Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Portekiz / Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Değişim öğrencisi olarak gittiğim Portekiz’in Lizbon şehri hakkında kültür, sanat, tarih, mimari hakkında konuşmak bir kenarda dursun, ister arkadaşlarınızla isterseniz tek başınıza kaliteli vakit geçirebileceğiniz günün öyle bir vakti varki kimse değmesin keyfinize, gün batımı. Hem Avrupa ana karasının en batı noktasındaki şehir hem de en çok güneş gören yerlerden biri olması nedeniyle gün batımları burada günün en keyifli anları haline geliyor. 7 tepenin üzerine kurulmuş, bol inişli çıkışlı bir şehir olması nedeniyle eşsiz manzara noktalarına ev sahipliği yapıyor. İşte bu yazımda Lizbon’da geçirdiğim bir yılın bir özeti niteliğinde sizlerle gün batımlarının en güzel şekilde geçirebileceğiniz noktaları paylaşacağım. Böylece Lizbon’u seyahat listenize eklemekte kararlıyım benden söylemesi.


8. Cristo Rei

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Görsel: Greg Roose – VisualHunt / CC BY-SA

Baştan söyleyeyim,  Lizbon bir takım özellikleri nedeniyle İstanbul’u andırıyor. İki yakayı birbirinden ayıranın boğaz değil de nehir olduğu gerçeğini kabullendiğiniz gibi bir süre sonra İsa heykelinin bulunduğu yerin Lizbon olmadığını da kabulleniveriyorsunuz. Burası Almada. Tamamen farklı bir şehir, zaten görmeniz gereken 3 yer var burada. Biri de işte tam burası,  Cristo Rei’i ziyaret ettiğinizde mutlaka gün batımına kadar kalın. Lizbon’u uzaktan seyredebileceğiniz eşsiz bir yer burası.

 


7. Belém

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Belém’de muhtemelen bir gününüzü harcayacaksınız. En iyisi Pasteis de Belém’lerinizi alın ve nehir kenarına doğru ilerleyin. Padrao dos Descobrimentos ve Torre de Belém yakınlarında bir yerde nehrin kenarında oturun ve yüzünüzü güneşe dönüp manzaranın tadını çıkarın. Ben oradayken yapımı hala devam eden fakat ne olduğu konusunda pek bir fikrimin olmadığı MAAT’ın (Museum of Art, Architecture and Technology) üzerinde gün batımını seyretmek de iyi bir fikir olabilir. Lizbon’a döndüğüm gün mutlaka ziyaret edeceğim yerler arasında burası.


6. Praça do Comercio- Cais das Colunas

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Şehrin merkezi noktası ve görmeden gitmenizin imkansız olduğu Praça do Comercio’nun tam da nehre bakan kısmında bulunan Cais das Colunas’da bir süre vakit geçirme deneyiminden  mahrum kalmayın. Simit değil belki ama elinizde martılarla paylaşacağınız bir şey bulundurur ve biraz da şansınız yaver giderse İstanbul vapurlarında yaşayabileceğiniz deneyimin bir tık üstünü dahi burada yaşayabilirsiniz. Gün batımı vakti geldiğinde ise tamamen nehrin aktığı yöne doğru konsantre olmayı unutmayın. Güneş, sizin onu izlemenizi bekliyor.


5. Castelo de Sao Jorge

Şehri seyredebileceğiniz en güzel noktalardan biridir kale. Bir de bunu gün batımıyla birleştirirseniz eğer muhteşem bir deneyim yaşayacağınızdan eminim. Kale’ye girmek ücretli, 5 euro, ben paramı en iyi şekilde kullanmak istiyorum diyorsanız bundan iyi bir fırsatınız yok. Madem Lizbon’a gelip de kaleyi ziyaret etmeden geri dönmemeniz gerekiyor(!), kalenin içerisinde dolaşmaktan sıkılacağınıza manzaranın tadını en iyi şekilde çıkarabileceğiniz zamanı seçerek ziyaretinizi daha özel  bir hale getirin.


