Pesekinovaruslu Olmak

Pesekinovaruslu Olmak

Pesekinovaruslu Olmak

Neden bu konu hakkında yazıyorum diye soracaksanız,benim en büyük zaferimi sizlerle paylaşmak istiyorum.Ama baştan konuşalım,anlatacağım şeyin tıbbi olarak ifade edileceğini sanmayın.Sadece yaşadığım süreci ve sonrasında ne olduğunu paylaşacağım.Arada tavsiyelerim olacaktır.Ve bunu lütfen küstahlık olarak algılamayın.Benim yaptığım yanlışlara,siz mümkünse düşmeyin isterim.

PEV her çocukta olabilecek bir hastalıktır.O yüzden endişelenmeyin.Önce doktorunuza sonra kendinize inanın.Sizlere sesleniyorum Güçlü Anneler, özellikle çocuğunuz kendi bilincine vardığı zaman karşısında üzülmeyin,çünkü biz çocuklar bunu Annemizi üzdük düşüncesinin yarattığı üzüntüyle,sırf ağlamayın diye ayağımızdaki alçıyı bile kırabiliriz.Yapamaz demeyin,acı aslında o kadar güçlü yapıyor ki insanı.Hem ruhsal,hem fiziksel,Tabi şuda var her çocuk bir değil ama yinede O sizi üzgün görmesin.Çünkü en büyük destekçisi sizsiniz.

Bu sürecin ne zaman son bulacağıyla ilgili henüz pek fikrim yok,çünkü bu birazda  Allah tarafından verilen hikayenize bağlı.Ama şunu söyleyebilirim ki kardeşlerim (küçüklerime sesleniyorum) bu süreçte yalnız değilsiniz,en başta anne ve babanız daha sonra sizinle aynı kaderi paylaşan birçok arkadaşlarımız var.Bunu hiçbir zaman unutmayın,altından kalkamayacağımız hiçbir olayı aslında barındırmıyoruz bünyemizde.Çünkü bu Dünya’da herkes bambaşka olduğu gibi yaşantılar da farklı.Ayağına mı bakıyorlar,ne zaman iyileşecek misin diye mi soruyorlar en güzel cevabım size ALDIRMAYIN…Çünkü hayat yaşayacak kadar güzel ve zamanda bir o kadar kısa.En büyük pişmanlığım kimin ne dediğine bakıp içerlemekti. Bunları dinlemeseydim eğer daha az mutsuz olurdum.Ama sorun onların dediğine takılmak değil aksine kendimi kabullenmekti.Yan basıyormuşum düz bas diyenlere bu benim niye demedim diyorum.Çünkü bu biziz,alçılı da olsak, 33 numara ayağımız da olsa bunu garipseyen arkadaşımızın lafını takıp, bedenimizi taşıyan ayaklarımızı hor görmeyelim,hele ki yanımızda duran ailemizi üzmeyelim.En çokta kendimizi…

Şimdi Anne ve Babalara seslenmek istiyorum.Lütfen sizde kabul edin.Ama şunu,tabiki gözlerin çok üzerinizde olup çocuğunuz pes ettiğinde onu siz sırtlayacağınızı,bunu garipseyenlerden çok sorular duyacağınızı,.Kimseye birşey anlatmak zorunda değilsiniz.Rahmetli annem bunu öyle güzel yapıyordu ki.Şu an garipseyenlerle alay edebiliyorum.Çünkü soran yada garip bakanların sadece insan görünümü nasıldır sorusuna algısı yetmez hepsi bu.Ne demişler her varlık sadece üst kısmında taşıdığı lobu kadardır.Bunu bana öğrettiğin,hayatla barışık olmamı sağladığın için,iyiki benim annemsin ve SENİ ÇOK SEVİYORUM KADIN….

Ve tedavi süreci en çokta ebeveynlerin kontrolünde ilerliyor,Güçlü duruşunuzdan daha güçlü durmanız gerekmektedir.Çocuğunuz içerlediği zamanlar,en çok size ihtiyaç duyacaktır.Onu anlamaya çalışın,birazda arkadaş olun…Çünkü yargısız,infazsız kabul edecek insanlar arasında ilk siz olacaksınız.Sonrasında zaten herkes uyum sağlayacak yeter ki o sürece kadar siz onunla çocuklaşın,beraber üzülün.Üzüntüler anca paylaştıkça diner ve hep inancınız birgün daha iyi olacağına yoğunlaşsın,çünkü gerçekten birgün sancılı sandığınız şey sizi ve biricik evladınızı çok güçlü ettiği gibi güzel günlere O her adım attığında daha da yaklaştıracak.

Uzun bir motivasyon anlatımından sonra gelelim tedavi sürecim nasıldı?Şimdi nasılım..?

Ayaklarım fazla içe dönük olduğu için tendonları esnetmek adına ameliyat ardından alçılama tekniği kullanıldı.Fakat hala düz basamıyordum ardından hastane değişikliğine başvurduk,değişen gelişen tıpa inancımız vardı nede olsa.Ameliyat tekrar oldum ve tam tamına daha 8 yaşındaydım.Hastanede sınavlarımı olurdum, melek kalpli bir öğretmenim vardı,desteğini hiçbir zaman bırakmamıştı.Böylesine kutsal meslek en çok Gülçin Öğretmenime yakışıyordu.Onun öğrencisi olup onun tuttuğu ışıktan gitmek benim en büyük kazancımdı.Önce kendini sonra tüm canlıları sev demişti hatıra defterime.Sizde öyle yapın kardeşlerim önce kendinizi,sonra yaratılan herşeyi. Eminim keşfettikçe,sevgiyi hissettikçe mutlu olacaksınız.Her neyse konudan çıkmayalım. Alçılarım bir hafta daha sonra tekrar alçılama yapılıp uzun bir süre sonra ayağımda kaldı.Ve sonrası büyük mucize benim acılarıma şahit olan o hastane koridorunda aramızda 18 ay olan kardeşime,anneme,babama,büyük ablama bacaklarım ne kadar incelmiş olsada(çocukken sürekli alçı kırdığımdan sinir ve kaslarım enfeksiyon kaptı ve biraz zarar gördü) düz basa basa yürüdüm.Varsın olsun kaslarım zayıflasın fizik tedavimi,pilatesimi bırakmadım hiç,çünkü yıllar sonra tam 8 yaşımda ben mucizeme kavuşmuştum ve onu korumalıyım…Bunu biz başardık,eminim sizde başarıp,koruyacaksınız.

Aynı süreçten geçecek yada farklı da olsa az çok beni anlayan herkese sağlıklı ve güçlü kalmanız dileğiyle…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

3 Yorum