Hissizleşmek ve Depresyon

Hissizleşmenin farkına, hayatına giren biri ya da yaşadığın ağır bir olay sayesinde varıldığına inanıyorum. Olanlardan ders çıkarmak gibi bir şeydir bu. Büyüdükçe, yaşadıkça ve gördükçe hissizleşir insan. Hissizleşmenin ilk aşaması, kontrol edilemeyen duygu patlamalarıdır. İlk zamanlarda ani duygu değişimleri yaşarsın. Aklına; yaşadığın zor şey, ya da seni üzen/kızdıran kişi gelir. Ya hüngür hüngür ağlarsın, ya sinir krizleriyle etrafa saldırırsın, ya da olması gerektiğinden fazla gülersin. Bu bir süre devam eder. Çok uzun bir süre… Yavaş yavaş seni bu hale sokan şeye/kişiye alışırsın. Buna alışmaya başlamak çok kötüdür. Çünkü asıl sıkıntı o zaman başlar.

Yavaş yavaş duygularını kaybedersin. İnsanlarla iletişimin azalır, iyice içine kapanırsın. Kalbindeki o derin yaranın acısı seni verimsizleştirir. Stresini ve üzüntünü azaltmak için yaptığın hobilerini bile yapamazsın. Ayaklanmak, hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmek istersin. Bunu başarsan bile, çok kısa bir süre sonra yine çökersin. Yaptığın işten, çalıştığın dersten, yediğin yemekten verim ve zevk alamazsın. Kalbin sızlıyordur…

En zoru ise, bunu çevrendeki insanlardan saklamaktır. Hele güven sorunların da varsa, artık yapabileceğin tek şey bu acıyı içinde yaşamaktır. Bu seni depresyona sokar. İçin içini yer. Kendinden nefret edersin. Bedeninden, kişiliğinden, hayatından nefret edersin. Geçmişte yaşadığın şeyler, yaptığın hatalar ve beceremediğin işler de tetikler bu nefreti. Hislerin kaybolur. Bu duygulardan kurtulamayacağını düşünür, umutsuzluğa kapılırsın.

Peki tüm bunların sonunda ne olur? Ya yaşadığın tüm bu şeylerden bir ders çıkarıp hayatına daha güçlü bir kişilikle devam edersin, ya da kendi mezarını kendin açıp, bu umutsuzluğun ve kederin içinde ölümü beklersin. İşte bu yüzden yaşadıkça ve gördükçe olgunlaşır insan. İstesen de istemesen de olgunlaşmalısın, yoksa bu dünyada hayatta bile kalamazsın. Hayatında kötü şeyler olduğu gibi iyi şeyler de olacak. Unutma, bu hayat sana lütfedilen en güzel şey. Ne olursa olsun ayakta durmalısın.

okur

Yazar: bella

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.