#Çağımızın Sorunu: POPÜLERİZM

Popülerizm kelime manası halk tarafından sevilme onaylanma ünlü olma iyi tanınma anlamlarına gelmektedir. Amacı daha çok ünlüye, daha popüler olana, para sevgisine, şan, şöhrete sisteme gençlerin ısındırılmasıdır. Hayaller ve hayattan beklentiler ekonomiye dönüşür .Keşke sadece ekonomiyle sınırlı kalsa, ahlakı bozan bir çok hareketlerde de bulunur .İnsanları tanınır kılmakla beraber özel hayatını milyonlara servis etme zorunluluğunu neden beraberinde getirdiğini anlamadığım durum. Sosyal medya ve yaşantımızda en iyisi olmak çok konuşulmak övülmek ve bunun için aslında çoğu zaman kendimizi olmadığımız şekilde gösterebiliyoruz kendi benliğimizi unutuyoruz .Özel yaşamımıza ait her şeyi paylaşıyoruz,  hatta yaşamımızı buna göre düzenliyoruz. Peki neden popüler olmak isteriz?

Tüm insanlık tarihi boyunca şöhret olmanın cazibesi hep çok yüksekti. Princeton kökenli kültürel antropolog FRED INGLİS‘in dediği gibi, eski zamanlarda krallar ve kraliçelerin güçlerini tanrılardan aldıklarına inanılırdı. Şöhret onların tekelinde olan “ilahi” bir güçtü. Aslında o dönemlerin algısı hala etkisini sürdürüyor galiba: Bugün hala şöhret olmak ilahi bir güce sahip olmakla eşdeğer gibi görülüyor. Şöhretin cazibesinin içinde böyle bir gücü elde etmek var.

Sanatçı ünlüler, sıra dışı hayatlar yaşama cesaretine ve özgüvene sahiptirler. Sıradan insan için yasak olan birçok şey, onlar için mübahtır. zeki Müren’in Türkiye’deki her tabuyu yıkabilmiş olmasının altında böyle bir toplumsal hoşgörü vardır. İnsan bir kere ünlü olunca neredeyse dokunulmaz olur. Ünlü olma isteğinin altında bir dokunulmazlık özlemi de vardır hiç kuşkusuz.

Eskiden krallara ve kraliçelere özgü olan ünlü olma ayrıcalığı, sonraları ülkeleri yöneten siyasetçilere; endüstri devrimiyle birlikte kendilerine sıra dışı hayatlar “satın alabilecek” olan zenginlere de yayıldı.  Zenginlerin oluşturduğu jet sosyete, magazin basınında herkesin ilgi odağı oldu. Böylelikle şöhret, tanrılar katından zenginlere ve sahne yıldızlarına devroldu.

Bugün ise bambaşka bir olguyla karşı karşıyayız: Kendi çektiği videoyu Youtube’a koyup insanların ilgisini çekebilen herkes ünlü olma potansiyeline sahip. Çağımızda ünlü olmak giderek demokratikleşiyor. Artık ünlü olma yolu herkese açık. Bugün ünlü olmak, bir özelliğe sahip ve yeterince “özgüveni” olan herkesin ulaşabileceği bir mertebe haline geldi.

Teknoloji ve internet, şöhreti herkesin ulaşabileceği bir yere doğru yaklaştırırken imaj endüstrisi de ünlülerin yaşadıkları “cazip hayatlara” büyük kitlelerin özlem duymasını körüklüyor.

İster kendi çevresinin şöhreti isterse tüm dünyanın tanıdığı bir yıldız olsun, insan şöhret olunca kendini “önemli ve ayrıcalıklı” hisseder. “Fark edilmek ve seçilmek” dürtüsü genlerimize işlemiştir. İnsanlar güç sahibi olmak için ünlü olmak isterler.

Bugün internet ve özellikle sosyal medya sayesinde ünlü olmak, Warhol’un dediği gibi, herkesin erişebileceği bir mertebe oldu. Bugün şöhret statüsünü elde etmek için soylu bir kana ya da büyük servete sahip olmaya gerek yok. Daha kestirme yollarla ünlü olmak pekâlâ mümkün. Artık isteyen herkes, biraz  çabayla ünlü olabilir. Bugün televizyon kanalları, bir programlık ‘ünlüler’ yaratıyor.

Dünya pek fazla özelliği olmayan şöhretlerle dolu. Bu şöhretler, bir kere şöhret olma fırsatını yakalayınca bir daha gündemden düşmemek için aşırı çaba gösteriyorlar. Kendilerini sürekli ilginç bir şeyler yapmaya hatta skandallar yaratmaya mecbur hissediyorlar.  Ünlülerin pazarında çok fazla ünlü olduğu için, bugünün ünlüsünün ilginç bir şey yapmadığı takdirde yarın unutulması çok mümkün.

Ancak şu da bir gerçek ki, ünlü olmak kolaylaştıkça, ünlü olmanın ışıltısı da azaldı. Şöhret, kısmen de olsa eski anlamını ve statüsünü yitirdi. Şöhretlerin hayatlarını izlemek insanlar için bir “eğlence” oldu. Gerçekten de, Michael Jackson‘ın hayatı bir pembe dizi gibi değil miydi? İçinde sadece başarıları yoktu. Ailesiyle çekişmeleri, kararsız davranışları, estetik ameliyatları, tuhaf evlilikleri, gizli çocukları, kanunla başının derde girmesi, uyuşturucu kullanma iddiaları ve sonunda da gizemli ölümü vardı. 

Eskiden Marilyn Monroe, Eva Peron ya da Türkan Şoray ulaşılmazlardı. Ulaşılmaz oldukları ölçüde de gizemli ve şöhretlilerdi. Evet, Twitter, Facebook ya da YouTube sayesinde artık ünlü olmak çok mümkün ama diğer taraftan da bu teknolojiler geniş kitlelerin bu ünlülere  ulaşmalarını çok kolaylaştırıyor. İletişim teknolojileri şöhretin gizemi yok ediyor.

Sizce popülerizm çağımızın sorunu mu ? Size göre insanlar neden bu kadar tanınmak ünlü olmak istiyor ? yorumlarda belirtebilirsiniz. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. 

okur

Yazar: flamingo

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın
  1. Bu popüler olma isteğinin nereden geldiğini ben de hep düşünüyordum, yazınızda bunu irdelemeniz hoşuma gitti o yüzden. İnsanda tanınma, bilinme dürtüsü ve popülerlik isteği var. Diğer insanların karşısında baskın olma isteği de denebilir buna. Bunun özümüzde nereden geldiğini gerçekten merak ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.