İspanya’nın Ankarası: Madrid Seyahat Rehberi

İspanya’nın Ankarası: Madrid Seyahat Rehberi

Herkese Merhaba!

Bugün sizlere Madrid’e yapmış olduğum 2 gece 3 günlük kısa seyahatimden bahsetmek istiyorum.Yine fırsat bu fırsat Alicante’den yaklaşık 5 saatlik bir otobüs yolculuğu ile Madrid’e vardım. Bu kez biraz aptallık ettim kabul ediyorum çünkü tren biletini alma işini son güne bıraktım ve fiyatlar aldı başını gitti… Ben de bunun cezasını otobüsle o kadar yolu çekerek ödemiş oldum…

Alicante-Madrid / Madrid-Alicante Tren Bileti Toplam Fiyatı yaklaşık 70 Euro.

Madrid’de Estacion de Sur Otogarına yanaşan otobüsümden indikten sonra yaklaşık 20 dk kadar yürüdüm ki salaklığıma doymayın, metro varmış! Madrid yılın bu zamanı inanılmaz sıcak oluyor anladığım kadarıyla, i-na-nıl-maz! Sokakta o kadar kalabalığın içinde bir de sıcak hava yürümeyi neredeyse imkansız hale getiriyor. Ben de 2 gece kalacak olmanın verdiği rahatlıkla ilk günümü sadece biraz etrafı keşfederek ve plan yaparak geçirdim, ayrıca resepsiyondan temin ettiğim harita üzerinde yine işaretlemeler yaparak işi sağlama aldım.

Madrid’de Birinci gün

İlk geceyi otelimde geçirdikten sonra sabah ilk iş kahvaltımı yaptım ve soluğu Prado Müzesinde aldım. Uzuuuuunnnca bir kuyruk beni korkutsa da adamlar çalışıyor arkadaş, 10 dk bekledim beklemedim hop içerdeyim. Bilet 16 euro ve harhangi bir indirim yok sanırım. Yine Oceonografic gibi bir arkadaşınızla gittiğiniz takdirde bütün gününüzü orada geçirebilirsiniz ve son kuruşuna kadar değer… Üstüne bir de benim gibi ilgi duyuyorsanız böyle şeylere tadından yenmez 🙂 Burada Goya, Rubens, Rembrandt gibi büyük ustaların eserlerini birinci gözden görmeye inanın paha biçilemez. Buradan sonra Madrid’de bir de şu müzeye gidin diyemeyeceğim, zaten adet yerini bulsun diye olup olmadık bir çok yeri gezip göreceksiniz…

Madrid’de İkinci gün

İkinci gün tek planım Santiago Bernabeu’yu ziyaret etmekti. Bir gün önceden telefonuma indirdiğim PassWallet uygulaması ile tur biletimi 19 Euro’ya satın aldım ve girişte sıra beklemeden barkodu okutarak tura başladım. Stada varış metro ile oldukça kolay. Konumunuza göre aktarma yapma durumunuz olabilir ama nerede olursanız olun mutlaka kolay bir yolunu bulacaksınız… Madrid’de tam 10 farklı Metro hattı var.

Turları bir gün önceden kontrol etmeniz şiddetle önerilir. Bazı günler iptal oluyor, eksik oluyor vs mağduriyet yaşamayın. Benim ziyaretimde soyunma odaları ve yedek kulübelerine erişim yoktu, birtakım tadilatlar söz konusuydu sanırım.

Buradaki turumu da tamamladıktan sonra otelimin yakınlarında güzel bir restoranda akşam yemeğimi yedim ve seyahatimi noktaladım.

Ertesi sabah bu sefer yemezler! diyerek Metroya bindim ve otogarın yolunu tuttum. Otobüsüme 2 saat olması çok hoş olmasa da otogarın hemen karşısında bulunan Burger King ücretsiz wifi ve tuvalet hizmetiyle imdadıma yetişti.

Her zamanki gibi sizi boş detaylarla sıkmak istemiyorum, ve gideceğiniz göreceğiniz yerlerde yaşayacağınız ‘ilk’ duygusunu baltalamak niyetinde de hiç değilim.

Gelecek dönemlerde bir Madrid planınız olursa da mail ile irtibata geçmekten sakın çekinmeyin, biz daima burada olacağız…


Bu İçeriği Okuduğunuz için Önerdiğimiz İçerikler:

İlginizi Çekebilecek Faydalı Bağlantılar:


yazar

Yazar: Kaan Olcay

kooplog.com kurucu ortağı, dijital dünyada bir iş insanı, yarı zamanlı girişimci.

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.