Shining

StephanKing’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan “Shining”1980 yapımı gerilim ve korku türünde yapılmış en çok konuşulan filmlerden biri. Her ne kadar Stephan King filmden memnun olmasa da Stanley Kubrick gibi bir yönetmenin elinden geçen romanın ete kemiğe bürünerek perdeye aktarılması oldukça başarılı olmuş.

 Filmin başrolleri, Jack Nicholson, Tony Burton, Shelley Duvall, Dany Lloydve   Scotman Crother tarafından paylaşılmış. Ülkemizde (Cinnet) adıyla gösterime giren film aslında adından da anlaşılabileceği gibi ışıldamayı anlatıyor. 

 Alkol tedavisi gören bir yazar olan Jack Torrence, kitabını yazabilmek için Colorado dağlarındaki Overlook otelinde kış bakıcısı olmayı kabul eder. Yapması gereken, kış boyu kapalı kalacak otelde ailesiyle birlikte otelin bakımını üstlenmektir. Otel müdürü Jack’i işe almadan önce endişelerini paylaşır. Ona daha önce kış bekçiliği yapan Bay Grady Philip Stone’un yanlızlıktan cinnet geçirerek ikiz kızlarını ve karısını baltayla doğradıkan sonra intihar ettiğinden bahseder.

 Ancak zaten amacı yalnız kalıp yazabilmek olan Jack, korku film senaryolarından hoşlanan eşi için bulunmaz bir atmosfer olabileceğini söyleyerek otel müdürünün endişelerini yok eder. Ancak küçük oğulları Danny bilmedikleri ( ışıldama) denilen medyum yeteneklerine sahiptir ve otele gitmeyi istemez. Kocasının isteklerine karşı çıkmayı beceremeyen  Wendy oğlunun huzursuz olduğunu fark edemez. 

 Otelin kapanmasıyla orada yaşamaya başlayan ailenin hayatı, Jack’in Bay Grady’nin hayaleti ile tanışması ve ruhunu satması ile değişir. Filmde Danny’nin otelde yaşayan hayaletleri zaman zaman görmesi gerilimi artırırken,yanlızlıktan sıkılan Jack’in aslında içinde var olan ama bastırdığı şiddette teslim olmasıyla hız kazanır. O andan itibaren sonu başlatan korku dolu olaylar ardı arkasına sıralanır. Jack Torrence’ın hayaletlerle yaptığı anlaşma, Danny’nin otelin koridorlarında durmadan bisikleti ile dolaşması ve metafizik yetenekleri ile gördüğü sahneler filminen can alıcı noktaları…

 “Shining” kimilerine göre günümüz korku filmlerinin gerilimini barındırmayan basit bir filmdi. Kitabın yazarı King bile “Jack Torence ve Wendy “karakterinin oyuncularla uyuşmadığını belirtmişti. Shelly Duval’ın abartılı ve sıkıcı korku sahnelerini saymazsak, Jack Nicholson’ın ve Danny Lloyd gibi ufak bir aktörün rolünü başarı ile üstlendiğini söyleyebiliriz.

 Ayrıca filmin başka bir özelliği de başarıyla sergilenmiş gizli mesajları… Gerilim ve gizem izlemeyi seven izleyiciler filmin sadece sanatsal yönüyle ilgilenselerde eleştirmenler filmde verilmek istenen gizli mesajları fark etmekte zorlanmamışlar. Stanley Kubrick’in filme yerleştirdiği sembollerle  Amerikanın kızıl derili yerli halka yaptığı soykırımı, zenci beyaz ırk ayrımını anlatmak istemiş. İşte, izleyicinin gözden kaçırdığı bu detaylar sanat eleştirmenlerinin gözünden kaçmamış. “Shining” En iyi korku filmi olarak gişelerde yer alamasa da  üzerinden 41 senegeçmesine rağmen hala izlenmesi gereken filmler arasında anılmayı başarabiliyor…

İyi ışıldamalar…

okur

Yazar: Paris

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.