Kendini Araya Verme

Kendini Araya Verme

KENDİNİ ARAYA VERME!

Karantina nasıl gidiyor? Sadece yatıyorsun değil mi? Yiyorsun, içiyorsun ve elinde telefonla saatlerini harcıyorsun.

Başka ne yapıyorsun? Bir işçi değilsen dışarı sadece biraz daha yiyebilmek için çıkıyorsun. Market…

Daha başka neler var? Bir sürü film seyrettin, dolusuyla dizi bitirdin. Sabahlara kadar arkadaşlarınla mesajlaştın ve akşama kadar uyudun.

Günler geçiyor, sahi ne kadar oldu evlere kapanalı? Ben elli gündür evdeyim. Bunları biliyorum, bu yüzden yazıyorum. Yediğimiz abur cuburlarla beraber kendi sağlığımızı da yiyoruz, telefon ekranına saatlerce bakarken zamanımızdan çalıyoruz. Dizi repliklerini ezberlerken günlerimiz bitiyor. Ve biz kendimizi araya veriyoruz.

Aptal dizilerin psikolojik sıkıntıları olan veletlerini düşlerken kendimizi bozuk para gibi harcıyoruz. En kötüsü de ne biliyor musun? Bunun suçlusu bizden başkası değil!

Biz kendimizi sömüren acımasız bir sömürgeci olduk…

Günler geçiyor,

Bunları düşünürken saat 02:30’du.

Ben bunu yazarken saat 04:31..

Biz senelerimizi kaybettik, bunu yaparken de sosyal medyada nasıl boş oturduğumuzun goygoyunu yaptık. Kendimizle yine biz dalga geçtik! Bugün babamla konuştuğumda o bu yüzden senelerini değil, ömrünü kaybetmişti. Ve buna asla gülmüyordu.

Ve bir süre daha böyle yaşarsak, biz de ileride sadece pişman olup çocuklarımızın hayatını kurtarmak için onlarla saatlerce konuşacağız.

O belki uyanacak, belki o da birer biz olacak. Tıpkı ben uyanmazsam olacağım babam gibi…

Neden onunla pişmanlık kokan bir konuşma yapacağımıza, kendimizi geliştirirken deneyimlediğimiz süreçlerle akıl vermeyelim?

Ne kadar güçlü olabileceğini biliyor musun? Neler başarabileceğini test ettin mi hiç? Aslında pek de güçlü olmana gerek yok… Sabırla günde 10 kelime ezberlersen bir senede öğrenmek istediğin dilin 3650 kelimesini öğrenmiş olursun mesela. Kulağa güzel geliyor değil mi? Günde 5-6 dizi bölümü izlediğini var sayarsak bu hiçbir şey!

Şimdi dönüp kendine bak, sen kimsin? Bu hayata neden geldin? Bir amacın var mı? Kendine bir hedef koydun mu? Hayatını neden böylesine mahvettin?

Ve yeni bir rota çiz…

Çünkü zaman hızla geçiyor.

Ufak bir adım ile başla. Kendini yormadan yürü, inan bana başladıktan sonra koşmayı sen isteyeceksin. Başarmanın tadını bir kere aldıktan sonra, bir daha bırakmak istemezsin.

Şimdi ne diyorsun? Çocuğuna “Ben çok pişman oldum, senin de pişman olmanı istemem. “ diye akıl mı vereceksin, yoksa “Ben başardım, eğer istersen sen de başarabilirsin. “ diyen bir idol mü olacaksın?

Unutma, bu senin hayatın. Her şeyi düzeltmek de senin elinde, hayatını mahvetmek de…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

6 Yorum