İNANÇ VE GÜÇ

İnanç, insanın bir şeyi zihninde kanıtlı veya kanıtsız olarak kabul etmesidir. İnsan doğası gereği bir şeylere inanmak zorundadır. Hayatı boyunca en sevdiği yemekten siyasi görüşüne kadar bu şekildedir. Farkında olarak ya da farkında olmadan daha birçok şeye inanır. Her inancın bir bahanesi vardır. İnsanlar kafalarında çözümleyerek inançlarına neden oluştururlar.

İnsan aslında gücünü birçok yerden alır. Ama genel olarak yol inanmaktan geçer. İnandığı durum onu aşağı çekiyor olabilir. Ya da sayesinde başarılı adımlar atabilir. İnancını lehine çevirdiği zaman ister istemez güçlenir. Çünkü kendine güvenen bir hale gelir. Bu da başarı yolunu açar. Lehine çevirebildiği gibi aleyhine de çevirebilir. Yani aslında bir yön değişimi vardır. İnançla güçlü olunabilir. Aynı şekilde güçsüz duruma da geçilebilir. Peki başarı ve güç bu kadar kolayken neden her zaman olmaz? İnanmak zor mudur?

İnanmak zor değildir belki ama inançları yönetmek zorlar insanı. Çünkü değiştirmek kişinin zihninde gerçekleşir. Yani soyuttur. Kişi değiştirmek istemediği sürece değişmez. İstemesi içinde fark etmesi önemlidir. Ne yazık ki kişi genelde inancını değiştirmek istemez. Hatta değiştirmemek için yüzlerce sebep sıralayabilir. Aslında küçük bir değişiklik başarıyı belki de getirecektir. İşte o arada ince bir çizgi vardır. Fakat kişi bunu görmekte zorlanır.  Bu yüzden inanç sistemi güçlüdür. Fakat ince çizgi aşılabilir. Eğer çizgi aşılırsa insan güçlü hale gelir. Önemli olan başarıya gidecek doğru inançları bulma ve bizi aşağı çeken inançlardan kurtulmaktır.

İnanmak ve insan doğru şekilde birleşince birçok sorun hallolur. Hatta sorunlar giderken başarıda gelir. Bu güç çok fazla alanda etkiler. Mesela bir insan kilo veremeyeceğine odaklanıp inanmışsa veremez. Çünkü inanmayan biri sağlıklı beslenemez. Beslense de düzenli olmaz. Ya da egzersiz yapmaz. İçinden gelmez bunlar. Çünkü inancı yok. Ama eğer bunu başarabileceğine en içten inanıyorsa o iş çoktan hallolmuştur bile. Bir sporcu rekor denemeleri yaparken kendine inanmalıdır. Kendine inanmazsa gücü azalacaktır. Başarı ihtimali çok düşüktür. Ama inanırsa umut çoktur. İnanmanın gücü kaçınılmazdır. En önemlisi başta kendine inanmayı başarmaktır. Kendine inandığı takdirde inançlarını yönetmesi daha kolay bir hal alır. Kendine inanmayan kişiye çevresi de inanmaz. Bu kadar çok inançsızlık içerisinde başarının mümkün olması kolay değildir. Başarılı insanların hiçbiri inanmadan elde etmemiştir başarılarını. İnanmayan bir bilim adamı düşünün. Kendine inanmayan birinin telefonu icat etmesi mümkün müdür? Aslında kişi hayatını zihnindeki inançlarıyla şekillendirir. Başarılar, başarısızlıklar, sevinçler, üzüntüler gibi birçok şey insanın inancıyla şekil alır. Yani herkesin hayatının ayrıntıları elindedir.

Sadece inanmanın gücünü insana vermek dünyayı değiştirebilir. Onu kullanmayı öğretmek büyük servettir. Başarısızlık kuyusundan çeker alır. Tam tersine yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış olana inanmak aşağı çekme gücüne sahiptir. Doğru; olaya, kişiye, zamana ya da duyguya göre bile değişir. Görüldüğü gibi bu da insanın elindedir.

Doğru yerde doğru zamanda doğru inan, güç seninle olsun.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.