KÜFÜR BAĞIMLILIĞIMDAN KURTULMAM VE ÖFKE KONTROLÜ

 Ben, çocukluğunu yoğun baskı altında geçirmiş birisiyim.Özellikle annem tarafından gördüğüm baskının şiddeti çok yüksekti. Gerçekten ondan korkar ve çekiniridim. Lakin babam ile öyle bir durumum yoktu. Yanında rahat rahat birçok şey yapabilirdim. Terbiye konusuna çok takınmazdı. Annemin ise ince noktasıydı. Sürekli hikayeler, olaylar anlatır ve bizi etkilemeye çalışırdı. Ve başarırdı. Böylece her türlü kötü alışkanlıklardan korkardık. Annem başarılı mıydı ? Aslında belli bir döneme kadar ” evet ” ama sonrasında herşey tersine sardı. Kırılma noktam ise ” yatılı kuran kursuna gitmek” oldu. Hayatımda ilk kez birisine sövmüştüm. Orada herkes biribirine ağıza alınamayacak küfürleri edebiliyordu. Bende onlara katılmıştım. Ailemden uzak olmanın etkisi de bunda büyük bir rol almış olabilir. Çünkü baskıdan yeterince uzaklaşmıştım Mesela öğretmenler ile günün belirli bir zamanında derste olurduk. Geriye epeyce zamanımız olurdu ve kafamıza göre konuşurduk. Bize kızıp uyaracak kimse olmazdı. Sonuç olarak daha da özgür hissetmeye başlamıştım…

Sonrasında hayatımın ilerleyişi daha da olumsuza yeltendi. Özellikle ergenlik yıllarımın ilk döneminde, sürekli ve sürekli ilerleyen ağzı bozuk fesat karakterim, gerçekten benim için bir utanç kaynağı olmuştu. Aşırı muhafazakar geçirdiğim küçüklüğüme karşı kin kusar olmuştum. Bir şeyler yanlış gidiyordu. Yaptıklarım ile  çelişiyordum. Ve daha sonraları ise iyice saldım…

 Yani annem başarısız olmuştu.

Ama yine de günümüzde, korku ve tehdidi çözüm olarak görenlerin olması ve onların sorunlu çocuklar yetiştirmesi durumu, cehaletimizin büyüklüğünü gösteriyor. Cahil bir insan, bozuk karakterli bir insan, genel kültür seviyesi eksilerde olan bir insan, nasıl çocuğunu düzgün yetiştirsin ? Örnek olamaz ki…  Bana örnek olamadılar.(Babam konusuna değinmeyeceğim)  annemi her ne kadar sevsem de bana gerçek dışı hikayaler ve efsaneler anlatıp, gerçekmiş gibi dayattı. Ama kadının niyeti kötü değil, o kendisine göre iyilik yaptığını zannediyordu çünkü ona da bunlar dayatılmış bir şekilde büyüdü. Gerçeklerden uzaktı. Okuma öğrenmesine ve sonrasında bilimsel yazılar okumasına fırsat verilmemişti. Peki bu fırsatı vermeyenler kötü kişiler miydi ? Hayır onlar iyiliğini istiyordu ama bir sorun vardı. “Cehalet” 

Belki ona iyi örnek olamamışlardı. Ve o da bu yüzden bana iyi örnek olamadı. Ama ben uyanmayı başardım. Kendime ait bir hayat felsefem oldu. Özgür oldum ve aynı zamanda saygılı ve efendi bir kişiliğim de oldu. Gelişimim gitgide farklı seviyelere taşıdı beni. Sonuç olarak diyebilirim ki çok araştıran ve sorgulayan kişiliğimin bir ürünüydü bu durum.

Tabi bir süre sonra ve kişisel gelişimimin geldiği noktadan olsa gerek,

“Rahatsız olmaya başladım”

Belli bir yaşın etkisi midir bilmiyorum ama gerçekten ettiğim küfürler beni rahatsız etmeye başlamıştı. En ufak şeye küfür ederdim. Tabi annem bunun farkındaydı. Ve başlarda çok kızardı. Müdahale etse bile yetersizdi çünkü gittikçe büyüyordum. Küçük çocuk değildim…

Sonrasında ise bunu nasıl düzeltirim diye düşünürken birşey fark ettim. Ben herşeye öfkeleniyordum ve Sevdiklerimi kırabiliyordum. Sorunumun kaynağının bu olduğunu düşündüm ve hemen ardından  öfke kontrolü fikrini benimsedim. Tabi meditasyon tarzı birşeyler yapmadım. Direkt öfkelendiğim anı düşündüm. ” öfke sadece anlık bir duygu, ona niye boyun eğesin ki ” dedim. İnatçı ve egolu bir karakterin olduğum için karşımda ki insanla mücadele edeceğime beni etkisi altına alan duyguyla mücadele etmek istedim. Ve ne zaman öfkelenmeye başlasam bir şekilde o an durup sustum ve kendi kendime konuşmaya başladım içimden. Sürekli ” sakin ol, sen güçlü bir insansın ” gibi sözler söylüyordum.(hala söylüyorum)  Biraz tuhaftı aslında ama başarmıştım. Kötü sözler söylemiyor, küfür etmiyor ve kırıcı konuşmuyordum. Sevdiğim insanlarda durumun farkına varıyordu yavaş yavaş. Ve onlarla olan ilişkilerim daha da güçleniyordu. Öfke kontrolüm vardı artık. Üstelik sabrım da gelişmişti. 

Gereksiz ve zevk için ettiğim küfürler

Evet şimdi iğrenç tarafımdayız. Her ne kadar öfke kontrolümü sağlasam da sadece öfkelendiğimde küfür etmiyordum. Durduk yere de edebilirdim ve hatta Mutlu olduğumda da  edebilirdim. Ve ediyordum. Arkadaş ortamlarının etkisi çok büyüktü. Hatta o kadar ki ben daha  düzgün bir kişilik istediğimde bu onları rahatsız etmişti. Bir gün en iyi arkadaşım bana ” Niye kendini kasıyorsun benim yanımda?” diye sorduğunda ona dönüp, ” ben böyle birisiyim, yapım böyle. Eğer şikayet edeceksen benle takılma ” demiştim. Tabi en iyi arkadaşlar olduğumuz için anlayış gösterdi bana…

Tabi yine de bu süreçte zordu benim için, sonuçta bağımlı olduğunuz bir şeyden kurtulmaya çalışıyorsunuz ve bu her zaman zordur. Neyse ki idol olarak alabileceğim birçok insan vardı.  Gerçekten havalı,  Düzgün karakteri  ve üslubu olan bir öğretmene sahiptim. Hayatımda birçok konuda etkisi olduğunundan dolayı bu konuda da etkisi oldu. Ve motive oldum. Ve yine inatçı kişiliğim ve egomun da yardımıyla bu saçma sapan ergenlik alışkanlığını da atlatmış oldum…

Sonuç olarak tüm bunlardan kazandığım: 

* Sabır

* Mutluluk

* Disiplin 

Bu kazandıklarım pahabiçilemezdi. Ve bu kazanımlarım farkındalığım sayesinde verdiğim kararlar neticesinde oldu.Mantıken hayatınız için olumsuz şeylerden uzak durduğunuzda, olumlu şeylere yaklaşıyorsunuz. Yani ne kadar olumsuzluk çıkarsa o kadar olumlu olur…

yazar

Yazar: CANER

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum