Sabıkalı Bir Şoförün Cinneti: Türkiye’de Otobüs Beklerken Bile Ölebilirsin

İstanbul, dünyanın en yoğun trafiğine sahip şehirlerinden biri olarak biliniyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak İstanbul’da toplu taşıma hizmeti veren İETT’nin verilerine göre; İstanbul’da her gün 4.5 milyon kişi otobüs ve metrobüs kullanıyor. 15 milyonluk nüfusa sahip İstanbul’da bu rakam, otobüslerin toplu taşımada ne kadar fazla etkin olduğunu ortaya koyuyor. Peki, İETT ve özel halk otobüsleri kalabalık bir grubu her gün defalarca kez taşırken, bu canlardan sorumlu şoförler kendilerine düşen hayati görevin öneminin ne kadar farkında?

beşiktaş otobüs durağı ambulans insanlar
Fotoğraf: DHA

    Bir özel halk otobüsü, dün Beşiktaş’ta hızla gelerek yolcuların da bulunduğu durağa daldı. Duran otobüsten elinde bıçakla inen şoför Necdet K., bir kişiyi bıçakladıktan sonra kaçarak Beşiktaş İskelesi’nde denize atladı. 10 yıllık Özel Halk Otobüsü şoförü olan Necdet K., cinnet geçirmişti. Bıçakla saldırı ve yaralamadan sabıkası olan şoförün, yanında bıçak taşıması durumun vahimliğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Büyük ihtimalle psikolojik problemleri olan şoförün cinnetinin sonucunda duraktaki 12 yolcu yaralandı, 1 kişi öldü.

Haberi okuduğumda tesadüf eseri kaza ile aynı gün yaptığım bir belediye otobüsündeki yolculuğum aklıma geldi. Trafiğin keşmekeş olduğu bir saatte, otobüs ağzına kadar doluyken şoför o kadar ani frene basıyordu ki, camlara yapışan ayaktaki yolcular isyan etmişti. “Kağnı arabası mı sürüyorsun be adam?” diyenler bile oldu. Ancak yolcuların söylenmeleri bile şoförün kısa mesafede hızlı gidip ani fren yapmasını durduramadı. Trafikten ve yoğun stresten o da kaza yapabilirdi. İstanbul’da yaşayanların yüzde 90’ı otobüste ya da minibüste agresif, aracı tehlikeli bir şekilde süren şoförlere mutlaka denk gelmiştir.  Belediyenin denetimi dışında daha buna benzer kaç şoför vardır acaba? Benim yaşadığım tecrübeyle tesadüfen aynı gün gerçekleşen bu kaza bana şu cümleyi söyletti: “Türkiye’de otobüs beklerken bile ölebilirsin.” Bu cümle çoğu Avrupa ülkesinin vatandaşını dehşete düşürebilir. Çünkü pek çok Avrupa ülkesinde, otobüs ve taksi şoförleri belli aralıklarla sınav oluyor, sıkı bir denetimden geçiyor, belli kilo ve yaş aralığındaki kişiler şoför olabiliyor. Halkın can güvenliğinin bu insanların elinde olduğunu düşünürsek, bu kadar ciddi kuralların olması çok doğal.

    Beşiktaş’taki akıl almaz kazaya dönersek… İstanbul’un en kalabalık otobüs duraklarından birinde aralarında 2 çocuğun da olduğu 12 kişi yaralandı, 1 kişi öldü. Onların arasında hepimiz olabilirdik. Kendi tecrübelerinizi de göz önünde bulundurursanız İstanbul’da çok tehlikeli bir biçimde araç kullanan ya da cinnetin eşiğine gelmiş pek çok otobüs şoförü hali hazırda görev yapmakta. İstanbul’da şoför olmak kuşkusuz ki çok zor. Ancak, her ne olursa olsun bu stresi kaldırabilecekler şoför olmalı. Bu kazanın ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi şu açıklamayı yaptı: “İstanbulluların bir daha benzer bir durum yaşamamaları için Özel Halk Otobüsü sistemini incelemek dahil çok kapsamlı tedbirler alacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz.” Umarım bu sözü layıkıyla yerine getirirler. Yoksa sabıkalı bir şoförle çoluk çocuk yolculuk ederken bir anda vahim bir kazanın parçası olarak kendimizi gazetelerin 3’üncü sayfasında bulabiliriz.

Rapor Et

kooplogger

Yazar: Pelin Aykın

26 Şubat 1996’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik mezunu. 2 yıl bir gazetede çalıştı. Yazmayı, okumayı, seyahat etmeyi ve farklı renkleri tanımayı sever. En önemli özelliği ise Rock’n Roll aşığı olması.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları