Empatik misiniz?

Aslında bu kelime kaç gündür karşıma çıkıyor, bende artık bu konu hakkında bir şeyler yazmak istedim. İlk önce:

Empati ne demek? Diye başlayalım.

Bir insan karşısındaki insanın duygu ve düşüncelerini doğru şekilde anlaması, kavraması ve anladığını ona ifade etmesidir.

Bu konuyu araştırırken dinlemenin ve anlamanın önemini fark ettim. Araştırmalarıma devam ederken bugüne kadar idrak etmediğim hayat mottolarımdan biri olan ünlü bir kişiye ait cümlenin aslında empati içinde yer aldığını gördüm. Bu sözü yazının sonuna koyacağım.

Karşımızdaki bir insanı dost olsun, arkadaş olsun herhangi biri olsun, ne kadar iyi dinleyebiliyoruz. Hiç sordunuz mu kendinize? Sadece sırf dinlemiş olayım diye mi, yoksa cevap verimde dinliyormuş gibi gözükeyim diye mi uğraşıyorsunuz. Böyle birçok insan tanıdım sizi dinlemeyi bırakın bir de sizin durumunuza kendi karakterine uygun, belki de çıkarına olan cevapları verirler.

Bir insan türü var ki sizi dinlemez dinlemediği gibi anlamaz anlamadığı gibi tanımaz (karakterinizi bilmez) tanımadığında ise yargılamaya başlar. Bu böyle uzayıp gider.

Günümüzde artık o kadar kolay yargılayabiliyoruz ki ‘beni ilgilendirmez onun sorunu’ diyerek ötekileştiriyoruz. Dinlemeyip anlamadığımız gibi yargılayarak bir tekme de biz vuruyoruz. Onu kendimizden uzaklaştırıyoruz ama biz kendimize ne kadar yakınız sorgulamıyoruz, iletişimsizlik havuzuna dalıyoruz böylece. Oysa Empatinin hayatımızda önemli bir yeri var ve hayatımızı kolaylaştıracak yönleri de çoktur.

Empati, olaylara objektif bakmamızı sağlar hem kendimize hem de dışarıya olan iletişimimizi güçlendirir, doğru ilişkiler kurmamızı ve kendimizi daha iyi ifade edebilme olanağı sağlar. Yardımlaşma duygusu uyandırır, sosyal ilişkilerimizi daha yapıcı hale getirir. Karşınızdaki kişi sizi tanısın tanımasın onunla empati kurarak sohbet ettiğinizde sizi daha ilgili dinleyecektir.

İnsanı insan kılan özellik, empati yeteneğini geliştirmiş olmasıdır. -H. Murakami

Peki Empati yeteneğimizi nasıl geliştirebiliriz?

Kitap okuyarak başlayabiliriz, bir roman mesela romanın içindeki karakterin duygu ve düşüncelerini anlamakla başlayabiliriz.

Film izleyebiliriz animasyonları daha çok örnek verebilirim. Animasyonlarda çoğunlukla birini anlamak, dinlemek ve onun mutlu olması için yardımcı olan karakterler daha belirgindir.

Bunları yaparak gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz ama en önemlisi unutmayın ki karşımızdakini dinlemek ve anlamaktır eğer anlamada zorluk çekiyorsanız karşınızdakine açık uçlu sorular sorabilirsiniz. Çünkü bazı insanlar içinde bulunduğu durumu karşısındaki insana net aktaramayabiliyor. Dinlerken, konuşan kişinin, olduğu gibi kabul edildiğini hissettirerek, güvenini kazanır ve kendini size daha yakın hissetmesini sağlamış olursunuz. Günlük yaşamda empatiyi tutum haline getirmeliyiz. Bu sayede bize yapılmasını istemediğimiz tutum ve davranışları başkalarına yapmaktan kaçınırız.

Hayat mottolarımdan biri olan söze gelecek olursak:

Konfüçyüs’ün dediği gibi; Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.
Kendin ayağa kalkmak istiyorsan başkalarının da kalkmasına yardım et.

Kendin başarı kazanmayı arzuluyorsan başkalarının da başarıya ulaşmasına yardım et.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.