in ,

Kancalı Düşman

Kancalı Düşman

Kancalı Düşman

Bizim yaşamamıza karşı çıktığı için virüsleri de düşman sayabiliriz. Onlar bizi öldürmeye çalışıyor biz de onları. Şimdiki en popüler düşmanımız ise Covid19. Düşmanı tanıyamazsak, onu anlayamazsak düzgünce savaşamayız değil mi? Boşuna mermi israf ederiz. Bu korona virüs de düşman olduğuna göre önce onu tanımalıyız.

Canlılığından Şüphe Edilen Protein Yığını

Yanlış duymadın sevgili okur. Virüsler canlı mı cansız mı kesinliği olan bir bilgi değil. Virüsler bakteriler gibi aktif olarak hareket edemezler. Havada asılı kalırlar ya da diğer yüzeylerde yapışıp kalırlar ve çoğalabilecekleri bir hücre beklerler. Peki madem hareketsizler bu hücrelere nasıl giriyorlar? Bunu anlamak için önce virüslerin yapısını bilmeliyiz. Çoğunun dışında proteinden oluşan bir kılıf ve bu kılıfın üzerinde bulunan tutunmaya yarayan kanca benzeri yapılar vardır. Bu kılıfın içinde ise DNA (deoksiribo nükleik asit) ya da RNA (ribo nükleik asit) denilen kalıtım materyali bulunur. Bunlardan ya sadece birisi ya da her ikisi birden bulunur. Virüsün içine girerek kendini çoğalttığı hücreye, canlıya konak denir. Diyelim ki virüs havada asılı halde ya da çalışma masanıza yapışık halde. Oraya da şu şekilde geldi. Hasta bir birey bulunduğunuz ortamda hapşurdu ve virüs ortama saçıldı. Kimi havada asılı kaldı kimi masaya yapıştı. Siz bu havayı soluduğunuzda ya da o masaya dokunup elinizi ağzınıza götürdüğünüzde virüsü vücudunuza aldınız demektir. İşte tam bu anda virüs kancalarına uygun bir hücre ile karşılaştığında kancaları o hücreye takılacak. İçindeki kalıtım materyalini hücre içine aktaracak. Hücre de bu materyale uygun hareket edip, virüs katılım materyalinden sentezleyecek ve sonra bu materyallerin etrafını proteinle kaplayacak. Hücre içinde biriken bu virüsler bir süre sonra hücrenin işleyişini bozacak ve hücreyi patlatarak çevre hücrelere yayılacak. Bu döngü bu şekilde devam edecek.

Korona Virüsün Doğumu ve Aşı

Korona virüs şimdiye kadar vardı zaten. Yarasa veya yılan gibi hayvanlarda bulunuyordu. İnsanı hasta etmiyordu. Peki ne oldu da küresel bir salgın başladı? Cevap çok basit: Mutasyon. Yukarıda bahsettiğim kancalar insana tutunamadığı için insanlar hasta olmuyordu. Virüs mutasyon geçirdi. Belki virüs taşıyan bir yarasada biriken radyasyon virüsü etkiledi belki de güneşten gelen ultraviyole ışınlar… Kim bilir? Sonuç olarak virüsün kancaları değişime uğradı ve insana tutunabilir bir hale geldi. İnsanlık olarak hiç karşılaşmadığımız için de tüm dünya hasta oldu. Antibiyotik işe yaramaz mı peki? Maalesef yaramaz. Çünkü adı üstünde, anti ve biyotik. Yani biyotiklere yani canlılara karşı. Virüsler de tam olarak canlı değil. Ne olacak peki hepimiz ölecek miyiz? Elbette hayır. Antiviral ilaçlar var ama koronaya etkili değiller. Şu an tek umudumuz aşı. Aşı da şu şekilde oluyor. Ya virüsün kılıfındaki proteinleri bulup onları vücudumuza veriyoruz ya da virüsü zararsız hale getirip direkt kendisini vücudumuza veriyoruz. Bu şekilde savunma sistemimiz düşmanını tanıyor ve kendisi geldiğinde silahı hazır halde bekliyor.

yazar

Yazar: bağımsız bağımlı

Monoton Bir Üniversite Öğrencisi
1800 metrede diş hekimi olmaya çalışıyorum

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.