Güneşli günler görmek umuduyla

Bir süredir bir şeyler yazamadığımı fark ettim. Galiba içerisinde bulunduğumuz durumdan kaynaklı olsa gerek. Ne de çok şey değişti hayatımız da alt üst olan planlar, programlar ve daha niceleri…. Aslında bu süreç içerisinde kendimi yeniden keşfe çıktım. Ve anladım ki.  Ne çok kıymetini bilmediğimiz nimetler varmış elimizde. Ne çok harcamışız, ne çok yıpratmışız hem kendimiz hem cevremizi koca hiçler uğruna. Sevmeyi ve sevilmeyi ne çok bilememişiz. Sevdiklerimizi  yan yanayken kırarken, tanımadığımız insanlara karşı önyarğı beslerken ne bilinçsizmişiz. Kendi iç dünyamıza dönüp sorgulamak için ne çok geç kalmışız. Bir dakika somramızın garantisi olmadığından nasıl da uzaklaşmışız… Kendimizi gerçek anlamda tanımanın, şükür etmenin, hamd etmenin huzurunu ne çok anlamayarak yaşamışız. Birbimizden  aynı değil aslında birlikte, anlayış ve saygı çerçevesinde yaşamayı ne çok unutmuşuz. Farketmeden tüm kötülükleri  tüketip ne çok iyiliklere açmışız meğer sabretmeye, dayanmaya, anlamaya ne çok uzakmışız. Bizi birbirimize yakınlaştıran süreçler, hayatlarımıza gölge gibi düşse de, aslında güneş gibi doğacak güzelliklerin kapısıymış meğe zor olan her şeyi tüm iliklerimizde hissediğimiz şu süreçte, tek veya bir bütünken  bile ne kadar  kıymetli olduğumuzu idrak ediyoruz değil mi? Düşünmek, dinlenmek ve dinlemek en faydalı ilaçmış kalplerimize. Renkli, güneşli ve mutlu günlerin kapısı olsun bu karanlık günler çünkü inanıyoruz ki ” mutlaka her zorlukla beraber bir kolaylık vardır”

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.