Kararlar hayatın navigasyonudur

Arabasına bindi, navigasyona gitmek istediği konumu girdi. Navigasyon yazıldığı kodlara göre en uygun yolun rotasını oluşturdu. Aracın yakıt durumuna göre veya sürücünün isteğine göre değil, programlayan kişinin yazdığı kodlara göre. Sürücü kemerini bağladı, navigasyonun çizdiği rotaya doğru yola koyuldu. Meraklıydı, neler göreceğinden habersizdi çünkü bu rotadan ilk kez gidiyordu. Yollar iyi miydi, trafik olur muydu, gideceği yere zamanında varabilecek miydi, atıştırmalık alacak bir yer bulabilecek miydi, yolun manzarası nasıldı gibi akla gelebilecek hiçbir sorunun yanıtını bilmiyordu, hepsini yolda öğrenecekti.       Yoluna devam ederken denk geldiği bir marketten atıştırmalığını aldı fakat yüzüne bile bakmayan market sahibine para kazandırdığı için yolun geri kalanını sinirli devam etmek zorundaydı. Yoluna devam ederken gitmesi gereken yolun çalışma nedeniyle kapalı olduğunu, bir çalışanın kendisini farklı bir yola yönlendirdiğini gördü. Artık konumuna giden rotası değişmişti, üstelik hiç bilmediği bir yerde, bilmediği bir yola yönlendirilmişti. Yeni rotasında kararsız bir şekilde ilerlemeye devam etti ta ki kaybolup yolculuğa başladığı evine geri dönene kadar. Ne konuma ulaşabilmişti ne de yolculuktan keyif almıştı. Gerçek olan şey zaman kaybı, yorgunluğu ve belki 1 dakikalık muhattap olma durumunda bile nefret ettiği insana para kazandırmış olmasıydı.

Bu yolculukta sürücünün başına gelen olayların sorumlusu kimdi? Rotayı çizen navigasyon mu, rotasını değiştiren yol çalışanı mı, yoksa böyle bir yolculuğa çıkan ve rotayı oluşturma görevini navigasyona veren kendisi mi?

Araştırmalara göre bir insan günde ortalama 35.000 karar veriyor olsa da hayata gelişimizin kararı bu sayının içinde olan bir karar değil. Yani yolculuğa çıkma kararını veren biz olmadığımız gibi yolculuğun başlangıç noktasını seçen de biz değiliz. Başkalarının verdiği karar ile hayata geliyoruz. Peki hayata geldikten sonra varmak istediğimiz konumu kendimiz mi belirliyoruz ve bu konuma isteğimiz rotadan mı ilerliyoruz? Yoksa bizim için bir şekilde belirlenen konuma başkalarının belirlediği yoldan, başkalarını tatmin etmek için mi gidiyoruz? Siyasilerimizin, patronlarımızın, öğretmenlerimizin, ailemizin, çevremizin ya da birilerinin sırf kendi çıkarları veya tatminleri için hayatımız hakkında verdikleri kararları uygulamak ve günün birinde bir şekilde hayatımızdan çıktıklarında, başladığımız noktaya geri dönmek için mi yaşıyoruz, üstelik yorgun, sinirli ve zaman kaybetmiş bir halde.

Örneğin şuan burada tanımadığınız, tanısanız belki nefret edeceğiniz bir insanın yazısını okuyup, bu kişiyi tatmin etmenizi sağlayan kararı vermenizi sağlayan kim? Kendi iradeniz mi, yoksa bu yazının karşınıza çıkmasını sağlayan algoritma mı?

Umarım anasayfaya döndüğünüzde yorgun, sinirli ve zaman kaybetmiş biri olmazsınız.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.