Korsan Yemliha

Yemliha abi istanbul’a üniversite için gelmiş sonra bir daha da geri dönememiş. Ben yemliha abiyi her şeyden bir haber, beni Polenezköye götürmesini rica etmeleri üzerine tanıştım. Yolu muhabbet ederek geçtik, bir evin önünde durduk. Kalbimi aldılar çalkaladılar benim. O an anlamıştım. Geri dönsem yol yarıdan fazla, geri dönsem yazık olur, geri dönsem ziyan, geri dönsem hiç, geri dönsem piç, geri dönsem iş işten geçmiş. Dönemedim. Ya  da dönmedim. Yolum rakı masasına, eski arkadaşlara, balkona, yağmura, bana merakla bakan bir çift göze çıktı. İlk gördüğüm an anlamıştım “Ne olur bilmem ama mutlaka bir iz bırakacak. Ben de ömrümce rozet gibi yakamda taşıyacaktım.” evet tam olarak öyle oldu. Gittim, gördüm, sevdim, dinledim, güldüm, ağladım, anlattım, anladım, dinledi, dinlendim, yoruldum, ağladım, ağlattım, içim kağıt kesikleri ile doldu, üzüldüm. yürüdüm, çok yürüdüm. Gün bitti, acısı kaldı bende. Anlattığı konuya karşı içinin buz gibi oluşundan gözlerinin bile dolamaması benimse salya sümük oluşum bende kaldı. Tanımadığınız insanın karşısında nasıl da çırılçıplak kalabiliyorsunuz. Biz o gün hiç giyinmedik. Demiştim. Biz o günden sonra hiç soyunmamışız. Yazık oldu ve iyi mi oldu arasında volta atıyordum. İyi olmuş. Konu çok dağıldı yemliha abi demiştim,  sağlıkçı kendisi ama malum yasaklar sebebi ile ekstra korsan taksicilik yapıyor. Bir gün hastanenin önüne bir kızı bırakıp gidiyorlar, kız alkol komasında. Kimse ilgilenmemiş, bizim abi dışında. Daha sonra numara alma, sohbet muhabbet derken görüşmeye başlıyorlar, görüşmeler sıklaşınca bizimki Fenerbahçe maçına götürüyor kızı. Fenerbahçe maçı alırsa kıza sevdiğini söyleyecek ve fener maçı alıyor. Beş sene aynı evi ve hayatı paylaşıyorlar ve hiç kavga etmediklerini ekliyor. “Sonra bir gün “fındık kabuğu diyorsunuz ya heh, onu doldurmayacak cinsten bir mevzu sebebiyle gitti.” diyor, bizimkinin gözler dolmuş. Merakıma yenik düşüp “Abi o kızla mı evlisin?” sorusunun cevabı sağdan sola hızlıca çevrilen bir kafa oldu. Bir kere karşılaşmışlar yıllar sonra naber, nasılsın’lar havada uçuşmuş. Her sene bizimkinin doğum gününde uzun bir mesaj gelirmiş, her seferinde de fiks cevabı “Teşekkür ederim.” miş. Ah be Allah’ım keşke bazı kaderler iki insanın birbirinden uzak durması üzerine yazılmasaydı.

Nuri Bey Apartmanı
dik dur, su iç, gereksiz şeylere üzülme
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Önceki
Kitap-Oblomov
Sonraki
Yeni Türk Dizileri Şiddete Özendiriyor ?

Yeni Türk Dizileri Şiddete Özendiriyor ?

İlginizi Çekebilir

kooplog'da yeni misin?
  • Kişisel akışını oluştur
  • Favori yazarlarını takip et
  • Yazılarını binlerce okura ulaştır
  • Yarışmalara katıl, ödüller kazan
Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için kaydol!
kooplog'da yeni misin?
  • Kişisel akışını oluştur
  • Favori yazarlarını takip et
  • Yazılarını binlerce okura ulaştır
  • Yarışmalara katıl, ödüller kazan
Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için kaydol!
Aralık ayı blog yarışması başladı. Hemen yazmaya başla
10
gün
10
saat
10
dakika
10
saniye
Aralık ayı blog yarışması başladı
kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.