4. Miradouro  da Graça

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Şehir merkezinden Alfama’ya doğru nasıl giderim diye düşünüyorsanız bu yollardan biri Miradouro da Graça’dan geçiyor. Bir kesişme noktası olduğu için ve hemen kilisenin yanında etkinliklerin yapılmasına müsait bir alan sunduğundan şehrin manzarasının tadını çıkarmak için bir çok kişi tarafından ziyaret edilen başlıca noktalardan biri. Benim favorim olmaya çok yakın fakat bir ayrıntı işi bozuyor, sebebi Senhora de Monte’de.


3. Miradouro da Senhora de Monte

Eğer Alfama yakınlarında iseniz veya şehir merkezindeyim ama manzara sefası sürmek istiyorum yokuş çıkmayı göze alacak enerjiyi içimde hissediyorum diyorsanız Miradouro da Senhora de Monte sizin mekanınız. Genelde rotam şöyledir. Mutlaka Miradouro da Graça’ya uğrarım. Tatlımı ve kahvemi aldıktan sonra biraz yürüyerek Senhora de Monte’ye varırım. Birbirlerine çok yakınlar, birine sormanız yeterli veya google haritalar uygulamanızı kullanmaya devam edin. İstanbul’un aksine burada bayağı iş görüyor.

Gelelim şu soruya, Neden Graça değil de Senhora de Monte? Çünkü burada sokak müzisyenlerinin bulunma olasılığı çok daha yüksek ve en önemlisi her ne kadar birbirlerine benzeseler de Senhora de Monte daha yüksek bir yerde kaldığı ve manzaranın içine Graça’yı da dahil ettiği için daha güzel bir görüntü sunuyor. Yani şehrin bütün önemli noktalarını tek bir noktadan karşınıza alacağınız eşsiz bir yer burası.


2. Elevador de Santa Justa

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

Saydıklarım arasında ücretli olan iki yerden biri burası. Çok değil ama 2 euro falan, tabi TL olarak düşündüğünüzde asansörün tepesine çıkmak için 11 lira (muhtemelen bu miktar artmıştır) da verilir mi diye sorabilirsiniz, haklısınız hele ki öğrenciyseniz. Size tavsiyem bir anahtarlık veya mıknatıslı buzdolabı süsünü gözden çıkarın ve gönlünüz rahat bir şekilde burayı ziyaret edin  😉

Burada şehrin tam ortasında olduğunuzu hissediyorsunuz. Ayaklarınızın altında uzanan çatıların pembe bir ovayı andırdığını güneyde Tejo Nehri’ nin ve köprünün eşsiz manzarasını, doğuda ise ortaçağdan kalma ağaçların arasında usul usul saklanan kaleyi görüyor olacaksınız. Asansörün tepesinde kısıtlı vakit geçirebiliyorsunuz, yaklaşık 10 dakika diyebilirim. Ziyaret edeceğiniz zamanı bu vakte denk getirebilirseniz güzel bir deneyim yaşayacağınızdan eminim. Ziyaretiniz bu amaca ulaşmadı ve hala zamanınız varsa sizi Santa Catarina’ya alalım.


1. Miradouro de Santa Catarina

Lizbon: Kültür, Sanat, Tarih ve Mimari

1 numarada kaçınılmaz olarak Miradouro de Santa Catarina var. Yiğidi öldür hakkını yeme derler, en çok vakit geçirdiğim yer burasıdır çünkü. Net bir şekilde en güzel nehir manzarası burada. Belki şehri arkanıza alıyorsunuz ama nehir boyunca akıp giden bazen dev bazen minicik deniz taşıtlarını seyretmek ve köprü ile buluşan Cristo Rei manzarasının keyfini çıkartmak muhteşem. Hem ekstra bir çaba sarfetmeniz gerekmiyor ulaşım için, güzel havalarda çok canlı ve tüm gün vakit geçirmekten usanmayacağınız bir yer.  İçeceğinizi, çerezinizi alın, bir de üzerine oturabileceğiniz veya uzanabileceğiniz bir şey almayı unutmayın. İsterseniz hemen solundaki kioskta bir masada da oturabilirsiniz veya sağındaki üzeri açık restoranda, ama çimlerin üzerine oturup sokak müziğinin ve gün batımının keyfini arkadaşlarınızla veya hemen orada tanıştığınız insanlarla çıkarmanızı tavsiye ederim.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir