Kıyısında Gençlik Umut Gençlik

Ümitlerin tükendiği yerde el fenerini tekrar aydınlatan ve aydınlığın kendisi olan ‘Z Kuşağı’ bu yazıda anlatacağımız, anlamaya çalışacağımız kuşaktır(yazının devamında z kuşağını ‘Z’ diye kısaltacağım). Öyle bir kuşak düşünün ki hem karamsarlığın, umutsuzluğun ve gelecek kaygısını içinde yaşayan hem de bütün herkesin talebinin olduğu ve bütün her şeyi değiştirecek olan…

Z kuşağı; bazı kaynaklar 1996 yılını başlangıç sayarken bir başka araştırmalarda 2000 yılını esas almaktadır. Benim başlangıç olarak gördüğüm 1996 yılıdır. Bu dönemde doğmuş olan kuşak şekillenirken dikkate alınması gereken esas kavram teknoloji, internet ve bilişimin içine doğmalarıdır. İnternetin bu kuşağı etkilediğini ve geliştirdiği düşünürsek, internetin de bu kuşak sayesinde bu aşamalara geldiğini, büyüdüğünü görüyoruz. Bu olgunluğa gelmesinde Z’lerin yerini hafife almamak gerekir. Yaşadığımız dönemin en belirgin özelliklerinden bir tanesi bilgi girişin ve bilgi çıkışının havuzu olan internettir. Eskiden bilgi televizyon, radyo gibi kaynaklarla sınırlı olup burada sadece belirledikleri bilgi veriliyor fakat geri dönüş veya düşünceyi aktaramıyorduk. Bu yüzden verilen bilgi geçerli sayılıyordu. Örnek verecek olursak; televizyonda verilen bir haberde sigara içmek sağlığa yararlıdır. Bize verilen bu haber de herhangi bir karşılılık vermek mümkün değildir. O bilgi artık geçerli sayılan bir bilgi haline gelmiştir. İçin de yaşadığımız düzende artık işler böyle yürümemektedir. Yine örnek üzerinden devam edecek olursak; sigaranın sağlığa yararlı olduğu bilgisine karşılık herhangi bir doktor bu bilgiye itiraz edebilir ve düşüncesini internette aktarabilir. Buradaki ayrım etkileşim çağında olduğumuz ayrımıdır. Etkileşimin bu kadar aktif olduğu dönemde Z’lerin yeri tam merkezindedir. İlk başta bahsetmiş olduğum her şeyi değiştirecek olan kısım tam burada devreye girmektedir. Artık mahkemeler İnstagram, Twitter, ekşi sözlük, Youtube’da oluşturuluyor. Yargıçlar, hakimler, avukatlar da Z’lerin yönetiminde bizler oluşturuyoruz. Türkiye’de Z’ler için yaşam zor. Haklar, özgürlükler, yaşamları kısıtlanmış durumda. Fakat artık görüyoruz ki Z’ler, bizler, karar alan insanların yaptırımlarına uymak yerine internette kendi mahkeme salonlarımızda konunun veya olayın değerlendirmesini yapıyoruz. Mesela en son haberleri ele alalım. İç İşleri Bakanın görevini bırakmasını düşünelim. Kimilerine göre karar saraydan kimilerine göre karar partisinden çıkmış sanılıyor. Aslında kararı biz verdik sosyal medya da, mahkeme salonumuzda Bakanı yargıladık, değerlendirdik ve tepkimizi gösterdik. O mahkeme salonunda gitmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardık. Yönetenler bizi istedikleri kadar yaptırımlarıyla, kurmaca kanunlarıyla kısıtlamaya çalışsınlar. Bizler artık yönetimi ele alıyoruz. Bunu da örgütleşerek hem de öyle bir örgütleşme düşünün ki organik şekilde yan yana olmadan fiziksel bir temas olmadan sadece telefonlarımızla, bilgisayarlarımızla veya tabletlerimizle ele alıyoruz. Sosyal medyalarda yargılıyor ve bir karara varıyoruz. Bizim mahkeme salonlarımıza zanlı geliyor ve bizim ahlaki kıstaslarımızla karar veriyoruz. Düşünün petrolde şahıs köpeklerin üzerinden geçiyor ve mahkeme salonumuzda değerlendirip bir sonuca varıyoruz ve cezalandırıyoruz. Bunu bir kişi sosyal platformda paylaşıyor ve karar sonunda bütün sayfalarda, whatsapp gruplarında değerlendiriliyor. Sonucunda güya bizi yönettiğini sananlara istemeseler de bizim kararımıza uyup, yaptırım yapmak zorunda kalıyorlar. Biliyorum ve farkındayım önümüzde ki seçimin belirleyicisi biz olacağız. Bunun bütün partiler farkında. Bilsinler ki seçim olsun ya da olmasın bizi artık göz ardı edemezler eğer mahkeme salonumuza girmek istemiyorlarsa…

 

Sonuç olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Z’ler olarak yaşamın kıyısındayız zorlanıyoruz, iş bulamıyoruz, kaygılarımız var. Ama unutmayın Z’ler umut biziz bunu değiştirecek olan bizleriz ve yapıyoruz. Dönem değişiyor ister kabul edilsin ister edilmesin artık yönetimi devralıyoruz ve bunu deplasmanda değil kendi evimiz de sosyal medyalarımız da internette yapıyoruz. Değerlendirende biz oluyoruz karar verende. Bu kuşaktaki her kim olursan ol değerinin ve gücünün farkında ol! Çünkü artık çağ bizim çağımız. Hazırlanın ülkemizin hiç olmadığı kadar bize ihtiyacı var!

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.