Sadece basit bir sokak oyunları tablosu mu yoksa Pieter Bruegel tarzı bir toplum eleştrisi mi ?
Bugün Flemenk ressam Pieter Bruegel’in çok sevdiğim, Viyanadaki Kunsthistorisches Museum içerisinde bulunan Çocuk Oyunları adlı eserinden bahsetmek istiyorum. Eserin ölçüleri 116,4 × 160,3 cm. Yanına gittiğinizde gerek büyüklüğü gerek karmaşası gerekse ressamın usta kompozisyonu sebebiyle gözünüzü uzun süre üstünden çekemeyeceğiniz bir tablo.
Resme bakıldığında önce geniş bir meydan gözünüze çarpar. Geniş meydan ucu bucağı gözükmeyen bir caddeye bağlanır, bu da çocuklar için oyun oynamanın bir sonu olmadığını vurgular belki de. Oyunların kurduğu düzen ile sağlanan ritim resme hareket katmıştır. Renk paletine bakıldığında ise orta tonların ağırlıkta olduğu resimde, sıcak soğuk dengesinin başarılı bir şekilde kurulduğu, az renkle çok renkliliğin sağlandığı görülmektedir. Resimde çok patlayan ya da silik kalan bir renk yoktur. Bu da bize daha naturel hissettirir. Sanki çocuklar oyunlarını oynarken meydandaki binaların tepesinden bir gözcü onların fotoğrafını çekmiştir. Zaten Bruegel’in eserlerinde hep doğallık, olanı abartmadan vereceği mesajı resmin arasına iliştirdiği görülür.
Şimdi genel hatlarıyla resmedilen meydanın konumu hakkında birkaç şey demek istiyorum. En arkada görülen Antwerp Kalesinden yola çıkarak Antwerpdeki bir meydan olduğu tahmin ediliyor. Meydanın etrafındaki keskin şekilli binalar ve meydanın naturelliği bir denge katıyor resme. Göze ilk çarpan yapı hemen ortadaki keskin yapıdaki binadır. Biraz kamusal ciddi bir ifadesi olan bu bina belki de meydanın tam önünde çocukları izleyen onları kontrol eden bir yetişkin gibidir. Bruegel burda çocukların başına bir otorite koyarak belki de her topluluğun mutlaka bir otorite figürüne ihtiyaç duyduğunu göstermek istemiştir.
Gelelim asıl meselemiz olan çocuklara …
Çocukların hepsi ilk bakışta minik gruplar halinde sokak oyunları oynuyor gibi görülür. ki gerçekten de çocuklar sanki tek görevleri buymuşcasına oyun oynuyorlardır. Kimisi uzun eşeğe benzer bir oyunun içerisindedir kimisi ağaca tırmanıyordur kimisi yemek yapıyor kimisi çamurla oynuyordur. Eğer biraz daha dikkatli bakarsanız sanki bu çocuklar oyun oynarken zevk almak için değil belki kazanma hırsıyla belki başka şeylerin getirdiği hınçla vahşice oynuyorlardır. Birbirlerini çekiştiriyorlar, vuruyorlar, yere atıyorlardır sanki ilkel yaratıklar gibi davranıyorlardır.
Bazı çocuklara bakıldığında ise gözlerinin içi bomboştur. yani gerçek anlamda boştur. Ressam sadece siyaha boyayıp bırakmıştır. Belki bu da resimdeki vahşeti ters giden bir şeyler var hissini pekiştirir.

Eserin en solunda nehrin kenarında çıplak şekilde yüzen dere kenarında oturan çocuklar göze çarpar. Ben yine bunun da insnalığın en ilkel haline bir gönderme olduğunu düşünmekteyim.

Genelde bu eser daha çok eski flemenk oyunlarını anlatan bir eser olarak yorumlanır. Evet pekala bu kaybolmaya yüz tutmuş sokak oyunlarını anlatan adeta belgeleyen çok önemli bir eserdir fakat ben bu eserin yukarıda anlattığım parametrelerinden dolayı çok daha sosyopsikolojik bir anlamı olduğunu düşünüyorum.
Çocukluk saflıktır denir
Ben burdaki saflığın temizlik olarak değil de daha çok saf yalın anlamında kullanıldığına inanıyorum. Çocuklar istediklerinde çok da acımasız olabilirler çünkü beyindeki Prefrontal korteks ve amigdala çocukluktan gençliğe yani 25 yaşlara kadar hala gelişir öğrenir dönüşür. Çocuklukta ID ve EGO hep savaş halindedir. Belki de bu yüzden bazı zamanlar çocuklar Idlerine yenilip acımasızca düşünmeden hareket ederler. Flemenk halkındaki sosyal çürümeyi ; çocukları ve onların kendilerini en çok buldukları eylem olan oyunlar üzerinden anlatmak bana göre gerçekten çok zeki bir eylemdir.
Bu resimde çocuklar oyun üzerinden en vahşi dürtülerini bize gösterirler. Yine de resme fazla yaklaşmadan ya da uzun süre bakmadan bu vahşi dürtüleri göremeyiz. Onları görmek için iyice bakmak gerekir işte bir toplumda oluşan sosyal çürüme de böyledir. Günlük hayatta yaşarken bunu görmek o kadar da kolay değildir. İyice incelemek analiz etmek gerekir.
Benim için bu eseri özel kılan işte bu gerek sosyolojik gerekse psikolojik göndermelerdir.
Bu çürüyen dünyada hala adilce oynamaya çalışan tüm çocuklara sevgilerimle
saraswatinin mırımırı


