Mazoşist Duyguların Esiriyiz Sanki…

Mazoşist Duyguların Esiriyiz Sanki...

Benliğimize Yabancılaşmak

Birileri gelir birileri gider, bir aşk biter yenisi başlar, yaşadığın acı geçmez sanırsın elbet geçer… Hepimizin deneyimlediği bu döngüde çoğu zaman, kendimizi sentimental boşluğun içinde buluruz. Bu boşluktan çıkamayacakmışız gibi gelse de çıkarız. Asıl mesele bu süre zarfında aklımızı ve kalbimizi dingin tutabilmekte. Kimileri tarafından ruhen o kadar yoruluruz ki en nihayetinde benliğimizi bile kaybederiz. 

Bizi mutsuz eden olaylar çerçevesinde kendimizi o kadar kaybediyoruz ki, işte bu zamanlarda ‘ben’ olmaktan da çıkıyoruz.  

Öyle bir duruma sokarlar ki seni, sen bile kendini tanıyamaz hale gelirsin. Artık o eski sen yoktur, olmakta istemezsin zaten. Kendine ne kadar yabancılaşsan bile; değişen benliğini artık kabul edersin. Nitekim bu şekilde mutlu olacağına inandırırsın kendini.

Mazoşist Duyguların Esiriyiz Sanki...
Yüreğimizde Bulunanların Bizde Oluşturduğu Etkisi 

Birçok kişi ile iletişime geçsek dahi kalbimizde yer alanların sayısı bellidir. Öyle değil mi? Dolayısıyla kalbimizde yer alanların bizde oluşturduğu en ufak etkisi bile, bizi olumlu ya da olumsuz olarak değiştirebilmesi yadsınamaz bir gerçektir. 

Sığındığımız tek bir gerçek: seviyor oluşumuz. 

Öyle ya bir insanı kolay sevemediğin gibi kolay da vazgeçemiyorsun işte. Ne trajikomiktir ki vazgeçemediklerimiz  bizi örselemekten başka bir şey yapamazlar.

Bir yerde okumuştum: sadist gönüllüler kendilerine mazoşist gönüllüleri tutsak edermiş. Kim bilir belki de bu yüzden bu gönüllerde tutsaklığımız bittikten sonra solar ve eski benliğimizi yitiririz.

Öyle ya; seviyoruz mazoşist duyguların esiri olmayı! Öyle bir ana geliyor, öyle bir ana getiriliyoruz ki en nihayetinde biz de kendimiz olmaktan vazgeçmek  zorunda kalıyoruz. 

Sonuç olarak, bu döngüden sonra hayat sizi hiç olmak istemediğiniz birine dönüştürebiliyor. 

Rapor Et

blogger

Yazar: Dolunayim

Hayal kurmaktan çekinir, korkarım çünkü her hayal kurduğumda tam tersi olur mutlaka yani anlayacağınız hayallerimde mutluyum lafı pek bana göre değil. Çoğu zaman kötüyü düşünürüm çünkü iyiyi düşünüp iyi olmadığında üzülmektense önce kendimi kötü olana alıştırırım. Çok kötü geçen bir günümün sonunda başımı yastığa koyup şükredecek bir şeyler bulurum daima böylece mutlu yatıp mutlu uyanırım her sabaha ... ♾ 

İlk YazımBlog Yazarı

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları