Yarım bırakıp da okumak için geri dönmediğim kitaplar, yazmak için dokunmadığım sayfalar, kullanmam gereken ilaçlarım ve eksik kullandığım ilaçlarım. Hepsi benden yavaş yavaş alır da götürür, sonra ansızın yeniden getirir de eski haline döndürür. Bir döngü gibi devam eder durur bu. Gelir ve geçer. Hayattaki diğer pek çok şey gibi;gelir ve geçer. Gelecek ve geçecek. Yitirdiğine üzülme boşuna, yeniden avuçlarında bulacaksın kaybettiğini. Uzun bir zamandan sonra ilk kez ama ilk kez o karanlık ve sonu bilinmez tünelin sonunda ufacık da olsa içeriye sızan bir ışık görüyorum. Parlak, aydınlık bir güneş ışığı. Gün ışığı. Zihinsel çırpınışlarla geçen bir süreden sonra ilk kez durulduğunu hissediyorum dalgaların ve ilk kez fırtınalardan sağlam çıktı benim kayığım. İlk kez. Artık arkamdaki karanlığa bakmak istemiyorum. Ne kadar acı dolu olduğuna,ne kadar sevilmemezlikle ve hayalkırıklıklarıyla kuşatıldığına bakmak istemiyorum. Görmek istemiyorum geçmişi, bilmek istemiyorum. Kararımı verdim, o ışığın ardından koşacağım. Işığa koşacağım.Işıkla koşacağım. Önündeki irili ufaklı yolu tıkayan kayaları aşacağım ve aydınlatmasına izin vereceğim benimle koşan karanlığı. İlk kez ya, ilk kez. İlk kez sonunda ‘ben de’ görüyorum o ışığı, nasıl bırakayım? Nasıl gitmeyeyim peşinden bunca zamandır körken?
ilk kez bir ışık görüyorum.
Subscribe
Giriş Yap
Yorum yapmak için giriş yapmalısın
0 Yorum
