Neden Cumhuriyet?

Neden Cumhuriyet?

Türklerin Anadolu’ya geldiklerinden beri kendilerini monarşik bir sistem ile idare edip yönetmiştir. Tarihimize baktığımız zaman bunun en iyi örneklerini de görebiliriz. Peki 20. yüzyılda bizim cumhuriyeti seçmemiz neden? Atatürk, neleri düşünerek cumhuriyet sistemine sıcak bakmış ve bu sistemi milletin geleceği görmüş?

Fransız İhtilali (1789-1799) ile birlikte Fransa’daki mutlak monarşi devrilmiş ve yerine cumhuriyet kurulmuştur. İşte sistemlerin ve düşüncelerin açığa çıktığı kırılma noktası burasıdır. Bu sayede özgürlük, milliyet, cumhuriyet gibi yeni kavramlar ve bunların yanında yeni akımlar oluşmuştur. Bu dönemde Türkler, Osmanlı İmparatorluğu çatısı altında, mutlak monarşiyle yönetiliyordu.

1914-1918 tarihleri arasında yaşanan Birinci Dünya Savaşı sonucunda, bir çok imparatorluk ve krallık da yıkılmış, yerlerine cumhuriyet sisteminin olduğu bir yönetim anlayışı geçmiştir. Yine bu süreçte bizim devletimize baktığımızda ise, geçmişin getirdiği ve yeni dünyaya ayak uyduramayan devlet yapılanmasıyla boğulmuş bir de sırtına savaşın yorgunluğunu ve hezimetini de alınca fillen yıkılmış hale gelmişti.

Yönetim sistemlerine baktığımızda, milletlere, coğrafyaya, kültüre göre birçok anlayış bulunmaktadır. Monarşi, cumhuriyet, otokrasi, meşrutiyet gibi. Peki cumhuriyeti biz neden seçtik? 600 yıl boyunca Türkler ve diğer birçok millet tek bir hanedan/aile tarafından yönetildi. Osmanlı ilk zamanlar çok iyi bir sistemle idare etse de, gelişen dünyaya ayak uyduramamış, hanedana bağlılık yeni gelişmelerin önünde büyük engel olmuştur. Yine devletin son zamanlarındaki yönetim iyi olmadığı için halk sürekli ezilmiş, mağdur olmuş ve bu durum bıkkınlık noktasına varmıştı. Atatürk’ün Cumhuriyet’i ülkeye getirmesinin altında yatan sebeplerden birdir bu.”Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek yönetimi millete vermiş, herkesin özgür olduğunu ve yaşamak için haklarının bulunduğunu bu millete tekrar hatırlatmıştır.

23 Nisan 1920 tarihinde yeni yönetimin yapı taşı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmuştur. Bu meclis 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilecek olan Cumhuriyet’in temelini oluşturacak kanunlar, kararlar alıyor ve böylelikle cumhuriyete adım atılıyordu. Aslında Mustafa Kemal’in, Selanik’te, İstanbul’da, Avrupa’da, Anadolu’da yaşadığı ve edindiği tecrübe, ülkemiz adına Cumhuriyet ile taçlanacaktı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Cumhuriyet, yönetimin veya söz hakkının bir kişide olmasını engeller. Halkın yönetime katılmasını ister ve bireylere haklarını, özgürlüklerini verir ayrıca bu verilenleri de korur. Birbirinden bağımsız hukuk, güvenlik, din sistemleri vardır. Bu temel yapıların bağımsız olması devlet içindeki düzeni ve devamlılığı sağlar. Cumhuriyet, yeni dünyanın yanı sıra Türklerin’de ihtiyacı olan bir yönetim anlayışıydı.

Mustafa Kemal, Cumhuriyet ile beraber ülkeye kıyafet devrimi, Latin harfleri, zaman ve ağırlık ölçüleri, laiklik, eğitim-öğretim, ekonomik ve hukuk düzenlemeleri gibi birçok yenilik getirmiştir. Bu yenilikler sayesinde ülkenin refahı bir anda yükselmiş, milletin de yeniliklere alışması hızlı olmuş ve bu süreçten sonra bütün Türklerin ağzında tek bir cümle olmuştur; Ne Mutlu Türküm Diyene!

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.