Kayıp Kızın Günlüğü

Mental olarak yorgunum. Gerginim, huzursuzum, korkuyorum. Herkes, her şey üstüme geliyor. Sürekli baskı altındaymışım gibi geliyor. İnsanlar beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Yalnız olmak ne kadar hoşuma gitse de bir süre sonra kendi kendime ruhsal olarak zarar veriyorum. Ne hissediyorum bilmiyorum. Ne hissetmem gerektiğinden de şüpheliyim. Heyecan gibi bir duygu yok. Boş bir his var sadece. Yapmaktan hoşlandığım şeyler, alışkanlıklarım artık sıkıcı geliyor. Bir kişinin hiçbir şey yapmamak istemesi normal mi?

Dümdüz bir sakinlik istiyorum, zaman çok hızlı geçtiğinden neler yaşadığımı hatırlayamıyorum. Bildiğim tek şey sürekli koşuşturma halinde olduğum, bir şeyleri yetiştirme çabam ama yinede memnuniyetsizlik. Yaşadığım şeyler sadece bu üçünden ibaret gibi geliyor. Güzel anılar bunların arasında sıkışıyor ve kayıplara karışıyor. Kişi haz aldığı şeyleri devamlı yapmak ister. Bana da haz veren şeyler var, yani en azından vardı ama bitti sanki süreleri. Onlara karşı bile tahammülüm kalmadı. Kafam karışık ve çok dolu. Boşaltmaya çalışsam da olmuyor bazen. Enerjim de kalmadı. Birinin beni görüp bunu demesini beklemeyecek kadar da beklentim yok en yakınımdan bile. Hissettiğim ve kendimde gördüğüm hal bu. Bazen ben ne yaşıyorum, neredeyim bilmiyorum. Ormanda kaybolmuş biri gibiyim. İstediğim şey acı çekmeden sadece yok olmak. Tatsız ve ruhsuz bazı anlar, benim yaşadığım anlar. Fazla gereksiz şeyler var. İnsanların içinde bir yerlerde hep kötülük var. Yargılamaktan, küçük görmekten sıkılmıyor kimse, rahatsız dahi olmuyor. O kadar tatminsizler ki, en iyisini arıyorlar ama kendilerinin olduklarını düşündüklerinden asla en iyi bulunamıyor. Neden ayrım yapılıyor her şeyde? Neden eşitsizlik, güvensizlik, sevgisizlik gittikçe çoğalıyor? Bunları düşünmekten, insanların saçma davranışlarına şahit olup, düşüncesizliklerine katlanmaktan sıkıldım ve yoruldum. Çok garip geliyor her şey. Kendime psikolojik bozuntu teşhisleri koyuyorum. Gerçekten öyle miyim merak ediyorum. Nedenlerini düşününce çocukluğuma gidiyorum ama karanlık biliyorum. Öyle olmam normal diyorum. Cidden ne yaptığımın farkında değilim. Bildiğim tek şey kafamın çok karışık olması. Neden böyle bir yazı yazdım bende kendime inanamıyorum ama hiç kimse her zaman motive değil ve hiç kimse kendini sürekli iyi hissetmiyor. Aynı şeyleri hissedip, bunu bir yerlere okumayı umanlar vardı. Bu yazı onlar için. Yalnız olmadığınızı bilin. Evet bu bir süreç, bu duygu geçici olabilir. Bunu biliyorum. Sadece bugün bunu yazmam gerektiğini hissettim. Gerçek şeyleri okuyun ve görün istedim. 

Kendinize iyi bakın. 

02:30

yazar

Yazar: Azo

Okumak ve yazmak özgürleştirir.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum

  1. Eline sağlık. Ben de yakın zamanda bahsettiklerini yaşadım. Ve fark ettim ki aslında bu hissettiklerimi de hissetmem lazım. Sonra da kendimi hayatın akışına teslim etmeye karar verdim ama şunu bilerek: Bu anı bir daha yaşayamayacaksın kötü de olsa ve tadını çıkar. Bir de kendini merkeze alman da önemli. Başkalarının dediği çok da umrunda olmamalı.