in ,

Prefrontal Korteksi Nasıl Geliştirebiliriz?

Prefrontal Korteksi Nasıl Geliştirebiliriz?

Prefrontal korteks beynin ön tarafında bulunmaktadır. Prefrontal korteks genellikle strateji kurarken, plan yaparken, bir amaca yönelik davranış gösterirken, empati kurarken, duygu kontrollerini yönetirken, problem çözme ve birinin davranışlarını ölçüp tartarken kullanırız. Kısacası prefrontal korteks insanı insan yapan bir bölgedir. İnsanın karakterini belirlemektedir. Prefrontal korteks sayesinde insan problem çözebiliyor, kara verebiliyor ve sosyal ortamdaki davranışlarını süzgeçten geçirebilir. Bu bölge zaten insana özgü bir bölgedir.

Amigdalaya gelecek olursak bu bölgede de prefrontal korteks ile bağlantılıdır. Amigdala bölgemizde öfke, korku, endişe ve saldırganlık gibi duyguları ortaya çıkarmaktadır. Eminim hayatımızda illaki birilerini karşı çok büyük bir öfke duymuşuzdur. Böyle durumlarda insanın içinden bazen o kişiye saldırmak, fiziksel olarak vurmak gelir. Ama şiddetin çözüm olmadığını anlayabilir ve ne hissedersek hissedelim kimseye saldırmayacağımız gerektiğini biliriz. İşte insana kendisini frenleme yeteneğini veren şey prefrontal korteks. Sosyal durumdaki davranışlarımızı büyük bir oranda prefrontal korteks şekillendirmektedir.

Bu bölgemiz zarar görürse ne olur? Nasıl davranırız? Özellikle VMPFC ( Ventromediyal prefrontal korteks) hasarı olan insanlar sıklıkla dürtüsel davranışlar ve öfke patlamaları sergilemektedirler. Ya da bir başka örnek verecek olursak belli bir sebepten dolayı Prefrontal korteksi zarar görmüş bir bireyin davranışlarında ve karakterinde bir değişiklik olduğu görülmüştür. Prefrontal korteksi hasar görmüş bireylerin duygularını kontrol edememe ve riskli davranışlara girme olasılıkları daha fazladır. Çünkü neyin doğru neyin yanlış olduğunun kararını verecek beyindeki bölgesi zarar görmüştür. Madde kullanan, sigara içen ve alkol kullanan kişilerde prefrontal korteksin işlev görmesini olumsuz etkilemektedir. Çünkü bu süreçte alkolik ve madde bağımlısı kişilerin duygusal tepki ve ahlaki bir yargıda normal değerlendirmesini bekleyemeyiz. Madde kullanan ya da alkol kullanan bir kişinin daha saldırgan ve kısa hafıza kaybı olduğunu görmekteyiz. Böyle kişilerde Prefrontal korteks devre dışıdır.

Nörotransmitterlerden bahsedecek olursak nörotransmitterler hakkında bilgi sahibi olmamız karakterimiz hakkında da bize ipucu vermektedir. Özellikle serotonin eksikliğinden bireyde agresif davranışlar, depresyon, yeme bozuklukları ve uyku düzensizlikleri görülmektedir. Serotoninin eksikliği de Prefrontal korteksi etkilemektedir.

Peki prefrontal korteks geliştirmek için ne yaparız? Beynimizin kontrol merkezi olan  prefrontal korteksi geliştirmek için bazı uzmanlar meditasyonun iyi geldiğini söylemektedir. Meditasyon sayesinde hem kendi duygularımızı kontrol etmekte hem de hayatımızdaki birtakım problemleri daha iyi çözümler getirmekteyiz. İzlediğim bir belgeselde meditasyonun anksiyete, depresyon ve diğer sağlık sorunlarına iyi geldiğini söylemektedir.

Hayatımızda ne zaman stres, gerginlik, depresyon, üzüntü ve anksiyete ile karşılaştığımızda bunun farkında oluruz ve sorunlara çözüm buluruz. Örneğin anksiyete hastalığı olan bir hastanın amigdalası daha hassas çünkü beynin mantıklı kısmı olan prefrontal korteksi amigdalayı dinginleştiremiyor ve bu yüzden anksiyete artarak patlayan bir krize dönüşmektedir. Yani prefrontal korteks bu noktada devre dışı kalmaktadır.  Ama bu hasta meditasyon yaparak prefrontal korteksi geliştirip bu sorunlara çözüm bulabilir. Sadece meditasyon elbette ki prefrontal korteksi geliştirmez.

Yediğimiz içtiklerimize dikkat etmeliyiz. Madde kullanımı (sigara, alkol, uyuşturucu) prefrontal korteksi gerilemektedir. Bu yüzden bunları kullanmamaya dikkat etmemiz gerekmektedir. Yediğimiz içtiğimizde bizim hormonlarımızı etkilemekte özellikle biliyoruz ki serotonin hormonumuzun eksikliklerinde birtakım davranışlarımız ve duygularımızı olumsuz etkilemektedir. Bu hormonu da dışarıdan takviye etmekteyiz. Yediklerimiz, içtiklerimiz, uyku düzenimiz ve dışardan aldığımız o güneş enerjisi bile bizim hormonumuzun dengesini sağlamakta ve bu da bizim beynimizin kontrol merkezi olan prefrontal korteksi geliştirmektedir.

Uyku düzenimizde bizim prefrontal korteks için çok önemi bir faktördür. Çünkü uyku sırasında beynimizin bu bölgesi kendini yeniliyor bir nebze dinçleşmiş bir prefrontal korteksle uyanıyoruz. Uykuda bu bölgenin gelişmesi için önemlidir. Özellikle uyanık kaldığımız her dakika vücudumuz adenozin denilen kimyasalı biriktirmektedir. Beyindeki adenozin miktarının artmasının bir sonucu uyuma arzusunun artmasıdır. Ama biz bunu yapay (kafein) yollarla birçoğumuz susturabiliyoruz. Kafein bizi kısa süreliğine de olsa zinde ve uyanık hissetmemizi sağlar. Fakat yeterince uyuyamadığımız zaman adenozin miktarı birikiyor ve bu da bizi kronik yorgunluğa sebep olmaktadır.  Özellikle REM uykusundan mahrum kalırsak stresli olabiliriz ve birtakım yeme bozukluklarıyla karşılaşabiliriz. REM uykusu bizi derinden etkileyen olaylarda nasıl başa çıkacağımızı ve olayı iyi sindirmemizi sağlamaktadır. Eğer bizim REM uykusu bozukluğumuz olduğu taktirde sıradan olayları bile beyin mantıklı bir şekilde  değerlendiremiyor. Kısa bir örnek verecek olursak özellikle sabah uykusunu alamayan bir kişi kalktığı zaman daha sinirli ve stresli olduğunu görmekteyiz. Bu yüzden uyku hem fiziksel hem de ruhsal açıdan önem taşımaktadır. Aslında birtakım olumsuzlar beraberinde tek bir sorun getirmiyor. Örneğin uyku eksikliği özellikle bizim bağışıklık sistemimizi, davranışlarımızı, ruhumuzu ve metabolizmamızı da etkilemektedir. Domino etkisi görmekteyiz.

Gördüğümüz gibi prefrontal korteksin gelişimi tek bir faktöre bağlanamaz. Sağlıklı ve düzenli beslenmek , spor yapmak , yeterli ve düzenli uykumuzu almak , meditasyon ve yoga yapmak prefrontal korteksin gelişimini sağlamaktadırlar.

okur

Yazar: Saadet B.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

5 yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.