Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Kaynağı: RÜZGAR ENERJİSİ

Rüzgar Enerjisi 

Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olması nedeniyle rüzgar enerjisi potansiyeli bakımından oldukça önemli bir konumdadır. Türkiye’nin hesaplanan rüzgar enerjisi potansiyeli 88 bin MW civarındadır ve bu potansiyelin büyük çoğunluğu Ege, Doğu Akdeniz ve Marmara bölgelerinde bulunmaktadır.

OECD* ülkelerinin geneline bakıldığında en yüksek rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olan ülke Türkiye’dir. Teknik potansiyel bakımından Türkiye; Almanya’nın yaklaşık 7 ve İspanya’nın ise 2 katı daha fazla potansiyele sahiptir. Buradan hareketle Türkiye’nin elindeki potansiyeli bütünüyle ve etkin bir şekilde kullanarak bugün Almanya’nın ürettiği rüzgar enerjisinin yaklaşık 7 katı daha fazla enerji üretebilecek kapasitesi bulunmaktadır.

Ancak toplam kurulu güç kapasiteleri açısından Türkiye bu ülkelerin çok gerisindedir. Örneğin Almanya, Türkiye’den yaklaşık 8,5 kat daha fazla toplam kurulu güce sahiptir. Potansiyelin yüksek olmasının yanında bir ülkede rüzgarın hızının fazla olması da rüzgar enerjisinden faydalanma noktasında önemlidir. Türkiye’de rüzgar hızı ortalama 7,5 m/s olarak hesaplanmaktadır. Bu özelliği ile Türkiye yine birçok ülkeye göre rüzgar enerjisi üretiminde önemli bir avantaja sahiptir. Türkiye’nin 2006 yılında sahip olduğu 59 MW’lık rüzgar enerjisi kurulu güç kapasitesi 2016 yılsonu itibarıyla 6 bin 81 MW seviyelerine gelmiştir.

Bu rakamın 2002 yılında 18,9 MW olduğu ve 14 yıl içerisinde rüzgar enerjisinde hızlı bir ilerleme gösterildiği hesaba katılarak 2023 yılı için hedeflenen rüzgar enerjisi toplam kurulu güç kapasitesinin (20 bin MW) gerçekleştirilebileceği söylenebilir. Halihazırda inşası devam eden 61 Rüzgar Enerji Santrali (RES) bittiğinde toplam 1.868 MW’lık bir kapasite artışının daha gerçekleşmesi hedeflenmektedir.

Görüldüğü üzere birçok ülkeye göre yüksek rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olan Türkiye’de elektrik üretiminde rüzgar enerjisinin payı düşük seviyelerdedir. Bu durum başlıca sebepleri mali kısıtlar ve teknolojik eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Bunun yanında birtakım projelerin orman izinleri nedeniyle gerçekleştirilememesi, yine bazı projelerde kamulaştırmaların yürütmeyi durdurma kararlarıyla ilerleyememesi ve bürokratik engellemelerin azaltılamaması rüzgar enerjisi ile elektrik üretiminin önündeki başlıca sorunlardır.

*Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü bazen de İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı, uluslararası bir ekonomi örgütüdür.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.