Korsan Yemliha

Yemliha abi istanbul’a üniversite için gelmiş sonra bir daha da geri dönememiş. Ben yemliha abiyi her şeyden bir haber, beni Polenezköye götürmesini rica etmeleri üzerine tanıştım. Tüm yolun canıma çıkacağını bilmiyordum. Yolu muhabbet ederek geçtik, bir evin önünde durduk bir baktım canım. Kalbimi aldılar çalkaladılar benim. O an anlamıştım. Geri dönsem yol yarıdan fazla, geri dönsem yazık olur, geri dönsem ziyan, geri dönsem hiç, geri dönsem piç, geri dönsem iş işten geçmiş. Dönemedim. Ya  da dönmedim. Yolum rakı masasına, eski arkadaşlara, balkona, yağmura, hayranlıkla bana bakan bir çift göze çıktı. Bu zamana kadar tükürdüğüm tüm yollardan özür diledim. O çalkantı ilk 2013 yılında olmuştu. Sekiz sene olmuş, yedi yıl sallandım. O zaman da anlamıştım “Ne olur bilmem ama mutlaka bir iz bırakacak. Ben de ömrümce rozet gibi yakamda taşıyacaktım.” evet tam olarak öyle oldu. Şimdi de böyle hissediyorum ne olur bilmem ama bir rozet daha kazandım gibi. Gittim, gördüm, sevdim, dinledim, güldüm, ağladım, anlattım, anladım, dinledi, dinlendim. Gün bitti, acısı kaldı bende. Anlattığı konuya karşı içinin buz gibi oluşundan gözlerinin bile dolamaması benimse salya sümük oluşum bende kaldı. Tanımadığınız insanın karşısında nasıl da çırılçıplak kalabiliyorsunuz. Biz o gün hiç giyinmedik.Biz o günden sonra hiç giyinmedik. Konu çok dağıldı yemliha abi demiştim,  sağlıkçı kendisi ama malum yasaklar sebebi ile ekstra korsan taksicilik yapıyor. Bir gün hastanenin önüne bir kızı bırakıp gidiyorlar, kız alkol komasında. Kimse ilgilenmemiş, bizim abi dışında. Daha sonra numara alma, sohbet muhabbet derken görüşmeye başlıyorlar, görüşmeler sıklaşınca bizimki Fenerbahçe maçına götürüyor kızı. Fenerbahçe maçı alırsa kıza sevdiğini söyleyecek ve fener maçı alıyor. Beş sene aynı evi ve hayatı paylaşıyorlar ve hiç kavga etmediklerini ekliyor. “Sonra bir gün “fındık kabuğu diyorsunuz ya heh, onu doldurmayacak cinsten bir mevzu sebebiyle gitti.” diyor, bizimkinin gözler dolmuş. Merakıma yenik düşüp “Abi o kızla mı evlisin?” sorusunun cevabı sağdan sola hızlıca çevrilen bir kafa oldu. Bir kere karşılaşmışlar yıllar sonra naber, nasılsın’lar havada uçuşmuş. Her sene bizimkinin doğum gününde uzun bir mesaj gelirmiş, her seferinde de fiks cevabı “Teşekkür ederim.” miş. Ah be Allah’ım keşke bazı kaderler iki insanın birbirinden uzak durması üzerine yazılmasaydı.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.