KAN

Televizyonlarda, internette, dizilerde, kitaplarda, sinemalarda… her yerde kan var. Hep birilerine şiddet uygulanıyor. Gazlar, sular, silahlar, bıçaklar… Kadınlar ölüyor, gençler ölüyor. Birilerinin elleri ağızlarını bağlanıyor ve şiddet uygulanıyor. Nerde? Ekranlarda, filmlerde, kitaplarda…

Hayat zaten zor. Her gün canımızı sıkan bir sürü sorunla uğraşıyoruz. Kazançlar yetmiyor. İş yerimizde sorunlar oluyor. Aile içinde problemler yaşanıyor. Hepimizin zaten sıkıntıları varken bir de haberler, diziler, kitaplar, gazeteler, internet, oyunlar, sinemalarda kan ve öfkeyi görünce iyice patlama noktasına geliyoruz. İnsanlar ölüyorlar, öldürülüyorlar. Artık eceliyle ölene “ne mutlu” demeye başladık.

Doğa katlediliyor, hayvanlar acı çekiyor, işkence görüyor, öldürülüyor, yaşam alanları ellerinden alınıyor. Gelecek nesle lazım olacak tüm canlıları bizim nesil şimdiden yok etmeye çalışıyor. Nedir bu öfke? Neyin intikamını alıyoruz? Doğduğumuza mı pişmanız?

Nedir bu telaş? Sanat yok. Huzur yok. Doğa yok. Dinlenmek yok. Tatil yok. Keyif yok. Hayatımızda bize sağlık verecek hiçbir şey yok. Neyin telaşındayız? Neyin sıkıntısındayız? Niye güzel bir şeyler üretmiyoruz?

Teknoloji akrabalık, komşuluk bağlarını öldürdü. Arkadaşlık diye de bir şey kalmayacak bu gidişle. Her güzel şeyi tüketiyoruz. Nedir bu hız? İnsanlığı da öldürünce geriye ne kalacak? Savaşlar mı? Neden masumlar, suçsuzlar öldürülüyor ve öldürülmeleri için yöntemler gösteriliyor ekranlarda?

Zaten gerçek hayat acı, ölüm, cinayet, kaza, öfkeli insanlar yüzünden işlenmiş cinayetlerle, olaylarla dolu. İhmalkarlıklar, kara cahil düşünceler, intikam hissi derken hepimiz potansiyel birer katil olduk. Nerede kaldı aşk ve aile filmleri? Hasret değil misiniz gülmeye,  romantizme, iyimserliğe, yardımseverliğe? Gülmek, mutlu olmak, rahat etmek, gerilen sinirlerinizi yatıştırmak istemiyor musunuz artık?

Ekranlardaki birbirine benzer saldırgan dizi ve filmleri eleştirmiştim daha önceleri. İnsan ilişkilerini de kaleme aldım çeşitli yazılarımda. Hepsini son kitabım AYNA’da topladım ama AYNA bile sizlerle yüzleşemiyor! (kitapçılarda bulunmadığı için) İyilik yaptığınız ve işlerini kolaylaştırdığınız insanlar size iftira atıp, hemen düşmanınız olabiliyor. İyi insan olmanızın faturası çirkin yalanlarla size yükleniyor. Bu nasıl bir hayat? Nasıl bir dünya? Neden günahtan, kanundan, vicdan azabından korkmuyoruz? Ne oldu bize?

Anne- baba adayları! Çocuksuz evli çiftler! Sizlere soruyorum. Hayatınızdan memnun musunuz? Her şey çok mu güzel? O zaman doğurun. Ama bu çirkin dünyanın karanlık sorunları ile yeni bir insanı, yeni bir canı da uğraştırmayın. Yazık. Kim bilir onun ölümü hangi kazanın, hangi öfkenin, hangi cinayetin sonunda olacak? Artık normalde vakti geldiği için ölenler kalmadı da. Güzel olan her şeyi öldürdük. Yeni nesle güzel bir şey bırakmadık. Lütfen biraz daha sakin ve duyarlı olalım. Hangisinden korkuyorsanız onu düşünün lütfen. Kanun. Allah. Kur’an, Vicdan, cehennem…. Her ne ise… Lütfen iyi olun. İyi bir insan olun. (AYNA’da dediğim gibi)  “İyiyim” diyorsunuz ama…Lütfen gerçekten iyi olun!

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.