, ben kendi yaptıklarımı gösterip, duyururum inşallah.

Hayır, derdim meşhur olmak değil. Hakkımı yedirmemek. Ben işi ortaya koyduğum halde fark edilmeyeyim ama başkaları yemeğin en güzel, en kaymaklı yerini yesinler olur mu? Yiğidi öldürün ama hakkını yemeyin. Yapılan çalışmalarda önceliğe bakın. Kim önce yapmış, ortaya çıkarmışsa hüner ondadır. Adil bir çalışma düzeni dileğiyle…

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.